20 Ocak 2023 Cuma

HAYAT DEDİĞİN NEDİR Kİ!

Hayat dediğin nedir ki?

Hayat dediğin; ervah-ı ezelden başlar, esasına bakarsan.

Yaradan kendi ruhundan birer parça üfler insanoğluna,

İnsanoğluna yaratılanların en şereflisi olma payesini bağışlar

Gel gör ki insanoğlu ne zaman yasak meyveyi yer,

İşte o zaman dünyaya düşer. 

Demek ki insanoğlunun bir imtihandan geçmesi lazım gelmiştir.

İmtihanını tamamlayan insanoğlu, berzah alemine göç eder. 

Ta ki Ahiret suali başlayana kadar...

Ahiret hesabı görülür,

Herkes gideceği yere göre ayrılır. 

Gidenler, gidecekleri yere gönderilir. 

İşte bundan sonra başlar dar-ül beka dedikleri esas hayat.

Koskoca insanlık aleminin başından sonuna özeti budur işte. 

Ervah-ı ezelden gelip dar-ül bekaya giden insanoğlu!

Hiç düşündün mü ne kadar da kısa bir dünya hayatın var.

İmtihan dedikleri bir hayat.

Ama ona rağmen gene de insanın insana zulmü bitmiyor. 

İnsanoğlunun gözündeki perde her nedense kalkmak bilmiyor.

Bu da imtihanın cilvesi olsa gerektir.

Hayat dediğin nedir ki insanoğlu?

Dünyada biriktirdiğin malın/mülkün mü?

Kazandığın diplomalar, payeler mi?

Sahibi olduğunu zannettiğin koca koca topraklar/araziler mi?

Hepsi mi ya da hiçbiri mi?

Hangisi senin gözünü doyurur insanoğlu?

Tolstoy'un dediği üzere "İnsan ne ile yaşar ki?"

Günler gelip geçiyor hızlıca

Bundan da mı ibret almıyorsun?

Bir bakıyorsun sabah olmuş, bir de bakmışsın akşam

Bu da mı sende birşeyleri uyandırmıyor?

Hayat dediğin şeyin en basiti bir ezanla başlayıp bir sela ile bitmiyor mu?

O zaman neyin derdindesin ey insanoğlu?

Hepi topu hayat dediğin nedir ki!!!

9 Ocak 2023 Pazartesi

BİR İTİRAF

Sanki bir rüya.

Ne zaman başladı, bilinmez.

Ne zaman uyanırım?

O da meçhul.

Bir garip diyarda, kör yürüyüşü yapıyorum sanki.


İşin en kötü olan yanı ise, kimsenin seni anlayamayacağını bilmek galiba...

3 Ocak 2023 Salı

MAYSA VE BULUT (İLK BÖLÜM)

biliyo musun?

dedem bizim de kırlangıçlara benzediğimizi söyledi.

vedalaşmak demek bir daha,

görüşme umudu olmamak demekmiş..

ama biz gene geleceğiz ki..


ben büyüyünce en uzak yerlere göçücem...




Göç başlamak üzeredir. Herkes hazırlıklara devam ediyor. Maysa bir otağdan koşarak uzaklaşır.

Dede : Maysa ah bu kız

Maysa : Sen gelme duman. Maysa koşarken Bulut'a çarpınca; Acelem var Bulut der ve koşmaya devam eder.. 

Nine : Perçem, kızım su bakracını yükledin mi eşeğe? 

Anne : Yükledim, yükledim ana

Baba : Maysa nereye kaçtı yine?

Anne : Kim gidecek şimdi onu aramaya, ah bu çocuk

Dede : Korkmayın, ben onun nerede olduğunu biliyorum

Maysa ağacın gövdesine atkısını sarar ve bahar gelene kadar bu seni ısıtır. Bunu bana nenem örmüştü almam deme sakın. Nenem bana gene örer. Kırlangıçlar nerede? Benimle vedalaşmadan mı gittiler? Ama neden? Biliyor musun dedem bizim de kırlangıçlara benzediğimizi söyledi. Vedalaşmak demek bir daha görüşme umudu olmamak demekmiş. Ama biz gene geleceğiz ki. Kınalı sen ne zaman geldin? Ah seni haylaz kaybolacaksın. Yaprakların açar açmaz burada olacağız. Söz, kırlangıçlar ile birlikte...