11 Mayıs 2015 Pazartesi

BİR ÇAY HİKAYESİ


Ayrılmak üzere olan bir çiftin sonbaharın tüm griligini gösterdiği bir günde, yapraklarla kaplı bir cay bahçesinde içtikleri son cay masadadir.
Erkek masadan kalkmış, kapıya doğru ilerlemektedir
Kadın hala masada.
Ellerini bacaklarının üstünde birleştirmiş, usurcesine.
Başı önde, saçları yüzünü kapatmış.
Masada birisi bos, diğeri yarim iki cay bardağı.
Hafif hafif yağmur atistirmaya  baslar.
Cay bardaklarindan süzülen bugularin  yağmurla savaşı başlamıştır.
Yağan yagmurmudur yoksa huzunmu kimbilir.
İste böyledir cay.
Bazen mutluluğu haber verir, bazen mutsuz sonları.
Bazen de yeni başlangıçları...
Tanışırken de bir cay icelimmi dersin, ayrılırken de...
Düğünde de cay içilir, cenaze evinde de...