18 Eylül 2007 Salı

HOŞGELDİN RAMAZAN...
















Ve on bir ayın sultanı artık yeniden aramızda.
Hoşgeldin ya ey şehr-i Ramazan. Hiç gitme aramızdan ey Ramazan. Sen geldiğinde güzel yurdumun insanları bambaşka oluyor.
Sen geldiğinde sebze meyve fiyatları tırmanıyor.
Sen geldiğinde herbirşeyin fiyatı ikiye bazen üçe katlanıyor.
Sen geldiğinde camiler doluyor. Eller Semaya uzanıyor.
Sen geldiğinde gönüller yumuşuyor. İnsanlar "insan" olduklarını hatırlıyor.
Sen geldiğinde günahlara mağfiret oluyor. Sevaplar katlanıyor.
Sen geldiğinde gönüllerdeki iman ateşi yeniden tutuşup coşuyor.
Sen geldiğinde yoksullara yardım eli daha bir gönülden uzanıyor.
Sen geldiğinde açlar doyuyor, Garipler nefes alıyor.
Sen geldiğinde dünya bir başka, memleketim bambaşka oluyor.
Oysa sen gittiğinde sanki büyü bozuluyor. Herkes bambaşka bir rüyadan uyanmış gibi davranıyor.
Saat 12de sihirin bozulupta at arabasının balkabağına dönmesi gibi...
Ne olur Hiç gitme Ey Ramazan!
Ne memleketimden , ne yüreğimden...

31 Ağustos 2007 Cuma

CUMHURBAŞKANI





















Aslında siyaseti pek sevdiğim söylenemez ama son günlerdeki siyasal gelişmelere ne kadar da olsa kayıtsız kalamıyorum. Eski Dışişleri Bakanı , Yeni Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül beyefendiden bahsediyorum. Umarım ülkemiz için hayırlı olur. Ve artık dileğimiz istikrarlı ve mutlu bir ülke olma yolunda ilerlemek yönünde olacaktır...

BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...

Eskiden yani biz çocukken herşey ya çok güzeldi yada bu durum bana zihnimin bir kandırmacası olarak aksediyor. Eskiden , hani biz çocukken, yani minicikken, yani minicik beynimiz sadece güzel düşüncelerle yoğrulmuşken, yani kötülükleri henüz bilmezken ; dünya nasıl da güzeldi. Ya şimdi?!.....



(İlerleyen günlerde bu muhabbete döneceğim. Uzun uzadıya sürsede asla bitmeyecek bir sohbet çünkü , kanımca...)