an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür
şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür
an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür
son umut kırılmıştır
kaf dağı’nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
attilâ ilhan ölür
ATTİLA İLHAN
"YÜKSEK VE SARP BİR KAYALIKTA, ANCAK İKİ AYAĞIMIN SIĞABİLECEĞİ, DAR BİR ÇIKINTIDA, DÖRT BİR YANIM UÇURUMLAR, OKYANUSLAR, SONSUZ BİR GECE, SONSUZ BİR YALNIZLIK VE HİÇ BİTMEYECEK BİR FIRTINAYLA SARILMIŞ DURUMDA YAŞAMAK ZORUNDA OLSAM VE BÜTÜN ÖMRÜMCE, BİN YIL BOYUNCA, HATTA SONSUZA KADAR O BİR KARIŞ TOPRAKTA DURMAM DA GEREKSE O ŞEKİLDE YAŞAMAK, ŞU ANDA BİR YARIM SAAT İÇİNDE ÖLECEK OLMAKTAN ÇOK DAHA İYİDİR. YETERKİ YAŞASINDI, SIRF YAŞASIN! NASIL OLURSA OLSUN, AMA YETERKİ YAŞASIN!"
3 Aralık 2011 Cumartesi
NEDİR AŞK?
Aşk, o tırmandığın elma ağacındaki uzanamadığın, dalın en ucundaki elmadır. o en kırmızı elma...
Aşk, buz gibi soğukta zifiri karanlıkta bir parça sıcaklık bir parça ışıktır...
Aşk, köpekler gibi susadığın zaman gözünü kapayıp hayal ettiğin o bir bardak soğuk suda gizlidir...
Aşk, ağladığında yüreğini inceden yakan o minnacık sızıdır aslında.
Aşk, yalın ayak çıplak soğuk kaldırımlarda yürürken ayağından saplanan o bıaçk gibi soğuktur birazcıkta...
Aşk, bir babanın akşama kadar durup dinlenmeden evlatları için ekmek parası uğruna çırpınmasıdır biraz da...
Aşk, aşk ile yapılan herşeydedir aslında.
Uzaklarda değildir aşk, taa içimizden bir yanda aşk...
Aşk, buz gibi soğukta zifiri karanlıkta bir parça sıcaklık bir parça ışıktır...
Aşk, köpekler gibi susadığın zaman gözünü kapayıp hayal ettiğin o bir bardak soğuk suda gizlidir...
Aşk, ağladığında yüreğini inceden yakan o minnacık sızıdır aslında.
Aşk, yalın ayak çıplak soğuk kaldırımlarda yürürken ayağından saplanan o bıaçk gibi soğuktur birazcıkta...
Aşk, bir babanın akşama kadar durup dinlenmeden evlatları için ekmek parası uğruna çırpınmasıdır biraz da...
Aşk, aşk ile yapılan herşeydedir aslında.
Uzaklarda değildir aşk, taa içimizden bir yanda aşk...
1 Aralık 2011 Perşembe
WEEPING MEADOW (AĞLAYAN ÇAYIR)

Ünlü Yunanlı yönetmen Theo Angelopoulos' a ait bir görsel şölen olan Ağlayan Çayır filmine ait filmin içerisinden, kendi oyuncularından bir yorum. Ölmeden önce izlenmesi gereken filmler arasında ilk yirmi arasında olan ve müziklerini yine efsane sanatçı, hüznün kraliçesi Eleni Karaindrou'nun yaptığı film.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)