3 Ekim 2007 Çarşamba

................-IV

Söz gümüşse sükut altındır derler.
Artık gönül susmak istiyor bir ömür boyu. Sessiz çığlıklarım oldu hayata karşı. İçten içe hep bağırdım. Asla duyulmadı sesim derinliklerde, derinlerde gömülü kaldı çığlığım...
Artık bağırmak da istemiyorum. Can yakıcı olmak da istemiyorum. Yeterki üzülmesin sevdeiklerim, benim yüzümden...
Yeterki can acıtmayayım artık. Yüzüme karşı silah sıkanlara bile gül atabileyim...
Ama herşeyden önce Ey Yüce Allahım; en sevdiğimi artık üzmeyeyim. Ne olur...
Ne olur...

PİŞMANLIKLAR-III

Artık pişmanlığa dair yazı yazmak istemiyorum. Amma velakin gel görki pişmanlıklar bırakmıyor yakamı. En sevdiğimin canını acıtmaktan geri kalmıyorum.
Hemde ne acıtmak...
Yerin dibine batsaydım da keşke o anları yaşamasaydık...
Üzerimden kamyonlar geçseydi, etlerim lime lime dağılsaydı yeryüzüne de keşke o anları yaşamasaydık...
Keşkelerim çoğaldı ama ne fayda...
Akılsız kafa başa belaymış...
Yaşamak bile istemiyorum...
Sevdiğimin daha iyi olacağından emin olabilseydim bir saniye düşünmez keserdim kendimi , kendime hiç acımadan...
YaRabbim beni bildiğin gibi yap.
YaRabbim beni böcek gibi ez nurunla.
Yüce Allah beni bildiği gibi yapsın.
Amin...

18 Eylül 2007 Salı

HOŞGELDİN RAMAZAN...
















Ve on bir ayın sultanı artık yeniden aramızda.
Hoşgeldin ya ey şehr-i Ramazan. Hiç gitme aramızdan ey Ramazan. Sen geldiğinde güzel yurdumun insanları bambaşka oluyor.
Sen geldiğinde sebze meyve fiyatları tırmanıyor.
Sen geldiğinde herbirşeyin fiyatı ikiye bazen üçe katlanıyor.
Sen geldiğinde camiler doluyor. Eller Semaya uzanıyor.
Sen geldiğinde gönüller yumuşuyor. İnsanlar "insan" olduklarını hatırlıyor.
Sen geldiğinde günahlara mağfiret oluyor. Sevaplar katlanıyor.
Sen geldiğinde gönüllerdeki iman ateşi yeniden tutuşup coşuyor.
Sen geldiğinde yoksullara yardım eli daha bir gönülden uzanıyor.
Sen geldiğinde açlar doyuyor, Garipler nefes alıyor.
Sen geldiğinde dünya bir başka, memleketim bambaşka oluyor.
Oysa sen gittiğinde sanki büyü bozuluyor. Herkes bambaşka bir rüyadan uyanmış gibi davranıyor.
Saat 12de sihirin bozulupta at arabasının balkabağına dönmesi gibi...
Ne olur Hiç gitme Ey Ramazan!
Ne memleketimden , ne yüreğimden...