<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725</id><updated>2012-01-01T16:38:24.449+02:00</updated><category term='AŞKA DAİR'/><category term='HAYATA DAİR'/><category term='TARİHTEN YAPRAK'/><category term='ALLAH DOSTLARI'/><category term='İLGİNÇ OLAYLAR'/><category term='EZOTERİK'/><category term='HAYATIN İÇİNDEN'/><title type='text'>M@TRIXX</title><subtitle type='html'>"YÜKSEK VE SARP BİR KAYALIKTA, ANCAK İKİ AYAĞIMIN SIĞABİLECEĞİ, DAR BİR ÇIKINTIDA, DÖRT BİR YANIM UÇURUMLAR, OKYANUSLAR, SONSUZ BİR GECE, SONSUZ BİR YALNIZLIK VE  HİÇ BİTMEYECEK BİR FIRTINAYLA SARILMIŞ DURUMDA YAŞAMAK ZORUNDA OLSAM 
VE BÜTÜN ÖMRÜMCE, BİN YIL BOYUNCA, HATTA SONSUZA KADAR O BİR KARIŞ TOPRAKTA DURMAM DA GEREKSE O ŞEKİLDE YAŞAMAK, ŞU ANDA BİR YARIM SAAT İÇİNDE ÖLECEK OLMAKTAN ÇOK DAHA İYİDİR. YETERKİ YAŞASINDI, SIRF YAŞASIN! NASIL OLURSA OLSUN, AMA YETERKİ YAŞASIN!"</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>286</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4766704504009735242</id><published>2012-01-01T16:35:00.000+02:00</published><updated>2012-01-01T16:38:24.461+02:00</updated><title type='text'>2012 YILI İLK BLOG KAYDIM</title><content type='html'>Ve klasik bir giriş olacak ama koskoca bir yıl daha bitti. biten yıl mıydı yoksa bizlerden eksilen birer parça mıydı yoksa?&lt;div&gt;Kimimizden büyük kimimizden küçük birer parça...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kimisi için 2011 çok anlamlı bir yıldır belki. kimi içinse bir o kadar anlamsız ve bayağı...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Benim için nasıl mı geçti 2011? bir üzgün, biraz neşeli, biraz hüzünlü ama genelde tekdüze bir yıldı. Geldi geçti ve gitti.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hoşgeldin 2012&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaşayacağımız acı tatlı bir dolu günle birlikte hoşgeldin dünyamıza...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4766704504009735242?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4766704504009735242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2012/01/2012-yili-ilk-blog-kaydim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4766704504009735242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4766704504009735242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2012/01/2012-yili-ilk-blog-kaydim.html' title='2012 YILI İLK BLOG KAYDIM'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8142520776944614938</id><published>2011-12-29T14:46:00.007+02:00</published><updated>2011-12-29T14:59:09.566+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHTEN YAPRAK'/><title type='text'>VECİHİ HÜRKUŞ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-AXhMrrSGNjE/TvxiRdvhkQI/AAAAAAAAAf8/JRaHlLDW65w/s1600/vecihi_hurkus000.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5691532081270722818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 331px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-AXhMrrSGNjE/TvxiRdvhkQI/AAAAAAAAAf8/JRaHlLDW65w/s400/vecihi_hurkus000.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; (1896 – 16.07.1969)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vecihi Hürkuş, 18 Ocak 1896 Cumartesi günü (06 Kanunusani 1311) İstanbul'da (Dersaadet) doğdu. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Ali Feham Bey, annesi Vidin'de doğmuş, üç yaşında İstanbul'a gelmiş Zeliha Niyir Hanım'dır. Üç yaşında iken babası ölmüş. Çok genç yaşta dul kalan annesi ile geniş bir ailenin içinde amcalar, halalar, enişteler, yengeler, ağabeyler ve ablalar ile birlikte büyümüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre sonra Harbiye'de eskrim ve resim hocası olan amcası Ahmed Şekür Bey'in yanına sığınmışlar, sonra da annesi ve kardeşleriyle Üsküdar'a yerleşmişler. Üç kardeşin ortancası olan Vecihi çok canlı ve hareketli bir çocuktu. İlkokulu Bebek'te okudu, Üsküdar'da Füyuzati Osmaniye Rüştiye'sinde ve Üsküdar Paşakapısı İdadi'sinde okudu, sanata olan ilgisinden Tophane Sanat Okulu'na geçti ve bu mektebi bitirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1912'de Balkan Harbi'ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey'in yanında gönüllü olarak katıldı. Edirne'ye giren kuvvetler içinde yer aldı. Balkan Harbi sonunda İstanbul Ordu Kumandanlığı tarafından Beykoz Serviburun'daki esir kampına kumandan oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tayyareci olmak istiyordu. Yaşı küçük olduğundan makinist mektebine aldılar. Tayyare Makinist Mektebi'nden Küçük Zabit (Gedikli/Astsubay) olarak mezun oldu. Makinist olarak Birinci Dünya Savaşı'nda Bağdat cephesine gönderildi. Orada 2 Şubat 1916 tarihinde bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul'a döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşilköy'deki Tayyare Mektebi'ne girerek tayyareci oldu. Pilot olarak ilk uçuşu 21 Mayıs 1916 tarihindedir. 15 Kasım 1916 tarihinde tayyarecilik tahsilini bitirerek pilot diplomasını aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1917 sonbaharında Kafkas Cephesi'ne, 7. Tayyare Bölüğü'ne atandı. Orada bir Rus uçağı düşürerek Kafkas Cephesi'nde uçak düşüren ilk tayyareci oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 Ekim 1917 günü bir hava savaşında yaralanarak düşünce, Rus'lara esir olmadan önce uçağını teslim etmemek için yaktı. Esir olarak Hazar Denizi'ndeki Nargin Adası'na gönderildi. Azeri Türklerinin yardımı ile adadan yüzerek kaçtı. Nargin Adası’nın karşısındaki Bakü, Rus işgali altında olduğundan, savaşa katılmayan İran’da karaya çıktılar. Birlikte kaçtığı istihkâm Teğmeni Salih Bey ile 2,5 ayda yaya olarak Süleymaniye üzerinden Musul’a geldiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'a geldiğinde savaşın sonları idi. Başkent İstanbul Hava Müdafaa Bölüğü'ne tayin oldu. Vecihi Bey İstanbul hava müdafaasına katıldı. İstanbul işgal edilince esaretten dönen askerlerin arasında gizlice Harem'den kalkan bir gemiyle Mudanya'ya, oradan Bursa ve Eskişehir üzerinden Konya’ya giderek Kurtuluş Savaşı'na katılmıştır. Kurtuluş Savaşı'nda Vecihi Hürkuş, “Sivil Pilot”tur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapan, İzmir / Seydiköy Hava Meydanını işgal eden tayyareci olmuş, TBMM'den üç defa takdirname alarak kırmızı şeritli İstiklal Madalyası kazanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı içinde Akşehir'de Jandarma Komutanı Ratıp Bey'in kızı Hadiye Hanım'la evlendi. İzmir'de Gönül, İstanbul'a döndüklerinde de Sevim isimli iki kızı olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaş sonrası İzmir'de Seydiköy'de açılan tayyare okulunda yeni tayyarecileri eğitime başlamış, tam o sırada 1923 yılı başlarında İzmit mıntıkası Tayyare bölüğüne atanmış. Üç ay sonra İzmir'de Binbaşı Fazıl'ın eğitim uçuşu sırasında düşüp ölmesiyle yeniden İzmir'e çağrılmış, kara ve deniz okulunda öğretmenliğinden başka fen işleri ile de uğraşmış. Savaşta çekilen yoklukların giderilmesi amacıyla havacılığı millileştirme düşünceleri başlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne'ye yanlışlıkla inen bir yolcu tayyaresini almaya görevlendirilmiş. Hizmet karşılığı bu uçağa “Vecihi” adının verilmesi, 1919'dan beri uçak projeleri yapan Hürkuş'ta uçak inşa etmek düşüncesini yeniden canlandırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ganimet olarak Yunanlılardan ellerine geçen pek çok motordan yararlanarak projesini hazırlayıp ilk uçağı Vecihi K VI'yı imal etmiştir. Uçağı için uçuş müsaadesi istemiş, uçabilirlik sertifikası için bir teknik heyet oluşturulmuş, ancak teknik heyetin içerisinde tayyareyi uçuracak ve kontrol edecek personel bulunmadığından gecikmiştir. Sonunda teknik heyetten birinin "Vecihi, biz sana bu lisansı veremeyiz, uçağına güveniyorsan atla, uç, bizi de kurtar" sözü üzerine Hürkuş, 28 Ocak 1925'de uçağı Vecihi K VI ile ilk uçuşunu yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzin almadan uçtuğu için cezalandırılınca, istifa ederek hava kuvvetlerinden ayrılıp Ankara'ya gider ve kurulmakta olan Türk Tayyare Cemiyeti'ne (T.T.C.) katılır. T.T.C. Fen şubesini organize etmekle görevlendirilir. Gazi Mustafa Kemal'in "İstikbal göklerdedir..." yönermesiyle havacı bir kuşak yetiştirmek için kurulan Türk Tayyare Cemiyeti, halkın bağışları ile yaşayan bir kuruluş olacaktı. Bunun için bir okul açmak, milli bir hava sanayi kurmak amacındaydı. Hürkuş, yaptığı uçağını geri alıp, T.T.C.'nin bağış toplama faaliyetlerinde kullanarak halka havacılık sevgisini aşılamak istiyordu ama uçağını geri almayı başaramadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağış toplamak için bir madalya tüzüğü hazırlandı. Bağışa göre bronz, gümüş, altın ve elmaslı madalya verilecek, 10.000 TL bağışlayanın adı da alınacak uçağa ad olarak verilecekti. Türk Tayyare Cemiyetine ilk yardım Ceyhan ilçesinden gelmiş, 10.000 TL telgrafla bağışlanmış, alınan ilk uçağa da Ceyhan adı verilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş'un uçakla yurtiçi bağış gezileri de bu uçakla başlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Avrupa havacılığının incelemek için bir heyetle Hürkuş, ikinci kez Avrupa'ya gider. Almanya'da Junkers ve Rohrbach uçak fabrikalarını ziyaret ederler. Bu fabrikalar Türkiye'de anonim şirket halinde tayyare fabrikası kurmak fikrindeydiler. Fransa'da da Breguet, Potez, Hanriot gibi birçok fabrikaları ziyaret etmişler, Hürkuş da bu fabrikaların uçaklarıyla tecrübe uçuşları yapmış, Potez 25 tipindeki rekor tayyaresiyle akrobasi uçuşundan sonra fabrika tarafından Atlantik Okyanus geçiş uçuşu yapması için teklif yapılmış, fakat Fransız Aero Kulübü'nün baskısı ile teklif suya düşmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'ye dönüşte 19 Ekim 1925'de Tayyare Cemiyeti Yönetim Kurulu istifa etmiş, cemiyetin tasarı ve projeleri suya düşmüş, elindeki tayyare, vasıta ve elemanları hava kuvvetlerine verilerek havacılıkla ilgisi kesilmiş oluyordu. Hürkuş'un da tekrar hava kuvvetlerinde görev alması istenince istifa etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli Savunma Bakanlığı, Kayseri'de Tayyare Onarım ve Motor Anonim Şirketi (TOMTAŞ) adında bir fabrika kurmak için anlaşır. Hürkuş, TOMTAŞ'ın teklifini kabul ederek Almanya'ya gider. Hürkuş, Almanya'da Junkers A.20 tayyarelerinde bazı noksanlıklar bulur, onların düzeltilmesi ile Junkers A.35'lerin yapımını da üstlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 Temmuz 1926'da telgrafla memlekete çağrılır, Junkers A.35'in satın alınması için tecrübe uçuşu istenir. Junkers bu uçuşun özellikle Hürkuş tarafından yapılmasını, uçağının zamanın en modern ve yüksek ateş kudretinde iki kişilik av tayyaresi, savaşta her tarafa ateş saçabilme gücü olduğunun kanıtlanması için Fransızların gözde uçağı Nieuport Delage ile savaşını ister. 1 Ağustos 1926 da temsili savaş yapılır, savaşı Junkers A.35 ile Hürkuş kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş yurda döndükten sonra, TOMTAŞ emrinde biri 14 kişilik 3 motorlu Junkers G.24, diğeri altı kişilik tek motorlu Junkers F.13 yolcu tayyareleriyle Ankara - Kayseri arasında ulaşım uçuşları yapar. Tarih 1927'dir. Hürkuş'un bu uçuşlarının, yurdumuzda ilk hava yolları uçuşları olduğu düşünülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş, TOMTAŞ'a, Junkers A.35'in kanatlarına benzin depoları ilavesi ile havada kalma süresini uzatarak Ankara-Tahran uçuşunu direkt yaparak, İran devletine uçağı göstermek ve hükümetimizin rızasıyla devletimizin ihtiyacından fazlasının yabancı devletlere de satılabilmesi fikrini açmış. Bu yapılırsa hem devletimiz şereflenecek, hem de TOMTAŞ'a büyük faydası sağlayacaktı. O sırada henüz TOMTAŞ fabrikası teşekkül etmemiş ve Junkers A.35 tayyaresi de TOMTAŞ'a devredilmemiş olduğundan bu uçuşu reddedilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 Eylül 1926 tarihinde Türkiye'de ilk paraşüt gösterisi Ankara'da yapıldı. Vecihi Hürkuş'un kullandığı Junkers F–13 uçağından Alman paraşütçü Heinke'nin 700 m irtifadan yaptığı 178. atlayışı Gazi Mustafa Kemal ve Ankaralılar izlediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milli havacılığımız için güzel bir başlangıç olan TOMTAŞ ne yazık ki 1928 yılına kadar çalışmalarına devam edebildi. Kötü yönetimi yüzünden 1928'de iflas etmiş, daha doğrusu iflas ettirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş 1925'de Kurtuluş Savaşı öncesi İstanbul'da iken sevdiği, Mustafa Kemal'in yanına Anadolu'ya geçtiği için ailesi tarafından kendisine verilmeyen İhsan Hanım'la anlaşmış, eşinden ayrılarak onunla evlenmiş ve 1927'de Perran isimli bir kızı daha doğmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yıllık aradan sonra Hürkuş, Türk Hava Kurumu'ndaki eski görev yeri olan Teknik Şubeye döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1930 yılı Sanayi Kongresi Ankara'da toplanmış, Halkevi'nde de Yerli Mallar Sergisi açılmıştır. Hürkuş burada yerli malı uçaklarının resim ve maketleri ile üstten kanatlı kapalı kabinli Vecihi K-XI tipi uçak modelinin minyatürünü sergiler ve büyük ilgi görür. Kurumda boş durmaz, yeni uçak model ve tiplerini tasarlamaya devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1930 yılı yıllık iznini iki ay ücretsiz olarak uzatıp Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, üç ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı Vecihi XIV uçağını inşa etmiştir. İlk uçuşunu 16 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır. Uçak iki kişilik, tek motorlu spor ve eğitim uçağıdır. Uçağı ile birlikte uçarak Ankara'ya dönmüş, Ankara üzerinde bir gösteri yapmış, Başbakan İsmet İnönü ve bazı komutanlar tarafından uçağı incelenerek tebrik edilmiş. Uçabilirlik sertifikası verilmesi için İktisat Bakanlığı'na müracaat ederek müsaade istemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14 Ekim 1930'da, "Tayyarenin teknik vasıflarını tespit edecek kimse bulunmadığından gereken vesika verilmemiştir" cevabını almış. Hürkuş, bunun üzerine bakanlık nezdinde yapılan girişimler sonucu uçağa istenen belgenin alınması amacıyla Çekoslovakya'ya gönderilmesi için müsaade almıştır. Uçak Ankara’da sökülmüş, Demiryolu vagonları ile Haydarpaşa’ya, Sirkeci’den de Prag’a gönderilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş, 6 Aralık 1930'da Prag'a geldiğinde henüz tayyare gelmemişti. Tayyareye ait statik raporu gibi resmi evrak önce Çek diline çevrilmiş, uçak gelince tekrar monte edilerek uçağın malzemeleri ve her türlü teknik kontrolü yapıldıktan sonra uçuşu istenmiş. Her türlü uçuş şekilleri ile uçuşun kontrolü tamamlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş 23 Nisan 1931'de Çekoslovakyalı yetkililer tarafından civardaki bir gazinoda düzenlenen bir törenle, başköşesinde "Yaşasın Türk Tayyareciliği" yazılı bir pankartla onurlandırılarak uçuş müsaadesini almıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 Nisan 1931'de Çekoslovakya'dan uçarak Türkiye'ye gelmek için yola çıkıp 5 Mayıs 1931'de Türkiye'ye gelmiştir. Hürkuş, uçağının atıl kalmaması için Posta İdaresi ile çeşitli görüşmelerde bulunur. İlk kurulmak istenen posta hattı Ankara-Erzurum ile Ankara-İstanbul arasında düşünülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Türk Hava Kurumu yeni bir turne planlar. Ankara'dan başlayan uçuş Aksaray, Konya, Manavgat, Antalya, Fethiye, Muğla, Aydın, Denizli, Uşak, Eskişehir, Adapazarı, İzmit ve Yeşilköy'de tamamlanır. Uçuş büyük bir başarıyla tamamlanmıştır. Kurum şubeleri bağışlarla zenginleşmiştir, ama 3 Kasım 1931 tarihli telgrafla büyük yardımcısı makinisti Hamit'in işine son verilir Hürkuş'a ödenen uçuş tazminatı kesilerek Vecihi XIV uçağı uçuştan men edilir. Bundan sonraki uçuşların Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilecek uçakla gerçekleştirileceği bildirilir. Bu durum Hürkuş'un kurum'dan tekrar ayrılmasına neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezileri sırasında gençlikte oluşturduğu uçma sevgisi ile bir havacılık okulu açmayı düşünür. 21 Nisan 1932'de İlk Türk Sivil Havacılık Okulu'nu kurar. İkisi kız olmak üzere 12 öğrenci kaydolur. 27 Eylül 1932'de eğitim ve öğretime başlanır. Okulun gayesi Türk gençliğini havacılığa alıştırmak, tayyareci kuşaklar yetiştirerek Türkiye Cumhuriyeti hava ordusunun yedek gücü olmaktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulun motorlu ve motorsuz iki şubesi vardı. Eğitim teorik ve uygulamalı olarak yapılıyordu. Büyük bir atölyesi vardı. Kalamış'ta bir hangar ve uçuş alanı olarak kullandıkları küçük bir sahası, bir de Fikirtepesi'nde uçuş alanları vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk 12 öğrenci Sait, Tevfik, Muammer, Abdurrahman, Salih, Osman, Rıza, Hikmet, Hüseyin, Kenan, Eribe ve Türkiye’nin ilk kadın pilotu olan Bedriye (Gökmen) idi. Öğrencilerin eğitim sırasında hiçbir kazası olmamıştır. Zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların, örneğin Tekel İdaresi'nin ve İş Bankası'nın reklâmlarını yapmış, bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nuri Demirağ Bey, bir tayyare yapımı için 5.000 TL vermiş, böylece 1933'de adı "Nuri Bey" olan “Vecihi XVI” kapalı kabin uçağı yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı yıl tek satıhlı “Vecihi XV” uçağını da inşa etmişler ve 30 Ağustos 1933'de iki Vecihi XIV, iki tane Vecihi XV ve Nuri Bey Vecihi XVI uçakları ile öğrencileri, İstanbul göklerinde gösteri uçuşu yapmışlar. Okulda, bir de “Vecihi SK-X” adlı, uçak motoru ile çalışan deniz botu yapılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencilerinden Sait Bayav, Tevfik Artan, Muammer Öniz, Osman Kandemir, ilk kadın tayyarecimiz Bedriye Gökmen ve kızı (yeğeni) Eribe yalnız uçmayı başarmışlardır. Vecihi Sivil Tayyare Okulu parasal sorunlardan ve yetiştirdiği öğrencilerin diplomalarına denklik verdirememiş olmasından kapanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1935 yılı başlarında Türk Hava Kurumu Başkanı Fuat Bulca, çağrılı olarak Rusya'ya gider. Orada sivil havacılığın durumunu görür ve dönüşünde Atatürk'e anlatır. Atatürk, gezdiği her yerde kendisini havadan saygıyla izleyen, gazetelerdeki yazılardan izlediği Hürkuş hakkında da Fuat Bey'den bilgi ister. Aldığı cevaplar karşısında Büyük Atamız: "Ya, öyle mi? O halde Türk Kuşu namı ile yeni bir çalışma yolu açın ve Vecihi'den faydalanın!" emrini verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürkuş Ankara'ya çağrılır. O da uçağına atlayarak Ankara'ya gelir. Hürkuş bu durumdan çok sevinçlidir. Türk Kuşu'nda yapılması düşünülenler, onun gerçekleştirmek istediği şeylerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başöğretmen olarak amatör gençleri çalıştırmak, Etimesgut hangarlarını yapmak, yaz kampı için uçuş sahası İnönü'nün bulunması ve okulunda yetiştirdiği öğrencilerinden Sait Bayav, Tevfik Artan ve Muammer Öniz'in Rusya'ya eğitime gönderilmesi onun mutluluğu olur. Ne yazık ki 29 Ekim 1936'da yeğeni Eribe'nin paraşütünün açılmaması nedeniyle düşmesi ve 30 Ekim 1936 günü şehit olması onu çok üzmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Hava Kurumu, 1937 sonbaharında mühendislik eğitimi için Hürkuş'u Almanya'ya gönderir. Vecihi Hürkuş, Weimar Mühendislik Mektebi’ne ihtisas sınıfından başlatılmış, bir buçuk yıl sonra da mezun olmuştur. 27 Şubat 1939'da Tayyare Makine Mühendisliği diplomasını almıştır. Türkiye'ye döndüğünde Bayındırlık Bakanlığına başvurarak, "Tayyare Mühendisliği Ruhsatnamesini" almak istedi. Ancak yetkililer, "iki yılda mühendis olunmaz" diye bir gerekçe ile kabul etmemişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mühendisliğini Danıştay kararı ile kabul ettirir. Türk Hava Kurumu'nda da yönetim değişmiş, vazifeleri başkalarına verilmiştir. O günkü koşullarda teknik imkânın olmadığı Van'a tayin edilir. Bunun üzerine istifa ederek kurumdan ayrılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1942 Yılında “Vecihi Havada” kitabını yayınlar. Bu kitabında, 1915-1925 yılları arasında Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk döneminde yaşadıklarını, ilk uçağını nasıl yaptığını anlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havacılıktan uzun bir ayrılıktan sonra 1947'de Kanatlılar Birliği'ni kurdu. Gençlerin büyük ilgi gösterdiği bir kuruluş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1948'de Türk Hava Kurumu'ndan Magister tipi bir öğrenim uçağı temin ettiler. Kızı Gönül'ün Yazı İşleri Müdürü olduğu "Kanatlılar" adlı aylık bir dergiyi, 12 sayı çıkarttılar. Büyük çoğunluğu üniversite öğrencileri olan Kanatlılar Birliği fazla yaşayamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1951'de beş arkadaşıyla birlikte havadan zirai ilaçlama yapmak üzere "Türk Kanadı" adı ile bir şirket kurmuş, Sait Bayav ve Muammer Öniz'le İngiltere'ye giderek Auster MK-V tipi üç uçak almışlar. Türkiye'ye döndükten sonra ortaklar arasında çıkan anlaşmazlık üzerine Hürkuş, haklarından vazgeçerek şirketten ayrılır. 1952'de Paro mamasının reklâmını yapmak için tekrar İngiltere'ye giderek Percival Proctor V tipi dört kişilik hafif turist tipi tayyare alır. Bu tayyare ile değişik müesseselerin reklâmını yaptı. Paro bebek maması, Puro sabunu gibi gıda ve malzemeleri ufak kâğıt paraşütlerle uçaktan dağıtarak, kanatlarına taktığı patiskalar üzerine banka isimlerini yazarak reklâmcılık yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6 Ağustos 1954'de “40. Hizmet Yılı”nı kutlamak için Yeşilköy Uluslararası Havaalanı'nın salonunda "Türk Havacılar Bayramı" adıyla bir jübile yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29 Kasım 1954'de Hürkuş Hava Yolları'nı kurdu. Türk Hava Yolları'nın seferden kaldırdığı uçaklardan sekiz tayyare Ziraat Bankası'ndan kredi ile satın alınmıştı. Bir takım güçlüklerle uğraşarak hava yollarının sefer yapmadığı yerlere seferler koyarak, izin vermediklerinde gazete taşıyarak çalışmak istedi, ama kazalar, kaçırılmalar, sabotajlar sonunda Hürkuş Hava Yolları'nın uçakları uçuştan men edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna rağmen elinde kalan son uçağını (TC-ERK) da Maden Tetkik Arama Enstitüsü'nün emrinde kullanarak Güney Doğu Anadolu'da toryum, uranyum ve fosfat arayarak zor doğa koşullarında çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatının sonlarında çok sıkıntı çekmiş, borçlandırılmış, uçamayacak duruma düşürülen uçaklarının sigorta giderleri ve bunların faizleri borcuna eklenmiş, icra takipleri, davalar neden ile vatana hizmet tertibinden kendisine bağlanan çok yetersiz maaşına bile haciz konmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara'da anılarını yazarken, beyin kanamasından komaya girdi. Gözleri ve kalbi göklerde olan Vecihi Hürkuş, insanların aya ayak basmak üzere dünyadan ayrıldığı gün olan 16 Temmuz 1969 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu.&lt;br /&gt;Ankara, Cebeci Asri Mezarlığı'nda defnedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.tayyarecivecihi.com/"&gt;http://www.tayyarecivecihi.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde bir sözün ne kadar doğru olduğunu gösteren bir yaşam kesitidir kendisi:&lt;br /&gt;Burası Türkiye. Yapacağın hiçbir iyi iş cezasız kalmaz...&lt;br /&gt;Rahmetle, hürmetler anıyoruz kendisini. Yeni nesillerin de öğrenmesini umuyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8142520776944614938?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.tayyarecivecihi.com' title='VECİHİ HÜRKUŞ'/><link rel='enclosure' type='' href='http://www.tayyarecivecihi.com' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8142520776944614938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/vecihi-hurkus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8142520776944614938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8142520776944614938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/vecihi-hurkus.html' title='VECİHİ HÜRKUŞ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-AXhMrrSGNjE/TvxiRdvhkQI/AAAAAAAAAf8/JRaHlLDW65w/s72-c/vecihi_hurkus000.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8080302864800817770</id><published>2011-12-23T16:16:00.002+02:00</published><updated>2011-12-23T16:21:35.729+02:00</updated><title type='text'>BİR ŞİİR...</title><content type='html'>Besbelli bir giden var, sen misin yoksa?&lt;br /&gt;Neden bu limanda gemiler ağlamaklı?&lt;br /&gt;Bu ne çok deniz, bu ne çok martı...&lt;br /&gt;Susturun şu şarkıları yeter artık.&lt;br /&gt;Batırın gemileri vurun zamana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ne çok keder, bu ne çok acı&lt;br /&gt;Bu ne çok deniz, bu ne çok martı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bloknot kağıdına yazıp kimbilir son bir kaç yıldır cüzdanımda sakladığım bir şiir. Ne düşünüp oraya nakletmiştim, cüzdanıma koymuştum? Ne düşüncelerle orada kaldı kimbilir? Bunu yapan ben bile hatırlayamadığıma göre önümüzde üç ihtimal var: Ya çok yaşlandım hatırlayamıyorum, ya hatırlamak istemiyor bilinçaltım, ya da artık zamanla herşey yozlaşıyor, insanlar gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8080302864800817770?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8080302864800817770/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/bir-siir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8080302864800817770'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8080302864800817770'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/bir-siir.html' title='BİR ŞİİR...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-6966957353553669641</id><published>2011-12-23T09:30:00.001+02:00</published><updated>2011-12-23T09:32:05.953+02:00</updated><title type='text'>SÜNBÜL  SİNAN İLE YAVUZ SULTAN</title><content type='html'>İstanbul'da, Kocamustafapaşa'da, Roma döneminde Andreas Manastırı diye bilinen güzel bir eser varmış.&lt;br /&gt;1486'da camiye çevrilmiş ve Sünbüliye şeyhi Yusuf Sinaneddin Efendi'nin hizmetlerine vesile olmuş. Sünbül Sinan, burada, zahiri ve manevi ilimlerde talebeler yetiştirmiş, huzuruna gelenlere ikramda bulunmuştur. Ünlü şeyh Merkez Efendi de burada yetişmiş, onun en sevgili talebesi imiş. Tam 37 yıl İstanbul halkına hizmet ile talebe okutan Sünbül Sinan hayattayken öyle hürmet görmüş ki, devr ü zamanında padişahlar dahi, huzuruna gelir, onun feyz ve bereketlerinden istifade etmeye çalışırlarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rivayete göre Yavuz Sultan Selim, Bursa'da atalarının mezarlarını ziyaret ettiği sırada Cem Sultan'ın kabri başında derin düşüncelere dalar, uzunca bir süre başından ayrılamaz ve bu yiğit amcası için gözyaşı döker. Çünkü çocukluk hatıraları arasında amcası Cem'in büyük yeri vardır. Yavuz türbeden ayrılmak üzereyken birden dedesi Fatih'in amcası Cem'i veliahd görmek istemesini hatırlar ve babasıyla giriştiği mücadeleler gözünün önünden geçer. Her şey başka türlü olabilirdi diye düşünür. Sonra gözü türbe kapısında bekleyen Koca Mustafa Paşa'ya ilişir. O mücadelede Koca Mustafa Paşa'nın rolünü hatırlar. Cem'in küffar elinde, belki de bir tas suya, başında bir Yasin kıraatine hasret can verişinde paşanın olumsuz etkisi olmuştur. Aynı adam şimdi de kendisinin küçük veziridir. Hatta arada sırada kıpırdanıp durmaktadır. Tahta çıkacağı zaman da zaten ağabeyi Ahmed'den taraf olmuştur. Yavuz bunları düşündükçe öfkesi kabardıkça kabarır, hatta taşar. Sonra da ani bir kararla birkaç asker çağırır, Koca Mustafa Paşa'yı tepeletir. Bununla da kalmaz, İstanbul'a geldiği vakit muhasiplerinden birine emir verir: "Tez adam göndertip küçük vezirin camisini de, imaretini de ortadan kaldırsınlar, İstanbul'a böyle bir soysuzun yapısı gerekmez!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da bu emir hayretle karşılanmakla kalmadı, insanlar tartışmaya da başladı. Sultan böyle bir ferman vermekle neyi ispatlamaya çalışıyordu? Herkes emrin geri alınmasını temenni ile işin nereye varacağını merak ededursun, ellerinde kazma kürekle Kocamustafapaşa Camii avlusuna gelen askerler orada toprak çapalayan Sünbül Efendi ile karşılaştılar. Gelenleri gören şeyh efendi işini bıraktı, emir kullarının yüzlerine sakin sakin baktı, "Ne istersiniz?" diye sordu. Bu öyle bir soruydu ki, muhataplarının zihinlerinden kalplerine yol buldu, hepsinin omuzları düştü, ellerindeki kazmalar yere düştü. Sonra da geri dönüp kendilerini gönderen devletlulara şöyle dediler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Biz o camiye elimizi sürmeyeceğiz. Orada biri var ki, o zat orada olduğu müddetçe biz oraya kazma vuramayız; varsın başkası yıksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kim bunu sultana söyleyecekti? Yavuz gibi bir hükümdara emrinizi yerine getiremiyoruz deme cesaretini kim gösterecekti. Nihayet olup biteni Kemalpaşazade hünkârın kulağına fısıldadı. Yavuz derhal ayaklandı, öfkeyle atına bindi, yel oldu esti, sel oldu aktı, dosdoğru Kocamustafapaşa'ya vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yanda Sünbül Sinan'ın uyanık kalbi bu halden haberdar olmuş, bir kaç dervişiyle cami avlusunda sureta toprak işlemeye başlamıştı. Yavuz'un atının nal sesleri erken vakitte duyuldu. O istifini bozmadı, yalnızca başını kaldırırken "Ya Hak!" dedi, o kadar. İşte o sırada atından inip hışımla üzerine gelmekte olan hünkâr birden yavaşladı. Ayakları kendisine itaat etmiyor gibiydi. Bir şeyler oluyordu... Onu durduran bir şey vardı. Dervişler niyaz duruşunda, başları yerde bekleşmedeydiler. Ama aralarındaki sarışın güzel adam başını eğmemiş bizzat sultanın gözlerinin içine bakıyordu. Bu bakış sanki sultanın gözlerinden kalbine iniyor, orada cümle alemden sakladığı sırlarını, tasalarını, acılarını, emellerini sanki katmer katmer açıyordu. Azıcık daha böyle bakışırlarsa sultanın göz yaşları sel olup akabilirdi, derhal başını indirdi, boynunu büktü ve belli belirsiz bir sesle "Peki yıkılmasın!" diyebildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağ gibi hükümdar neredeyse bütün haşmetini yitirmişti. Tükürdüğünü yalamak ona göre değildi, ama siz ister şeyh efendinin iki yanında gördüğü aslanların hazır pençeleri deyin, ister gönlünden yayılan ışık deyin Yavuz yenilmişti. İmdadına yine Sünbül Sinan yetişti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hünkarım! Padişahların ahdinin yerine getirilmesi gerektir. Onun için, hiç değilse, ocakları yıksınlar da hünkâr sözü vücut bulsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç dakika sonra kazmalar, imaret bacalarını indirirken Yavuz, kim bilir hangi ruh haliyle ve hangi ıstıraplar içinde, sırtındaki beyaz samur kürkünü çıkarıp Sünbül Efendi'ye giydirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halvetiye tarikatının Sünbüliye şubesini kuran büyük veli Sünbül Sinan 1529'da vefat edince bu cami haziresindeki türbesine defnedilmiştir. Hani belki ziyaretine gidilir diye yazdık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sevgili ve Saygıdeğer İskender PALA'nın bir yazısından alıntıdır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-6966957353553669641?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/6966957353553669641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/sunbul-sinan-ile-yavuz-sultan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6966957353553669641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6966957353553669641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/sunbul-sinan-ile-yavuz-sultan.html' title='SÜNBÜL  SİNAN İLE YAVUZ SULTAN'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4133148761098208750</id><published>2011-12-15T10:51:00.001+02:00</published><updated>2011-12-19T16:40:51.633+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHTEN YAPRAK'/><title type='text'>ATATÜRK ZAMANINDA TORPİL</title><content type='html'>Yıl 1934, o dönemde milli eğitim bakanlığı Ulus'tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin ÖZMEN'dir. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı çalınır. Bakanın gür sesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"giriniz!" Atatürk'ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler. konuklara yer gösterir ve zarfı açar. atatürk'ten gelen bir mektuptur bu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bay Abidin Özmen, Milli Eğitim Bakanı..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abidin Özmen zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yaver bey'le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. bu çocukları, uygun göreceğiniz, bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırın..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu, Atatürk'ün bir emridir. kesinlikle yerine getirilecektir. bakan özmen, orta öğretim genel müdürünü çağırtır ve şu direktifi verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yaver bey'in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız ve bu çocukların haydarpaşa lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının veli ve ödeyen hanesine Atatürk'ün ismini yazdırarak bana getiriniz." der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin Özmen de kısa bir mektup yazarak yaver bey'le Atatürk'e yollar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mektubun içeriği şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Muhterem Atatürk, yaver bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım. ancak, arkasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. bu nedenle her iki çocuğunda emirleriniz gereği haydarpaşa lisesi'ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım. çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları ekte takdim ediyorum..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk bu mektup üzerine, devrin başbakanı İsmet İnönü'ye telefon ederek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bak senin milli eğitim bakanın bana ne yaptı." diyerek olayı anlatmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;inönü, bakan adına özür dilemiş. atatürk:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"yok! demiş özür dileme. çok memnun oldum. keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve doğruyu gösterebilse."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu anının unutulup gitmesine gönlü razı olmayan bakanın yeğeni yüksek mimar h. rahmi özmen, 15.08.1985 günü bu mektubu gazeteci yazar vahap okay'a iletir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o da 15.09.1985'te gazetesinde yayımlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte devlet böyle kurulur, devlet böyle adamlarla yönetilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal in bakanları böyleydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4133148761098208750?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4133148761098208750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/ataturk-zamaninda-torpil.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4133148761098208750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4133148761098208750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/ataturk-zamaninda-torpil.html' title='ATATÜRK ZAMANINDA TORPİL'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1189677930598284005</id><published>2011-12-07T14:27:00.014+02:00</published><updated>2011-12-19T16:39:15.579+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EZOTERİK'/><title type='text'>KİRLİAN FOTOĞRAFÇILIĞI ÖRNEKLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-A9NZDAPrx40/Tt9dU_7315I/AAAAAAAAAfw/cibTIOCldGc/s1600/kirlian30.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363870106179474" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 314px; CURSOR: hand; HEIGHT: 264px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-A9NZDAPrx40/Tt9dU_7315I/AAAAAAAAAfw/cibTIOCldGc/s400/kirlian30.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-xhkoE_VPjq4/Tt9dS4y-xZI/AAAAAAAAAfk/sEAvUVlkCc8/s1600/kirlian29.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363833830098322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 313px; CURSOR: hand; HEIGHT: 265px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-xhkoE_VPjq4/Tt9dS4y-xZI/AAAAAAAAAfk/sEAvUVlkCc8/s400/kirlian29.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-O_WP1gBEINU/Tt9dQ2cuHNI/AAAAAAAAAfY/89mBN8EkEFg/s1600/kirlian27.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363798840122578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 313px; CURSOR: hand; HEIGHT: 262px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-O_WP1gBEINU/Tt9dQ2cuHNI/AAAAAAAAAfY/89mBN8EkEFg/s400/kirlian27.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-JKrwR-TEtjU/Tt9dMCqSO1I/AAAAAAAAAfA/pclKh8zldgI/s1600/kirlian25.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363716218895186" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 305px; CURSOR: hand; HEIGHT: 260px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-JKrwR-TEtjU/Tt9dMCqSO1I/AAAAAAAAAfA/pclKh8zldgI/s400/kirlian25.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-5nhQ7eiCpAc/Tt9dIGFPznI/AAAAAAAAAeo/iYSF7-iGcdE/s1600/kirlian22.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363648417812082" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 314px; CURSOR: hand; HEIGHT: 255px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-5nhQ7eiCpAc/Tt9dIGFPznI/AAAAAAAAAeo/iYSF7-iGcdE/s400/kirlian22.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-bqsgUVuM_Lk/Tt9dKDTdmUI/AAAAAAAAAe0/kS75eU-zWi0/s1600/kirlian23.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363682031868226" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 314px; CURSOR: hand; HEIGHT: 261px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-bqsgUVuM_Lk/Tt9dKDTdmUI/AAAAAAAAAe0/kS75eU-zWi0/s400/kirlian23.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-RcciXNKthzE/Tt9dCqHl2FI/AAAAAAAAAeQ/VhIdH_P-nzc/s1600/kirlian17.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363555012106322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 313px; CURSOR: hand; HEIGHT: 263px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-RcciXNKthzE/Tt9dCqHl2FI/AAAAAAAAAeQ/VhIdH_P-nzc/s400/kirlian17.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Vly5zckcg4c/Tt9dFyLEGyI/AAAAAAAAAec/O4hkt_kmSgo/s1600/kirlian18.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363608713763618" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 314px; CURSOR: hand; HEIGHT: 249px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-Vly5zckcg4c/Tt9dFyLEGyI/AAAAAAAAAec/O4hkt_kmSgo/s400/kirlian18.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-AFRzNGmgEKU/Tt9c7RM14vI/AAAAAAAAAds/ghsVCXJNLTo/s1600/kirlian03.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363428064158450" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 317px; CURSOR: hand; HEIGHT: 270px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-AFRzNGmgEKU/Tt9c7RM14vI/AAAAAAAAAds/ghsVCXJNLTo/s400/kirlian03.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-kOvpm5THQXA/Tt9c_wnzPFI/AAAAAAAAAeE/I17CDu0Pc3o/s1600/kirlian12.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363505218206802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 318px; CURSOR: hand; HEIGHT: 254px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-kOvpm5THQXA/Tt9c_wnzPFI/AAAAAAAAAeE/I17CDu0Pc3o/s400/kirlian12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wHtvEvi0s0c/Tt9c9s4RLOI/AAAAAAAAAd4/eg4X0BzG8iM/s1600/kirlian11.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683363469853797602" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 318px; CURSOR: hand; HEIGHT: 247px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-wHtvEvi0s0c/Tt9c9s4RLOI/AAAAAAAAAd4/eg4X0BzG8iM/s400/kirlian11.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1189677930598284005?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1189677930598284005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/kirlian-fotografciligi-ornekleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1189677930598284005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1189677930598284005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/kirlian-fotografciligi-ornekleri.html' title='KİRLİAN FOTOĞRAFÇILIĞI ÖRNEKLERİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-A9NZDAPrx40/Tt9dU_7315I/AAAAAAAAAfw/cibTIOCldGc/s72-c/kirlian30.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3391560218753803882</id><published>2011-12-07T14:05:00.007+02:00</published><updated>2011-12-19T16:40:59.139+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHTEN YAPRAK'/><title type='text'>ATATÜRK SABİHA SULTAN'LA EVLENSEYDİ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-P89IdcCdIbY/Tt9WqXn5w7I/AAAAAAAAAdg/ROyHl5-nK-o/s1600/sabiha%252520sultan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5683356540660728754" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 381px; CURSOR: hand; HEIGHT: 231px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-P89IdcCdIbY/Tt9WqXn5w7I/AAAAAAAAAdg/ROyHl5-nK-o/s400/sabiha%252520sultan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Türkiye'de, bundan 90 sene kadar önce, gerçekleşmesi halinde tarihi baştan başa değiştirecek olan bir evlilik teşebbüsü yaşandı. Mustafa Kemal Paşa, Osmanoğulları'nın son hükümdarı Sultan Vahideddin'in kızı Sabiha Sultan'la evlenmek istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İşte, Türkiye'nin yakın tarihini baştan başa değiştirecek iken son anda mümkün olamayan bu evlilik girişiminin öyküsü:&lt;br /&gt;Sultan Vahideddin'in iki kızı vardı: Ulviye ve Sabiha Sultanlar... Hükümdarın küçük kızı olan Sabiha Sultan 1894'te doğmuş, ablasıyla beraber Batılı bir prenses gibi büyütülmüş ve evlenme çağına geldiğinde birçok talibi çıkmıştı. Talipler arasında zamanın İran Şahı Ahmed Kaçar Han da yer almış ama Sultan Vahideddin "Sünni bir padişah kızını Şii bir hükümdara nasıl verir?" diyerek isteği ustalıkla geri çevirmişti.&lt;br /&gt;Sabiha Sultan'a işte o günlerde bir başka talip çıktı: Çanakkale'deki kahramanlığı dillerde dolaşmakta olan genç bir asker, Mustafa Kemal Paşa...&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Paşa, Sabiha Sultan'dan hakikaten hoşlanmış mıydı, yoksa ezeli rakibi Enver Paşa'nın seneler önce yaptığını yapıp saraya damat mı olmak istemişti, bunları kimse bilmiyor. Ama evlilik olamadı ve her iki taraf da kendi yollarına gittiler. Sonrası, málum... Paşa, Látife Hanım ile kısa sürecek bir izdivaç yaptı; Sabiha Sultan da son Halife Abdülmecid Efendi'nin oğlu olan ve seneler öncesinden aláka duyduğu kuzeni Şehzade Ömer Faruk efendi ile evlendi ve üç kızları oldu: Neslişah, Hanzade ve Necla Sultanlar...&lt;br /&gt;Sabiha Sultan, Mustafa Kemal Paşa'nın evlilik talebinden yakın dostlarına sonraki senelerde bahsederken hadiseyi doğrulayacak, hattá "Kendilerini bir defa görmüş ve hoşlanmıştım. Gayet yakışıklı idi. Ateş gibi gözleri vardı, alev alev yanıyorlardı. Ama evlenemezdim, zira Faruk'u seviyordum" diyecekti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;BAŞBAKANA YAZDIRDI&lt;br /&gt;Bu evlilik meselesinden geriye tek bir belge kaldı: Sabiha Sultan'ın o günlerden 40 küsur sene sonra, Türkiye Cumhuriyeti'nde başbakanlık yapan ve ortanca kızı Hanzade Sultan'ın dünürü olan Suat Hayri Ürgüplü'ye yazdırdığı kısa hátıratının birkaç satır.&lt;br /&gt;Mülákat şeklinde kaleme alınan bu hatıratta, Suat Hayri Ürgüplü, Sabiha Sultan'a "Duyduğumuza göre, Mustafa Kemal Paşa sizi istemiş, pederiniz razı olmamış. Doğru mudur?" diye soruyor ve Sultan şu cevabı veriyor:&lt;br /&gt;"Evet, istemiş. Benimle konuşmuş değildir ama ben çekindim ve istemedim. Zira, önümde hiç de iyi örnek olmayan Enver Paşa ile Naciye Sultan'ın hayatı vardı. Sonra, tanınmış ...bir kumandanla aile hayatı kurabileceğime inancım yoktu."&lt;br /&gt;Mustafa Kemal Paşa ile Sultan Vahideddin'in kızı Sabiha Sultan arasındaki evlilik meselesinin Sabiha Sultan tarafı, işte böyle. Merak edenler için, Sabiha Sultan'ın 1924 sürgününden sonraki hayatını da kısaca anlatayım:&lt;br /&gt;Sultan, 1924 Mart'ında ailesiyle beraber gurbete gitti ve birkaç ay İsviçre'de yaşadıktan sonra Fransa'ya, oradan da Mısır'a naklettiler. Ama, büyük bir aşkla evlendiği eşi Şehzade Ömer Faruk Efendi ile Mısır'da iken aralarına soğukluk girdi ve 1948 Mart'ında boşandılar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;TAZİYE BEKLEDİ&lt;br /&gt;Sabiha Sultan, Menderes Hükümeti'nin 1952 Haziran'ında hanedanın hanım mensuplarının Türkiye'ye girişini serbest bırakmasından sonra Türk vatandaşı oldu ve "Osmanoğlu" soyadını aldı. Sonra, İstanbul'a yerleşti; bir ara Avrupa'ya, kızlarının yanına gitti ve hayata 1971'in 26 Ağustos'unda, ortanca kızı Hanzade Sultan'ın Yeniköy'deki yalısında veda etti.&lt;br /&gt;Sultan, boşanmış olmalarına rağmen, kocası Şehzade Ömer Faruk Efendi'ye duyduğu aşkı hayatı boyunca muhafaza etti. Hattá, Faruk Efendi'nin 1969 Mart'ında Mısır'da sürgünde vefat etmesinden sonra, kendisine başsağlığına gelmeyenlerle selámı sabahı kesti. "Boşanmıştınız, artık kocanız değildi, neden başsağlığına gelmelerini beklediniz?" diye soranlara da, "Evet ama amcazádemdi. Bana taziyede bulunmaları lázımdı" diyecekti.&lt;br /&gt;Hadiseler başka türlü cereyan etseydi ve Sabiha Sultan genç Paşa'nın teklifine "Evet" demiş olsaydı tarih nasıl yazılırdı, kim bilir?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3391560218753803882?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3391560218753803882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/ataturk-sabiha-sultanla-evlenseydi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3391560218753803882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3391560218753803882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/ataturk-sabiha-sultanla-evlenseydi.html' title='ATATÜRK SABİHA SULTAN&apos;LA EVLENSEYDİ?'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-P89IdcCdIbY/Tt9WqXn5w7I/AAAAAAAAAdg/ROyHl5-nK-o/s72-c/sabiha%252520sultan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7662860987109660859</id><published>2011-12-06T09:20:00.005+02:00</published><updated>2011-12-19T16:39:47.613+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İLGİNÇ OLAYLAR'/><title type='text'>Uruguay Hava Kuvvetleri'nin 571 sefer sayılı uçuşu</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hhegamUFW90/Tt3Cp_9sBHI/AAAAAAAAAdI/XQqbHULgK38/s1600/FokkerAnde1972.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682912331612030066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 412px; CURSOR: hand; HEIGHT: 322px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-hhegamUFW90/Tt3Cp_9sBHI/AAAAAAAAAdI/XQqbHULgK38/s400/FokkerAnde1972.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Go72vKHiP_g/Tt3CnsrtGII/AAAAAAAAAc8/mxeDdnYBjxc/s1600/Crash_site.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682912292076591234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-Go72vKHiP_g/Tt3CnsrtGII/AAAAAAAAAc8/mxeDdnYBjxc/s400/Crash_site.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-bXv8_u5yVms/Tt3CsNcE5KI/AAAAAAAAAdU/-sAfVoq1Uos/s1600/Viven5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682912369588888738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 267px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-bXv8_u5yVms/Tt3CsNcE5KI/AAAAAAAAAdU/-sAfVoq1Uos/s400/Viven5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Uruguay Hava Kuvvetleri Uçuş 571, ya da And Dağları uçak kazası, havacılık tarihinde özel yeri olan bir uçak kazası. &lt;a title="13 Ekim" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/13_Ekim"&gt;13 Ekim&lt;/a&gt; &lt;a title="1972" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1972"&gt;1972&lt;/a&gt; tarihinde 45 kişiyi taşıyan bir uçak &lt;a title="And Dağları" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/And_Da%C4%9Flar%C4%B1"&gt;And Dağları&lt;/a&gt;’na çarpıp düşmüş, hayatta kalan 16 kişi ancak &lt;a title="23 Aralık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/23_Aral%C4%B1k"&gt;23 Aralık&lt;/a&gt; &lt;a title="1972" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1972"&gt;1972&lt;/a&gt; günü kazanın üzerinden iki aydan uzun bir süre geçtikten sonra kurtarılabilmiştir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a title="13 Ekim" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/13_Ekim"&gt;13 Ekim&lt;/a&gt; &lt;a title="1972" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1972"&gt;1972&lt;/a&gt; Cuma günü, bir &lt;a title="Uruguay" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Uruguay"&gt;Uruguay&lt;/a&gt; &lt;a class="new" title="Uruguay Hava Kuvvetleri (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Uruguay_Hava_Kuvvetleri&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Hava Kuvvetleri&lt;/a&gt; twin &lt;a class="new" title="Turboprop (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Turboprop&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;turboprop&lt;/a&gt; &lt;a class="new" title="Fairchild FH-227 (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Fairchild_FH-227&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Fairchild FH-227D&lt;/a&gt; uçağı, &lt;a title="Uruguay" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Uruguay"&gt;Uruguay&lt;/a&gt;'ın &lt;a title="Montevideo" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Montevideo"&gt;Montevideo&lt;/a&gt; şehrindeki &lt;a class="new" title="Stella Maris Koleji (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Stella_Maris_Koleji&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Stella Maris Koleji&lt;/a&gt;'nin "Old Christians" isimli &lt;a class="mw-redirect" title="Rugby" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Rugby"&gt;rugby&lt;/a&gt; takımını And Dağları üzerinden geçen bir uçuşla &lt;a title="Şili" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eili"&gt;Şili&lt;/a&gt;’nin &lt;a title="Santiago, Şili" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Santiago,_%C5%9Eili"&gt;Santiago&lt;/a&gt; şehrinde yapacakları karşılaşmaya götürüyordu.&lt;br /&gt;Yolculuk bir gün önce &lt;a title="12 Ekim" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/12_Ekim"&gt;12 Ekim&lt;/a&gt;’de &lt;a class="new" title="Carrasco Uluslararası Havaalanı (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carrasco_Uluslararas%C4%B1_Havaalan%C4%B1&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Carrasco Uluslararası Havaalanı&lt;/a&gt;’nda başlamıştı ancak fırtınalı dağ havası yüzünden, uçak geceyi geçirmek üzere &lt;a title="Arjantin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arjantin"&gt;Arjantin&lt;/a&gt;’in &lt;a title="Mendoza" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Mendoza"&gt;Mendoza&lt;/a&gt; şehrine inmişti. 13 Ekim öğleden sonra yolculuğa devam etmek üzere havalanan uçak kısa süre sonra dağlardaki bir geçitin üzerinden uçmaya başlamıştı. Uçağın pilotu Santiago’daki hava kontrol görevlilerine &lt;a title="Şili" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eili"&gt;Şili&lt;/a&gt;’nin &lt;a title="Curicó" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Curic%C3%B3"&gt;Curicó&lt;/a&gt; şehri üzerinde olduğunu bildirmiş ve iniş için gereken izni almıştı. Daha sonra bunun ölümcül bir hata olduğu ortaya çıkacaktır.&lt;br /&gt;Hâlâ dağların üzerinden seyretmesine rağmen bulut örtüsünün içinden geçerek alçalmaya başlayan uçak kısa süre sonra isimsiz bir zirveye çarptı. Sonraları Cerro Seler adı verilen, Glaciar de las Lágrimas (Gözyaşları Buzulu) olarak da bilinen zirve, &lt;a title="Şili" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eili"&gt;Şili&lt;/a&gt; ile &lt;a title="Arjantin" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Arjantin"&gt;Arjantin&lt;/a&gt; arasındaki uzak dağlık sınırda Cerro Sosneado ve Tinguiririca Volkanı arasında yer alıyordu. 4.200 metrelik rakımda zirveye çarpan uçağın sağ kanadı koparak geriye doğru fırladığında kuyruk üzerindeki dikey dengeleyiciyi kopararak gövde üzerinde arkada kocaman bir delik açılmasına neden olmuştur. Az sonra ikinci bir zirveye çarpan uçağın sol kanadı da kopunca geriye yalnızca havada ilerleyen bir gövde kalmıştır. Yere çakılan gövde dağın dik bir eğiminden kayarak bir kar yığınına takılarak durabilmiştir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kırk beş yolcudan onikisi kaza esnasında ya da hemen sonra, beşi ertesi sabah ve biri de yaralarına yenik düşerek sekizinci gün ölmüştür. Geride kalan 27 kişi dondurucu soğuk altında dağların yüksek rakımında hayatta kalmanın çok zor olduğu koşullarla karşı karşıya kaldı. Şartların gerektirdiği hiçbir teçhizata sahip değillerdi. Yirmi dört yaşındaki Adolfo "Fito" Strauch, pilot kabinindeki güneş siperliklerinden yararlanarak birkaç güneş gözlüğü yapmıştı ancak, &lt;a title="Kar körlüğü" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kar_k%C3%B6rl%C3%BC%C4%9F%C3%BC"&gt;kar körlüğünü&lt;/a&gt; engellemek için dağcı gözlükleri, soğuktan koruyacak giysileri ve buzda yürüyebilmek için kramponları yoktu. Daha da kötüsü hiçbir tıbbi gerecin olmamasıydı. Aralarında bulunan Tıp birinci sınıfta okuyan iki öğrenci uçaktan kalanlarla kırık çıkıklar için derme çatma &lt;a class="new" title="Atel (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Atel&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;ateller&lt;/a&gt; yapmak zorunda kalmıştır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Üç ülkeden arama ekipleri kaybolan uçağı aramaya başladılar. Ancak beyaz olan uçak, karın içinde kaldığından gökyüzünden görülemiyordu. Sekiz gün sonra arama çalışmaları durduruldu. Uçakta transistörlü küçük bir radyo bulan çocuklar dağdaki on ikinci günlerinde aramaların durdurulduğunu haber aldılar. Kurtulanlarla yapılan röportajlara dayanarak yazılmış olan &lt;a class="new" title="Alive: The Story of the Andes Survivors (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alive:_The_Story_of_the_Andes_Survivors&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Alive: The Story of the Andes Survivors&lt;/a&gt; adlı kitapta &lt;a class="new" title="Piers Paul Read (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Piers_Paul_Read&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Piers Paul Read&lt;/a&gt; aramaların durdurulduğunu öğrendikten sonra geçenleri şöyle aktarır:&lt;br /&gt;Roy’un etrafında toplananlar haberi duyduktan sonra ağlamaya ve dua etmeye başladılar. Batıda yükselen dağlara doğru sakince bakan Parrado dışında hepsi ağlıyordu. Gustavo [Coco] Nicolich uçaktan çıkıp geldiğinde suratlardaki ifadeden ne olduğunu anlamıştı. Bavullardan ve rugby formalarından yapılmış olan duvardaki delikten tırmanarak loş tünelin ağzında çömeldi, hüzünlü gözlerle ona bakanlara “Hey çocuklar” diye bağırdı, “iyi haberler var! Az önce radyodan duyduk. Aramayı durdurmuşlar.”. Uçağın içinde bir sessizlik olmuştu. İçinde bulundukları çıkmaz durumun ümitsizliğini idrak ettikçe ağladılar. Paez kızgınlıkla Nicolich’e bağırdı: “Allah aşkına bunun neresi iyi haber?”. “Çünkü” dedi Nicolich, “Buradan kurtulmak bize kaldı.” Tek başına bu çocuğun cesareti herkesin umutsuzluğa kapılmasını önlemişti. (88-9, ilk baskı) &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatta kalanların elinde sadece birkaç çikolata, çerez ve birkaç şişe şarap vardı. İlk günlerde, zaten az olan yiyecek stoklarını aralarında azar azar paylaşarak idare etmeye çalıştılar. Fito karı eriterek su elde etmenin bir yolunu buldu.&lt;br /&gt;Ne kadar az pay etseler de, stoklar kısa sürede tükendi. Karla kaplı dağlık arazide ne bir doğal bitki örtüsü vardı ne de herhangi bir hayvan yaşıyordu. Hayatta kalabilmek için, ölen arkadaşlarının cesetlerini yemeye karar verdiler. Bu, kolay alınmış bir karar değildi, ölenlerin çoğu hem sınıf arkadaşları hem de yakın dostlarıydı. &lt;a class="new" title="Nando Parrado (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nando_Parrado&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Nando Parrado&lt;/a&gt; 2006 yılında yayımlanan &lt;a class="new" title="Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Miracle_in_the_Andes:_72_Days_on_the_Mountain_and_My_Long_Trek_Home&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home&lt;/a&gt; adlı kitabında bu kararı şöyle yorumlar:&lt;br /&gt;Yüksek rakımda vücudun kalori ihtiyacı astronomiktir… açlıktan ölüyorduk ve yiyecek bulma umudumuz da kalmamıştı, ama açlığımız o kadar arttı ki yine de aramaya devam ettik… tekrar tekrar uçağın gövdesinde kalmış kırıntıları aradık durduk. Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık. Bu maddelerdeki kimyasalların bize yarardan çok zarar vereceğini bile bile… Koltuk oturaklarını saman buluruz ümidiyle parçaladık ama içinden sadece yenmesi mümkün olmayan koltuk süngeri çıktı. Tekrar tekrar aynı sonuca varıyordum kafamda: Eğer üstümüzdeki elbiseleri yemeyeceksek burada alüminyumdan, plastikten, buz ve kayadan başka hiçbir şey yoktu. (94-95)&lt;br /&gt;Piers Paul Read’in Alive kitabında önemle üzerinde durduğu gibi yolcuların hepsi &lt;a title="Katolik" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Katolik"&gt;Katolikti&lt;/a&gt;. Read’e göre bazıları yaptıklarını hıristiyanların &lt;a class="new" title="Eucharist (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Eucharist&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Eucharist&lt;/a&gt; ayinine denk gördü. Bazıları başlarda çekingen davrandıysa da hayatta kalmanın başka bir yolu olmadığını anlayarak birkaç gün içinde fikirlerini değiştirdiler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk başta hayatta kalanların sekizi uçağın enkazında uyurken üzerlerine düşen bir &lt;a title="Çığ" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C4%B1%C4%9F"&gt;çığ&lt;/a&gt; sonucu &lt;a title="29 Ekim" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/29_Ekim"&gt;29 Ekim&lt;/a&gt; gecesi hayatını kaybetti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çığdan sonra çocukların bazısı, hayatta kalabilmenin tek yolunun dağları tırmanarak aşmak ve yardım aramak olduğunda ısrar ettiler. Yardımcı pilotun Curico’yu geçtiklerini belirtmesi nedeniyle Şili topraklarının, batıda yalnızca birkaç mil ötede olduğunu düşünüyorlardı. Grubun içinde en sağlıklı ve güçlü olanlar her yöne doğru yaptıkları ufak yürüyüşlerle hem uçağın kopan kuyruğunu hem de kaza anında kaybolan arkadaşlarını araştırdı. Böyle bir yürüyüş sonucunda altı kişinin cesedini, daha yüksek bir rakımda buldular. Yürüyüşlere katılmak isteyenler, bu kadar yüksek rakımda yürümenin ve amansız geçen soğuk gecelere dayanmanın zorluğu karşısında bundan vazgeçtiler.&lt;br /&gt;Birkaç denemeden sonra &lt;a class="new" title="Nando Parrado (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nando_Parrado&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Nando Parrado&lt;/a&gt;, Roberto Canessa ve Antonio "Tintin" Vizíntin’den oluşan son bir grup kuruldu. Roberto Canessa'nın ısrarıyla ilk önce Parrado ile birlikte kuyruğu bulmak için doğuya doğru gitmeye karar verdiler. Bu denemelerinde uçağın kuyruğunu buldular. Kuyruğun içinde birkaç bavul bulunuyordu. Çok az yemek artığı, bir çizgiroman, giysi ve sigara buldular. Tintin'in bulduğu, boruların çevresine sarılmış yalıtım malzemesi, daha sonra kurtulmalarını sağlayan önemli bir nokta olacaktı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kazadan hemen sonra uçağın kokpitindeki telsizi kullanmak için bir girişimde bulunmuşlardı ama telsizi çalıştıracak güç kaynakları yoktu. Kazadan kurtulan ancak daha sonra çığ altında kalarak ölen uçağın bakım görevlisi, uçağın akülerinin kaybolan kuyruk bölümünde olduğundan söz etmişti.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu bulunca akülerin yerini de tespit ettiler ancak uçağın gövdesine taşınamayacak kadar ağır olduğunu farkedince telsizi kuyruğun yanına getirmeye karar verdiler. Geriye dönen çocuklar, hayatta kalanların en gençlerinden Roy Harley’nin gönülsüz de olsa yardım etmesini sağladılar. Harley aralarında elektronikten anlayan tek kişiydi. Birkaç süren uğraşının ardından Harley ve Canessa telsizi çalıştıramayacaklarına karar verip geri döndüler. Telsizin akü ile değil, uçak motorunun ürettiği güçle çalıştığını bilmiyorlardı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Artık tek kurtuluş yolunun batıya doğru dağları aşmak olduğunun farkına varmışlardı. Ancak geceleri hayatta kalmanın bir yolunu bulmadan tırmanmaya çalışmak olanaksızdı. İşte bu noktada uyku tulumu fikri ortaya atıldı.&lt;br /&gt;&lt;a class="new" title="Nando Parrado (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nando_Parrado&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Nando Parrado&lt;/a&gt;, &lt;a class="new" title="Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Miracle_in_the_Andes:_72_Days_on_the_Mountain_and_My_Long_Trek_Home&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home&lt;/a&gt; adlı kitabında otuz dört yıl sonra şunları yazacaktı:&lt;br /&gt;İkinci büyük zorluk, özellikle de günbatımından sonra soğuktan kendimizi korumaktı. Yılın bu zamanlarında gündüzleri hava sıcaklığı donma derecesinin üzerine çıkabiliyordu ancak geceleri bizi öldürecek kadar soğuk oluyordu. Ayrıca artık açık yamaçlarda sığınacak bir yer bulamayacağımızı da biliyorduk. Uzun geceleri donmadan geçirebilmenin bir yolunu bulmalıydık ve uçağın kuyruk bölümünden kurtardığımız yalıtım malzemeleri bize çözüm yolunu gösterdi… yolculuk hakkında fikirlerimizi paylaşırken bu yalıtım parçalarını birbirine dikerek büyük ılık bir battaniye yapabileceğimizi farkettik. Sonra da bu battaniyeyi ikiye katlayıp kenarlarını diktiğimizde, üç kişinin içine girip soğuktan kendini koruyabileceği büyük yalıtılmış bir uyku tulumu yapabileceğimizi anladık. Üç kişinin vücut sıcaklığı ve yalıtkan malzemenin yardımıyla en soğuk gecelerin bile üstesinden gelebilecektik.&lt;br /&gt;&lt;a class="new" title="Carlitos Páez (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carlitos_P%C3%A1ez&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Carlitos&lt;/a&gt; bu işi üstüne aldı. Daha küçük bir çocukken annesinden dikiş dikmeyi öğrenmişti. Annemin makyaj çantasında bulduğum dikiş setini kullanarak hemen işe koyuldu… daha hızlı çalışabilmek için bize de dikiş dikmeyi öğretti ve hepimiz sırayla işe koyulduk… Carlitos, Coche, Gustavo [Zerbino] ve Fito içimizdeki en hızlı ve en iyi terzilerdi. (170-1)&lt;br /&gt;Uyku tulumu tamamlandıktan ve hayatta kalanlardan Numa Turcatti yaraları nedeniyle öldükten sonra, daha önceleri kararsız olan Canessa da yola çıkmanın doğru olacağına kanaat getirdi ve üç yolcu 12 Aralık’ta tırmanmaya başladılar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a title="12 Aralık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/12_Aral%C4%B1k"&gt;12 Aralık&lt;/a&gt; &lt;a title="1972" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1972"&gt;1972&lt;/a&gt;’de, kazanın üstünden iki ay geçtikten sonra Parrado, Canessa ve Vizintín tırmanmaya başladılar. Önde giden Parrado’yu diğerleri sık sık yavaşlaması için uyardı. Hâlâ çok soğuk olmasına rağmen, uçağın kuyruğundan çıkardıkları yalıtım malzemesi ile yaptıkları uyku tulumu sayesinde geceleri hayatta kalabildiler.&lt;br /&gt;Tırmanışlarının üçüncü gününde, Parrado diğer ikisinden önce dağın tepesine ulaştı. Orada gördüğü, kelimenin tam manasıyla nefesini kesti. Göz alabildiğince dağlar uzanıyordu önünde. Uzaklarda küçük bir "Y" görünce dağdan çıkışın buradan olduğunu düşündü ve umudunu kaybetmedi. Tırmanışlarının planladıklarından daha fazla enerji gerektireceğini anlayınca ve yiyecek stokları da azalınca Parrado ve Canessa, Vizintín’i kaza mahalline geri gönderdiler. Geri dönüş sadece üç saat sürdü&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Parrado ve Canessa birkaç günlük yürüyüşün sonunda kar çizgisinin bitimine ulaştı. Dokuzuncu gece dinlenmek için durakladılar. Parrado ateş yakmak için çalı çırpı toplarken Canessa’nın dikkatini, nehrin öte yakasında at üzerinde bir adama benzer bir karaltı çekti ve Parrado’ya nehrin kenarına inmesi için bağırdı. Önce Canessa’nın hayal gördüğünü sanmışlardı ancak sonunda üç atlıyı gördüler. Aralarındaki nehre rağmen Nando ve Canessa durumlarını adamlara anlatmaya çalıştılar. Atlıların içindeki &lt;a title="Şili" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eili"&gt;Şilili&lt;/a&gt; &lt;a title="Huaso" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Huaso"&gt;Huaso&lt;/a&gt; &lt;a class="new" title="Sergio Catalan (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sergio_Catalan&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Sergio Catalan&lt;/a&gt; "yarın" diye bağırarak cevap verdi. Kurtarılacaklarını anlamışlardı ve nehrin kenarında uyumak için yerleştiler. Ertesi gün geri dönen atlılar bir taşa kâğıt ve kalem bağlayarak delikanlılara attılar. Parrado uçak kazası hakkında bir not yazarak taşı onlara geri attı. Catalan, at üzerinde çok uzun bir yol katederek yardım aramaya gitti ve sonunda helikopterlerle bir kurtarma ekibi geldi. Nando helikopterlerle birlikte dağlara, diğer hayatta kalanların yerini göstermek için geri döndü. 13 Ekim Uruguay Hava Kuvvetleri Uçuş 571 kazasından sağ kurtulanların olduğu haberi uluslararası basına da sızdığından yöre gazeteci akınına uğradı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kaza yerinde kalanlar Parrado ve Canessa’nın yardım bulduğunu ertesi gün radyodan öğrendi. Aynı gün, &lt;a title="22 Aralık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/22_Aral%C4%B1k"&gt;22 Aralık&lt;/a&gt; &lt;a title="1972" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1972"&gt;1972&lt;/a&gt;'de öğleden sonra iki arama kurtarma görevlisi ve Parrado'yu taşıyan helikopter bölgeye ulaşarak hayatta kalanların yarısını helikoptere aldı. Kurtarma görevlileriyle birlikte geride kalanlar, geceleyin And Dağları’nda uçuşun zorluğu nedeniyle ertesi sabah gelecek olan helikopteri bekledi. İkinci helikopter &lt;a title="23 Aralık" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/23_Aral%C4%B1k"&gt;23 Aralık&lt;/a&gt; günü gündoğarken kaza mahalline ulaştı ve kazadan kurtulan on altı kişinin tamamı kurtarılmış oldu. Kurtulanlar &lt;a title="Santiago, Şili" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Santiago,_%C5%9Eili"&gt;Santiago&lt;/a&gt;’daki hastanelere götürülerek, &lt;a class="new" title="Yükseklik hastalığı (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Y%C3%BCkseklik_hastal%C4%B1%C4%9F%C4%B1&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;yükseklik hastalığı&lt;/a&gt;, &lt;a class="new" title="Dehidratasyon (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dehidratasyon&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;dehidratasyon&lt;/a&gt;, soğuk çarpması, kırık kemikler, &lt;a title="İskorbüt" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skorb%C3%BCt"&gt;iskorbüt&lt;/a&gt; ve kötü beslenme nedeniyle tedavi gördüler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kazazedeler, yanlarında taşıdıkları peynirleri yiyerek hayatta kalmayı başardıklarını söylediler. Diğer detayları aileleriyle paylaşmayı planlamışlardı. Ancak kaza yerinde çekilen fotoğraflar basına sızdırıldı ve sansasyon yaratmak üzere hazırlanmış yazılarla kamuoyunun önüne neredeyse atıldılar.&lt;br /&gt;Kazadan kurtulanlar 28 Aralık günü &lt;a class="new" title="Montevideo’da Stella Maris Koleji (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Montevideo%E2%80%99da_Stella_Maris_Koleji&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Montevideo’da Stella Maris Koleji&lt;/a&gt;’nde bir basın toplantısı yaparak son 72 gün başlarına gelenleri anlattılar. &lt;a class="external autonumber" href="http://www.viven.com.uy/571/eng/historia.asp" rel="nofollow"&gt;[1]&lt;/a&gt; (Daha sonraki yıllarda iki kitabın yayımlanmasına, iki filmin çekilmesine ve bu olay hakkındaki resmi web sitesinin hazırlanmasına da yardımcı oldular).&lt;br /&gt;Kazada ölenlerden geriye kalanlar, kaza mahallinden yarım mil ötedeki bir taş yığının altına gömüldü. Mezarın tam ortasına demir bir haç kondu. Uçağın gövdesinden geriye kalanlar maceraperestlerin ilgisini çekme ihtimaline karşı yakıldı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Alive: The Story of the Andes Survivors (1974)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kurtarılmalarından iki yıl sonra yazılan ilk kitap, Alive: The Story of the Andes Survivors, kurtulanlarla ve aileleriyle röportaj yapan &lt;a class="new" title="Piers Paul Read (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Piers_Paul_Read&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Piers Paul Read&lt;/a&gt; tarafından yayımlanmıştır. Önemli bir başarı kazanan bu kitap hâlâ popülerliğini korumaktadır. Kitabın açılışında, kazadan kurtulanlar, niçin bu kitabın yazılmasını istediklerini şöyle belirtir:&lt;br /&gt;Bu kitabın yazılmasına ve dağda olanlar hakkında çıkan söylentilere karşı doğrunun bilinmesine karar verdik. Çektiklerimizin ve dayanışmamızın öyküsü olan bu kitabı ölen dostlarımıza ve en çok ihtiyaç duyduğumuz anda sevgi ve anlayışla bizi kucaklayan ailelerine adıyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Miracle in the Andes (2006)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kurtulmalarından otuz dört yıl sonra &lt;a class="new" title="Nando Parrado (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nando_Parrado&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Nando Parrado&lt;/a&gt; Vince Rause ile birlikte &lt;a class="new" title="Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Miracle_in_the_Andes:_72_Days_on_the_Mountain_and_My_Long_Trek_Home&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Miracle in the Andes: 72 Days on the Mountain and My Long Trek Home&lt;/a&gt; adlı kitabını yayımladı. Olumlu tepkiler alan kitabının başında Parrado kamuoyunun olaya tepkisini şöyle anlatır:&lt;br /&gt;Aslında hayatta kalıp kurtulmamız ulusal bir gurur konusu olmuştu. Başımızdan geçen çetin olaylar görkemli bir macera olarak kutlanıyordu. ...Dağlarda yaşadıklarımızın görkemle yakından uzaktan alâkası olmadığını onlara nasıl anlatacağımı bilemiyordum. Orada yalnızca çirkinlik ve korku ve ümitsizlik ve masum insanların ölümünü izlemenin yarattığı düşkünlük vardı. Aynı zamanda, konunun yalnızca hayatta kalmak için ne yemek zorunda kaldığımızla ilgili yaratılan sansasyon ile de sarsıldım. Kurtarılmamızdan kısa süre sonra Katolik Kilisesi’nin resmî yetkilileri kilise doktrinine göre ölülerin etini yiyerek günah işlemediğimizi açıkladı. Roberto’nun da dağda dediği gibi, eğer kendimizin ölmesine izin verseydik günah işlemiş olacağımızı dünyaya duyurdu. Beni asıl rahatlatan, ölen arkadaşlarımızın ailelerinin bize olan desteklerini kamuoyuna açıklamalarıydı. Tüm dünyaya, hayatta kalabilmek için yaptıklarımızı anladıklarını ve kabul ettiklerini bildirdiler… onların bu jestine rağmen birçok gazete, pervasızca bu olaydan yararlanmak amacıyla, sadece beslenme şeklimize odaklandı. Hatta bazı gazeteler ön sayfalarında dehşet verici görüntülerin üzerine korkunç başlıklar attı. (247-8)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Alive: The Miracle of the Andes (1993)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a class="new" title="Alive: The Miracle of the Andes (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alive:_The_Miracle_of_the_Andes&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Alive: The Miracle of the Andes&lt;/a&gt;, farklı eleştiriler aldı. Filmin yönetmeni &lt;a class="new" title="Frank Marshall (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Frank_Marshall&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Frank Marshall&lt;/a&gt;’dı ve &lt;a class="new" title="Piers Paul Read (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Piers_Paul_Read&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Piers Paul Read&lt;/a&gt;’in &lt;a class="new" title="Alive: The Story of the Andes Survivors (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alive:_The_Story_of_the_Andes_Survivors&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Alive: The Story of the Andes Survivors&lt;/a&gt; adlı kitabını temel alıyordu. Filmin başrolünde &lt;a title="Ethan Hawke" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ethan_Hawke"&gt;Ethan Hawke&lt;/a&gt; yeralmıştı ve film &lt;a title="John Malkovich" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/John_Malkovich"&gt;John Malkovich&lt;/a&gt; tarafından anlatılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;a class="new" title="Nando Parrado (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nando_Parrado&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Nando Parrado&lt;/a&gt; filme teknik danışmanlık yaptı. &lt;a class="new" title="Carlitos Páez (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Carlitos_P%C3%A1ez&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Carlitos Páez&lt;/a&gt; ve Ramon "Moncho" Sabella filmin çekimi için yeniden hazırlanan uçak gövdesini ziyaret ederek setin tarihsel doğruluğunu sağlamak için yardımcı oldular ve oyunculara olayların nasıl geliştiğini anlattılar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Alive: 20 Years Later (1993)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="new" title="Alive: 20 Years Later (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alive:_20_Years_Later&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Alive: 20 Years Later&lt;/a&gt; &lt;a class="new" title="Jill Fullerton-Smith (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Jill_Fullerton-Smith&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Jill Fullerton-Smith&lt;/a&gt;'in yazıp yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği &lt;a title="Belgesel film" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Belgesel_film"&gt;belgesel film&lt;/a&gt;. &lt;a title="Martin Sheen" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Martin_Sheen"&gt;Martin Sheen&lt;/a&gt; anlatıcı olarak yer almıştır. Belgesel, kazadan kurtulanların yirmi yıl sonraki yaşantılarını inceliyor ve Alive: The Miracle of the Andes filminin yapımına katılımlarını anlatıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Resmî websitesi (2002)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;2002 yılında olayın 30. yıldönümü nedeniyle kurtulanlar için resmî bir internet sitesi &lt;a class="external autonumber" href="http://www.viven.com.uy/571/eng/Aniversario.asp" rel="nofollow"&gt;[2]&lt;/a&gt; kuruldu. Viven! El Accidente de Los Andes başlığını taşıyan site İspanyolca ve İngilizce versiyonlara sahiptir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kurtulan onaltı kişi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;José Pedro Algorta, 21&lt;br /&gt;Roberto Canessa, 19&lt;br /&gt;Alfredo "Pancho" Delgado, 24&lt;br /&gt;Daniel Fernandez, 26&lt;br /&gt;Roberto "Bobby" François, 20&lt;br /&gt;Roy Harley, 20&lt;br /&gt;José Luis "Coche" Inciarte, 24&lt;br /&gt;Alvaro Mangino, 19&lt;br /&gt;Javier Methol, 38&lt;br /&gt;Carlos "Carlitos" Páez, 18&lt;br /&gt;&lt;a class="new" title="Nando Parrado (sayfa mevcut değil)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nando_Parrado&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;Nando Parrado&lt;/a&gt;, 22&lt;br /&gt;Ramon "Moncho" Sabella, 21&lt;br /&gt;Adolfo "Fito" Strauch, 24&lt;br /&gt;Eduardo Strauch, 25&lt;br /&gt;Antonio "Tintin" Vizíntin, 19&lt;br /&gt;Gustavo Zerbino, 19 &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ölenler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;24 yolcu ve beş mürettebatın tamamı dağda öldü:&lt;br /&gt;Francisco "Panchito" Abal, 21&lt;br /&gt;Gaston Costemalle, 23&lt;br /&gt;Rafael Echavarren, 22&lt;br /&gt;&lt;a title="Albay" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Albay"&gt;Albay&lt;/a&gt; Julio César Ferradás, 39, Pilot&lt;br /&gt;José Guido Magri, 23&lt;br /&gt;Alexis "Alejo" Hounié, 20&lt;br /&gt;&lt;a title="Yarbay" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Yarbay"&gt;Yarbay&lt;/a&gt; Dante Lagurara, 41, Yardımcı pilot&lt;br /&gt;Filipe Maquirriain, 22&lt;br /&gt;Mrs. Graciela Mariani, 43&lt;br /&gt;Julio Martínez Lamas, 24&lt;br /&gt;&lt;a title="Teğmen" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Te%C4%9Fmen"&gt;Teğmen&lt;/a&gt; Ramon Martínez, 30, Yönbulucu&lt;br /&gt;Daniel Maspons, 20&lt;br /&gt;Juan Carlos Menéndez, 22&lt;br /&gt;Mrs. Liliana Methol, 34&lt;br /&gt;Mrs. Esther Nicola, 40&lt;br /&gt;Dr. Francisco Nicola, 40&lt;br /&gt;Gustavo "Coco" Nicolich, 20&lt;br /&gt;Arturo Nogueira, 21&lt;br /&gt;Mrs. Eugenia Parrado, 50&lt;br /&gt;Susana "Susy" Parrado, 20&lt;br /&gt;Marcelo Pérez, 25&lt;br /&gt;Enrique Platero, 22&lt;br /&gt;&lt;a title="Çavuş" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87avu%C5%9F"&gt;Çavuş&lt;/a&gt; Ovidio Ramirez, 26, Kabin görevlisi&lt;br /&gt;&lt;a title="Çavuş" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87avu%C5%9F"&gt;Çavuş&lt;/a&gt; Carlos Roque, 24, Bakım görevlisi&lt;br /&gt;Daniel Shaw, 24&lt;br /&gt;Diego Storm, 20&lt;br /&gt;Numa Turcatti, 24&lt;br /&gt;Carlos Valeta, 18&lt;br /&gt;Fernando Vasquez, 20 &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7662860987109660859?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.viven.com.uy/571/eng/Aniversario.asp' title='Uruguay Hava Kuvvetleri&apos;nin 571 sefer sayılı uçuşu'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7662860987109660859/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/uruguay-hava-kuvvetlerinin-571-sefer.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7662860987109660859'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7662860987109660859'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/uruguay-hava-kuvvetlerinin-571-sefer.html' title='Uruguay Hava Kuvvetleri&apos;nin 571 sefer sayılı uçuşu'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-hhegamUFW90/Tt3Cp_9sBHI/AAAAAAAAAdI/XQqbHULgK38/s72-c/FokkerAnde1972.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1143901800589867447</id><published>2011-12-05T15:33:00.028+02:00</published><updated>2011-12-05T15:52:32.698+02:00</updated><title type='text'>PULİTZER'DEN...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-9OKRJ7KNHmU/TtzLWXqH0wI/AAAAAAAAAcw/328wkkgsWsM/s1600/somali.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640415002972930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 404px; CURSOR: hand; HEIGHT: 406px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-9OKRJ7KNHmU/TtzLWXqH0wI/AAAAAAAAAcw/328wkkgsWsM/s400/somali.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-z2iMr_NsuKM/TtzLSy7RBQI/AAAAAAAAAck/ta4M1NIoGv4/s1600/197801-pulitzer-odulleri--41.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640353603159298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-z2iMr_NsuKM/TtzLSy7RBQI/AAAAAAAAAck/ta4M1NIoGv4/s400/197801-pulitzer-odulleri--41.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-mb77nEPYaEM/TtzLP7DGeGI/AAAAAAAAAcY/49c8MKo2KTI/s1600/197800-pulitzer-odulleri--40.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640304243898466" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-mb77nEPYaEM/TtzLP7DGeGI/AAAAAAAAAcY/49c8MKo2KTI/s400/197800-pulitzer-odulleri--40.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-xG9Nx-lppVQ/TtzLM3W41lI/AAAAAAAAAcM/aLtlMA4G3lM/s1600/197799-pulitzer-odulleri--39.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640251713541714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-xG9Nx-lppVQ/TtzLM3W41lI/AAAAAAAAAcM/aLtlMA4G3lM/s400/197799-pulitzer-odulleri--39.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ebOmGx-d138/TtzLJ6ikRbI/AAAAAAAAAcA/4p1CT0Al-Ds/s1600/197798-pulitzer-odulleri--38.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640201028224434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-ebOmGx-d138/TtzLJ6ikRbI/AAAAAAAAAcA/4p1CT0Al-Ds/s400/197798-pulitzer-odulleri--38.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cu0WSd_wxiQ/TtzLHGLs-dI/AAAAAAAAAb0/_ZovGz91bw0/s1600/197796-pulitzer-odulleri--36.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640152613943762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-cu0WSd_wxiQ/TtzLHGLs-dI/AAAAAAAAAb0/_ZovGz91bw0/s400/197796-pulitzer-odulleri--36.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-jFmQ-0-3huE/TtzLEKj-LJI/AAAAAAAAAbo/iyfga4BNkGQ/s1600/197795-pulitzer-odulleri--35.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640102249868434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-jFmQ-0-3huE/TtzLEKj-LJI/AAAAAAAAAbo/iyfga4BNkGQ/s400/197795-pulitzer-odulleri--35.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-fIlWaCX3jC0/TtzLBXSiHyI/AAAAAAAAAbc/6G7QDnEea-k/s1600/197794-pulitzer-odulleri--34.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640054126780194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-fIlWaCX3jC0/TtzLBXSiHyI/AAAAAAAAAbc/6G7QDnEea-k/s400/197794-pulitzer-odulleri--34.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CZOCSpL69ig/TtzK-iD8_iI/AAAAAAAAAbQ/bciE8p89-1g/s1600/197793-pulitzer-odulleri--33.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682640005478809122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-CZOCSpL69ig/TtzK-iD8_iI/AAAAAAAAAbQ/bciE8p89-1g/s400/197793-pulitzer-odulleri--33.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-uelJ9ZGCIUk/TtzK8AHeaBI/AAAAAAAAAbE/yOUi3GSUFUc/s1600/197792-pulitzer-odulleri--32.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639962007037970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-uelJ9ZGCIUk/TtzK8AHeaBI/AAAAAAAAAbE/yOUi3GSUFUc/s400/197792-pulitzer-odulleri--32.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-uaofFsYAydo/TtzKrwfptFI/AAAAAAAAAa4/nHdP35F3ZrE/s1600/197791-pulitzer-odulleri--31.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639682935567442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-uaofFsYAydo/TtzKrwfptFI/AAAAAAAAAa4/nHdP35F3ZrE/s400/197791-pulitzer-odulleri--31.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-294wb997NDo/TtzKpc7WMGI/AAAAAAAAAas/8_N4F1woGao/s1600/197790-pulitzer-odulleri--30.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639643323281506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-294wb997NDo/TtzKpc7WMGI/AAAAAAAAAas/8_N4F1woGao/s400/197790-pulitzer-odulleri--30.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RAyhPm49pkE/TtzKk8MutQI/AAAAAAAAAag/yGCbTOuKBiE/s1600/197789-pulitzer-odulleri--29.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639565818344706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-RAyhPm49pkE/TtzKk8MutQI/AAAAAAAAAag/yGCbTOuKBiE/s400/197789-pulitzer-odulleri--29.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ve5QdGON_Tw/TtzKisBkA8I/AAAAAAAAAaU/WJJ_RX6STRM/s1600/197788-pulitzer-odulleri--28.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639527116800962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-ve5QdGON_Tw/TtzKisBkA8I/AAAAAAAAAaU/WJJ_RX6STRM/s400/197788-pulitzer-odulleri--28.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_cFbIoiGlZg/TtzKgbTSQNI/AAAAAAAAAaI/Si_zoKJO_v0/s1600/197787-pulitzer-odulleri--27.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639488267993298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-_cFbIoiGlZg/TtzKgbTSQNI/AAAAAAAAAaI/Si_zoKJO_v0/s400/197787-pulitzer-odulleri--27.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6My1Ce-Su6c/TtzKeAMOqQI/AAAAAAAAAZ8/S6XDQyT1t_U/s1600/197786-pulitzer-odulleri--26.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639446630902018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 266px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-6My1Ce-Su6c/TtzKeAMOqQI/AAAAAAAAAZ8/S6XDQyT1t_U/s400/197786-pulitzer-odulleri--26.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-4jETGu6x_gk/TtzKb5Rp0-I/AAAAAAAAAZw/xMmDb8Kf-Lg/s1600/197783-pulitzer-odulleri--23.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639410414867426" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-4jETGu6x_gk/TtzKb5Rp0-I/AAAAAAAAAZw/xMmDb8Kf-Lg/s400/197783-pulitzer-odulleri--23.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nIbhnTDhOIQ/TtzKZgTjphI/AAAAAAAAAZk/eQacTR1lhF4/s1600/197777-pulitzer-odulleri--17.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639369352226322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-nIbhnTDhOIQ/TtzKZgTjphI/AAAAAAAAAZk/eQacTR1lhF4/s400/197777-pulitzer-odulleri--17.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-oMwMXtofJvg/TtzKXKv_pkI/AAAAAAAAAZY/Vv1BtKA3YFQ/s1600/197775-pulitzer-odulleri--15.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639329206183490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-oMwMXtofJvg/TtzKXKv_pkI/AAAAAAAAAZY/Vv1BtKA3YFQ/s400/197775-pulitzer-odulleri--15.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-4daX3kffXbg/TtzKUxklMNI/AAAAAAAAAZM/TOfDvuoGjVY/s1600/197774-pulitzer-odulleri--14.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639288087687378" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-4daX3kffXbg/TtzKUxklMNI/AAAAAAAAAZM/TOfDvuoGjVY/s400/197774-pulitzer-odulleri--14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_6zUWZCRQhQ/TtzKQnktqdI/AAAAAAAAAZA/H9sKEyAqLnE/s1600/13.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639216684411346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-_6zUWZCRQhQ/TtzKQnktqdI/AAAAAAAAAZA/H9sKEyAqLnE/s400/13.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cCeT7s8wZVQ/TtzKOrne-nI/AAAAAAAAAY0/2Rg8GInnHTA/s1600/10.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682639183410035314" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 294px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-cCeT7s8wZVQ/TtzKOrne-nI/AAAAAAAAAY0/2Rg8GInnHTA/s400/10.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-hVBp6ZDCW1k/TtzIh3WXYnI/AAAAAAAAAYo/dA2ndg1wpf8/s1600/9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682637313953718898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-hVBp6ZDCW1k/TtzIh3WXYnI/AAAAAAAAAYo/dA2ndg1wpf8/s400/9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-GkSVP30K9as/TtzIfk4vGSI/AAAAAAAAAYc/zhigZnh0wFs/s1600/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682637274637867298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 257px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-GkSVP30K9as/TtzIfk4vGSI/AAAAAAAAAYc/zhigZnh0wFs/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mxrVFQ-RWR8/TtzIdAfMA0I/AAAAAAAAAYQ/9gsS3nCp9nU/s1600/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682637230507295554" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 278px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-mxrVFQ-RWR8/TtzIdAfMA0I/AAAAAAAAAYQ/9gsS3nCp9nU/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-WrqTdmCqqpI/TtzIaXd2TJI/AAAAAAAAAYE/hLS-_-NYUjY/s1600/4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682637185136086162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 267px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-WrqTdmCqqpI/TtzIaXd2TJI/AAAAAAAAAYE/hLS-_-NYUjY/s400/4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Zp3kt_KXWjk/TtzIX8bqWzI/AAAAAAAAAX4/3DP2ykVIH9U/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682637143519419186" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 398px; CURSOR: hand; HEIGHT: 408px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-Zp3kt_KXWjk/TtzIX8bqWzI/AAAAAAAAAX4/3DP2ykVIH9U/s400/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1143901800589867447?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1143901800589867447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/pulitzerden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1143901800589867447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1143901800589867447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/pulitzerden.html' title='PULİTZER&apos;DEN...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-9OKRJ7KNHmU/TtzLWXqH0wI/AAAAAAAAAcw/328wkkgsWsM/s72-c/somali.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2538539470571229879</id><published>2011-12-03T16:59:00.002+02:00</published><updated>2011-12-03T17:01:49.256+02:00</updated><title type='text'>AN GELİR...</title><content type='html'>an gelir&lt;br /&gt; paldır küldür yıkılır bulutlar&lt;br /&gt; gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet&lt;br /&gt; o eski heyecan ölür&lt;br /&gt; an gelir biter muhabbet&lt;br /&gt; çalgılar susar heves kalmaz&lt;br /&gt; şatârâbân ölür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şarabın gazabından kork&lt;br /&gt; çünkü fena kırmızıdır&lt;br /&gt; kan tutar / tutan ölür&lt;br /&gt; sokaklar kuşatılmış&lt;br /&gt; karakollar taranır&lt;br /&gt; yağmurda bir militan ölür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;an gelir&lt;br /&gt; ömrünün hırsızıdır&lt;br /&gt; her ölen pişman ölür&lt;br /&gt; hep yanlış anlaşılmıştır&lt;br /&gt; hayalleri yasaklanmış&lt;br /&gt; an gelir şimşek yalar&lt;br /&gt; masmavi dehşetiyle siyaset meydanını&lt;br /&gt; direkler çatırdar yalnızlıktan&lt;br /&gt; sehpada pir sultan ölür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son umut kırılmıştır&lt;br /&gt; kaf dağı’nın ardındaki&lt;br /&gt; ne selam artık ne sabah&lt;br /&gt; kimseler bilmez nerdeler&lt;br /&gt; namlı masal sevdalıları&lt;br /&gt; evvel zaman içinde&lt;br /&gt; kalbur saman ölür&lt;br /&gt; kubbelerde uğuldar bâkî&lt;br /&gt; çeşmelerden akar sinan&lt;br /&gt; an gelir&lt;br /&gt; -lâ ilâhe illallah-&lt;br /&gt; kanunî süleyman ölür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görünmez bir mezarlıktır zaman&lt;br /&gt; şairler dolaşır saf saf&lt;br /&gt; tenhalarında şiir söyleyerek&lt;br /&gt; kim duysa / korkudan ölür&lt;br /&gt; -tahrip gücü yüksek-&lt;br /&gt; saatlı bir bombadır patlar&lt;br /&gt; an gelir&lt;br /&gt; attilâ ilhan ölür&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATTİLA İLHAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2538539470571229879?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2538539470571229879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/gelir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2538539470571229879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2538539470571229879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/gelir.html' title='AN GELİR...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5026101700726682174</id><published>2011-12-03T15:15:00.003+02:00</published><updated>2011-12-03T16:46:19.506+02:00</updated><title type='text'>NEDİR AŞK?</title><content type='html'>Aşk, o tırmandığın elma ağacındaki uzanamadığın, dalın en ucundaki elmadır. o en kırmızı elma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, buz gibi soğukta zifiri karanlıkta bir parça sıcaklık bir parça ışıktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, köpekler gibi susadığın zaman gözünü kapayıp hayal ettiğin o bir bardak soğuk suda gizlidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, ağladığında yüreğini inceden yakan o minnacık sızıdır aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, yalın ayak çıplak soğuk kaldırımlarda yürürken ayağından saplanan o bıaçk gibi soğuktur birazcıkta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, bir babanın akşama kadar durup dinlenmeden evlatları için ekmek parası uğruna çırpınmasıdır biraz da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk, aşk ile yapılan herşeydedir aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklarda değildir aşk, taa içimizden bir yanda aşk...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5026101700726682174?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5026101700726682174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/nedir-ask.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5026101700726682174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5026101700726682174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/nedir-ask.html' title='NEDİR AŞK?'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5846645855620908873</id><published>2011-12-01T14:39:00.007+02:00</published><updated>2011-12-01T14:44:32.751+02:00</updated><title type='text'>WEEPING MEADOW (AĞLAYAN ÇAYIR)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-IUCCQlSl_Rc/Ttd1pCjZ1gI/AAAAAAAAAXY/AGiSRLCAbuY/s1600/angelopoulos1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681138802871621122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 304px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-IUCCQlSl_Rc/Ttd1pCjZ1gI/AAAAAAAAAXY/AGiSRLCAbuY/s400/angelopoulos1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünlü Yunanlı yönetmen Theo Angelopoulos' a ait bir görsel şölen olan Ağlayan Çayır filmine ait filmin içerisinden, kendi oyuncularından bir yorum. Ölmeden önce izlenmesi gereken filmler arasında ilk yirmi arasında olan ve müziklerini yine efsane sanatçı, hüznün kraliçesi Eleni Karaindrou'nun yaptığı film.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5846645855620908873?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5846645855620908873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/weeping-meadow-aglayan-cayir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5846645855620908873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5846645855620908873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/12/weeping-meadow-aglayan-cayir.html' title='WEEPING MEADOW (AĞLAYAN ÇAYIR)'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-IUCCQlSl_Rc/Ttd1pCjZ1gI/AAAAAAAAAXY/AGiSRLCAbuY/s72-c/angelopoulos1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-6948562580383725214</id><published>2011-11-30T10:26:00.003+02:00</published><updated>2011-11-30T10:35:42.868+02:00</updated><title type='text'>YORUMSUZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-JgbSbRXbRs0/TtXqqK6qvmI/AAAAAAAAAXM/58PEJvf5QcE/s1600/lrg-337-5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680704515203579490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 281px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-JgbSbRXbRs0/TtXqqK6qvmI/AAAAAAAAAXM/58PEJvf5QcE/s400/lrg-337-5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-C66uRO9-L5Q/TtXo8jzOPPI/AAAAAAAAAXA/nWLOC37i9lg/s1600/lrg-330-9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680702632097627378" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 350px; CURSOR: hand; HEIGHT: 244px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-C66uRO9-L5Q/TtXo8jzOPPI/AAAAAAAAAXA/nWLOC37i9lg/s400/lrg-330-9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnce bir çizgidir,&lt;br /&gt;özgürlük ve esareti ayıran...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-6948562580383725214?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/6948562580383725214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/yorumsuz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6948562580383725214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6948562580383725214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/yorumsuz.html' title='YORUMSUZ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-JgbSbRXbRs0/TtXqqK6qvmI/AAAAAAAAAXM/58PEJvf5QcE/s72-c/lrg-337-5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8436493256560044157</id><published>2011-11-25T11:57:00.000+02:00</published><updated>2011-11-25T11:58:03.837+02:00</updated><title type='text'>BİR SÖZ...</title><content type='html'>Affedince yorulur insan,&lt;br /&gt;Yalnız kaldığında bir de;&lt;br /&gt;Ama insanı en çok yoran şey hayal kurmaktır,&lt;br /&gt;Olmayacağını bildiği halde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CENGİZ AYTMATOV&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8436493256560044157?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8436493256560044157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/bir-soz.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8436493256560044157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8436493256560044157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/bir-soz.html' title='BİR SÖZ...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8694607653639981372</id><published>2011-11-25T11:36:00.000+02:00</published><updated>2011-11-25T11:37:55.428+02:00</updated><title type='text'>BEYAZ GEMİ</title><content type='html'>Cengiz Aytmatov klasiği. romanı üst metin ve alt metin diye ikiye ayırırsak, tadına daha güzel varılır. üst metinde;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-8 yaşlarında bir çocuğun yalnızlık psikolojisidir anlatılan. ve okurken yürek burkar. şahıs kadrosu şöye;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuk: 7-8 yaşlarında, kulakları kepçe, boynu ince, başı kocaman ve tostoparlaktır. uzun kirpiklidir ve boyu da mısır koçanı gibi kısadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 aile arasında tek çocuktur. "tank", "deve", "eyer" ve kurt" adını verdiği kayalarla oynar, dedesinin ona verdiği dürbünüyle konuşur. arkadaşsız yapayalnız hayatında ona bunları unutturan şey de arada sırada köye uğrayan "maşin mağaza" yani gezgin satıcıdır. annesi ve babası o daha küçükken ayrılmışlardır ve ikisi de başka yerlere gidip kendilerine başka hayat kurmuşlardır. ona sadece dedesi sahip çıkar. ona masallar anlatır. çocuk masalları o kadar sever ki, masal dünyasıyla gerçek dünya birbirine girer çocuğun hayatında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuk bir tepenin başına çıkıp, ıssık-gölden geçen beyaz gemiyi izler sürekli. babasının o gemide çalıştığını hayal eder ve bir gün balık olup babasının çalıştığı gemiye kadar yüzüp babasına kavuşmayı hayal eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mümin: çocuğun dedesidir. boyu kısa, burnu basıktır. köse sakallıdır. üstü başı perişan bir halde gezer. yaşlı olmasına rağmen çok çeviktir, bütün işe o koşar köydeki. her işe koştup her işi becermesi yüzünden de lakabı "kıvrak mümin"dir. torununu sever ve her zaman onunla ilgilenmeye çalışır. ona sürekli masallar anlatır. farkında olmadan çocuğun hayatını masallarla kaplar. en çok üzüldüğü de kızlarının kötü talihidir. çocuğun annesi kocasından ayrılıp başka bir şehre gitmiş ve orda da rahatı pek iyi değildir. diğer kızı yanındadır fakat o da kötü bir evlilik yapmıştır ve damadı kötü bir adamdır. mümine, müminin kızına olmadık eziyetler eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;orozkul: orozkul, şişman bir adamdır. hergün içki içer. çocuğu olmaz ve bunun acısını da hergün karısını döverek çıkarmaya çalışır. santaş vadisi'ndeki ormanda bekçidir. bekçi olmasına rağmen ormanı talan eden kendisidir. ağaçları para ya da başka şeyler karşılığında tanıdığı insanlara satar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diğer karakterler; bekey hala (orozkul'un karısı), nine (mümin'in ikinci karısı), seydahmet ve gülcemal (bunlar da karı kocadır) bu karakterler romanda birer dekor şahıstır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;roman ıssık-göldeki santaş vadisi'nde geçer. dede çocuğa seneye okula gideceği için gezgin mağazadan bir çanta alır roman burada başlar. ve yaklaşık 2 senelik zaman diliminde geçer. romanda bir de "maral ana masalı" vardır masal unsuru olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha derine inmek mümkün yalnız asıl konulara gelelim roman incelemesi yaptık ayaküstü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;roman asıl 3 kişi arasında geçer. çocuk, mümin ve orozkul. buraya kadar anlatılanlar üst metindir. yani romanın yüzeyinde dolaşan anlatısı. alt metine ulaşmak için orozkul'u ele almamız lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;orozkul, rus'a kul anlamındadır. ipin ucu bir nevi. daha sonrasında ise romanı okuyanların hepsi ipin kalan hepsini çeker kendine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuk geleceği sembolize eder. yani romanın geçtiği zamandaki (stalin dönemindeki rusya) kırgızlar'ın geleceğidir. onun için de adı çocuktur. herhangi bir ada sahip değildir. umuttur o çünkü. dürbünüyle sürekli uzaklara bakması da bunu simgeler. beyaz gemiyi izlemesi ve babasına ulaşma arzusu bir nevi kurtarıcıyı beklemektir. o durumdan onu çekip çıkartacak bir kurtarıcı. çünkü babanın simgesel özelliği koruyucu ve kurtarıcı olmasıdır. annesinden hiç söz etmez roman boyunca çocuk. çünkü annesi terketmiştir çocuğunu ve bir çocuk için de en affedilmez olan kendisini terkeden annesidir. anne de vatan simgesidir. çocuğun annesinden söz etmemesi kırgızların bir vatanının olmayışıdır aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mümin dede ise geçmişi sembolize eder. kırgızların geçmişidir. anlattığı masallar, (özellikle maral ana masalı) buğu kardeşliğine inanması vb. üstünün başının eskiliği perişanlığı geçmişi simgeler. geçmiş de pasiftir. geleceğe uzanamaz kolaylıkla. geleceği de içinde barındırdığı özelliklerle besler. yalnız şimdiki zamanda bu özelliklerden eser yoksa gelecek yıkılır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;orozkul ise eleştirilen romanın yazıldığı tarihteki şimdidir. rus'a kul olan kırgızlardır eleştirilen. kendi geleneklerinden kopmuş, kendi değerlerini başkalarına satan, kendi değerlerini yağmalayan insanlardır. orozkul hep şehir hayatını düşünür, şehrin caddelerinde yanında güzel bir rus kadınıyla dolaşmayı hayal eder. rusça konuşulmasını ister kendi dilini kaba bulup. orozkul kısır bir insandır, çocuğu olmaz. bu da kırgızların kendilerinden ortaya bir şey koyamamasına bağlayabilir. ortada kırgız adına bir şey yoktur çünkü. çocuk da geleceğin simgesiydi, yani bir insanın kendinden parça dünyaya getirmesi, onu yaşatması. orozkul bunların hiçbirine sahip değildir ve bu buhranla karısına ve çevresindekilere hep işkence eder. mümini sürekli yanından kovmakla işsiz bırakmakla tehdit eder. halbuki tüm işi mümin görür ormandaki, asıl orozkul'un oradaki insanlara ihtiyacı vardır, oradaki insanların orozkul'a değil. yalnız mümin bunun farkında değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en sonunda ise santaş vadisine gelen maralları orozkul zorla mümin'e vurdurur ve etlerini yerler. çocuk da bu olaya şahit olur. mümin çocuğun yarattığı dünyasını yıkar, alt-üst eder. çocuk için de tutunacak bir şey kalmaz ve balık olur. burada çocuğun ölümü aslında bir başkaldırıdır. o zamandaki düzene alet olmaz çocuk, onu reddeder. ve beyaz gemiye ulaşmak ve balık olup yüzmek için suya atlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cengiz aytmatov'un kafatasçı bir milliyetçi olmayışı ve yokolup giden değerler karşısında bir çocukla her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatmıştır. milli bir unsurdan evrensele ulaşmıştır her romanında. beyaz gemi de onlardan bir tanesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8694607653639981372?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8694607653639981372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/beyaz-gemi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8694607653639981372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8694607653639981372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/beyaz-gemi.html' title='BEYAZ GEMİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7961672584883100628</id><published>2011-11-25T11:35:00.000+02:00</published><updated>2011-11-25T11:36:01.155+02:00</updated><title type='text'>BOYNUZLU MARAL ANA MASALI</title><content type='html'>Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi adlı kitabın içerisinde geçen masaldır. kısaca özetleyecek olursak;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan çok uzun zaman önce orta asya'da kırgız kavimleri ile diğer kavimler yaşarmış. bu kavimler birbirleri ile savaşırlar ara sıra da barış ortamı olurmuş. neyse, gel zaman git zaman bir gün düşman kavim bütün gücü ile kırgız ülkesine saldırmış. etrafta canlı adına ne bulunduysa öldürülmüş,kılıçtan geçirilmiş. büyük bir sevinç içinde geri dönerken düşman kavim, orman içinden biri kız biri erkek iki çocuk köye gelmişler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu iki çocuk ne olduğunu anlamamış ilk önce.bakmışlar ki herkes öldürülmüş. büyük bir üzüntü içerisinde düşmanın çıkardığı toz bulutunun arkasından gitmeye başlamışlar. bir bakıma ateşin içine atmışlar yani kendilerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam olunca köye varmışlar. karınları çok acıkmış tabii. gelen et kokularına dayanamayıp köy halkının içine karışmışlar. orada bulunanlar bu iki çocuğu görünce “siz kimsiniz?” diye sormuşlar. çocukların cevap vermesiyle onların da kırgız olduğunu anlamışlar. ve çok büyük bir öfkeyle ne yapacaklarını aramaya koyulmuşlar. hemen reisin yanına gidip durumu açmışlar. reis çok hiddetlenmiş tabii. hemen bu iki çocuğu orada bulunan yaşlı iyi kalpli kadına vermiş ve “git bunları öldür” demiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşlı kadın büyük üzüntü içerisinde almış çocukları getirmiş bir uçurum kenarına. tam atacakken arkadan bir geyik “bırak onları kadın” diye seslenmiş. kadın şaşırmış tabii. hiç geyik konuşur mu? geyik “onları bana ver memem süt dolu onlar benim çocuğum olsun” demiş. kadından almış bu iki çocuğu ve çok uzaklara ıssık göl civarına götürmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;orada yerleşmiş ve çoğalmışlar. çok mutlu hayat sürmüşler. daha sonra yoldan çıkan insanlar ölenlerin mezarına geyik boynuzu dikme adeti edinmişler. bu onlara ayrı bir fors katmış yani. karşı çıkan insanlar da olsa zamanla geyik avlama çoğalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gel zaman git zaman o kadar avlanma olmuş ki çok az geyik kalmış. bunun üzerine ihanete uğrayan ana geyik yaşlı gözlerle bu köye bakarak yanına aldığı birkaç geyik ile oralardan çekip gitmiş...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7961672584883100628?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7961672584883100628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/boynuzlu-maral-ana-masali.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7961672584883100628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7961672584883100628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/boynuzlu-maral-ana-masali.html' title='BOYNUZLU MARAL ANA MASALI'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2443953457820945840</id><published>2011-11-18T15:30:00.006+02:00</published><updated>2011-11-18T15:36:27.524+02:00</updated><title type='text'>GRAVÜRLER II</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YNIQ4n4HBCs/TsZfSxJNs7I/AAAAAAAAAW0/G-zpD7JB5Pw/s1600/ISTANBUL-YENI-CAMII-GRAVUR-RESIM__37677552_0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676329156381356978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 273px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-YNIQ4n4HBCs/TsZfSxJNs7I/AAAAAAAAAW0/G-zpD7JB5Pw/s400/ISTANBUL-YENI-CAMII-GRAVUR-RESIM__37677552_0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-NhsMKPfhCYg/TsZe2pZ0BRI/AAAAAAAAAWo/BTjyv4bHRXI/s1600/allom7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676328673267156242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 264px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-NhsMKPfhCYg/TsZe2pZ0BRI/AAAAAAAAAWo/BTjyv4bHRXI/s400/allom7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-coCbxgKi7XI/TsZewBwyk-I/AAAAAAAAAWc/nzWAyxa2KUE/s1600/HalicAsmakopru.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676328559546897378" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-coCbxgKi7XI/TsZewBwyk-I/AAAAAAAAAWc/nzWAyxa2KUE/s400/HalicAsmakopru.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6szrzmSCErY/TsZeFHhSH-I/AAAAAAAAAWQ/0EeDF4dXMJs/s1600/image00214.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676327822358093794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 268px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-6szrzmSCErY/TsZeFHhSH-I/AAAAAAAAAWQ/0EeDF4dXMJs/s400/image00214.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-lUaT4GFO-qY/TsZeCCxmoNI/AAAAAAAAAWE/OCucQH6RKH4/s1600/image00314.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5676327769544761554" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 262px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-lUaT4GFO-qY/TsZeCCxmoNI/AAAAAAAAAWE/OCucQH6RKH4/s400/image00314.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-nLoJGvBXgmI/TsZd9Pg0SbI/AAAAAAAAAV4/QWSlKqVBUGs/s1600/image00314.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2443953457820945840?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2443953457820945840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/gravurler-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2443953457820945840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2443953457820945840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/11/gravurler-ii.html' title='GRAVÜRLER II'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-YNIQ4n4HBCs/TsZfSxJNs7I/AAAAAAAAAW0/G-zpD7JB5Pw/s72-c/ISTANBUL-YENI-CAMII-GRAVUR-RESIM__37677552_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3569725416534675068</id><published>2011-10-28T09:29:00.009+03:00</published><updated>2011-10-28T09:41:42.838+03:00</updated><title type='text'>GRAVÜRLERLE İSTANBUL</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-k_zqjOhK3Y0/TqpOgi5wz0I/AAAAAAAAAVk/gQ6hfJaKDJ8/s1600/Sultanahmet01.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668429402031050562" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 256px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-k_zqjOhK3Y0/TqpOgi5wz0I/AAAAAAAAAVk/gQ6hfJaKDJ8/s400/Sultanahmet01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4Lb26oDuHKE/TqpOOojfj6I/AAAAAAAAAVY/kY_wSNwqdeA/s1600/haliceb1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668429094310612898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 263px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-4Lb26oDuHKE/TqpOOojfj6I/AAAAAAAAAVY/kY_wSNwqdeA/s400/haliceb1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-erJWWyRGYWY/TqpN60Z1P3I/AAAAAAAAAVM/eX4X4SgPi9Q/s1600/BesiktasWHB2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668428753893932914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 260px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-erJWWyRGYWY/TqpN60Z1P3I/AAAAAAAAAVM/eX4X4SgPi9Q/s400/BesiktasWHB2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-E7IHPtCjmMU/TqpNOcNH7cI/AAAAAAAAAVA/1qNqv9ixP6A/s1600/ukudarcesmesi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668427991483936194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 270px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-E7IHPtCjmMU/TqpNOcNH7cI/AAAAAAAAAVA/1qNqv9ixP6A/s400/ukudarcesmesi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-CfuKFH5Q-ss/TqpNAUaw8rI/AAAAAAAAAU0/KIaKQnvlv5c/s1600/Hisar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668427748875498162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 275px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-CfuKFH5Q-ss/TqpNAUaw8rI/AAAAAAAAAU0/KIaKQnvlv5c/s400/Hisar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-B1kflzdYVUo/TqpMad_LWYI/AAAAAAAAAUo/XJWXxg3NLRQ/s1600/ferkar_02.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668427098609113474" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 258px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-B1kflzdYVUo/TqpMad_LWYI/AAAAAAAAAUo/XJWXxg3NLRQ/s400/ferkar_02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-08Q-0kaVuR4/TqpMQOUuluI/AAAAAAAAAUc/OywvlYe2FGU/s1600/HalicAsmakopru.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668426922605844194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-08Q-0kaVuR4/TqpMQOUuluI/AAAAAAAAAUc/OywvlYe2FGU/s400/HalicAsmakopru.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-pGU4-_BArCc/TqpMIYjAVAI/AAAAAAAAAUQ/9VJXiz_ggAs/s1600/kucuksurumeli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668426787911128066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 270px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-pGU4-_BArCc/TqpMIYjAVAI/AAAAAAAAAUQ/9VJXiz_ggAs/s400/kucuksurumeli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-mk20PTv28uE/TqpL_PvuJFI/AAAAAAAAAUE/gIUsTwDlorY/s1600/9O6A8J9M7W5A7C.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668426630929720402" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 259px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-mk20PTv28uE/TqpL_PvuJFI/AAAAAAAAAUE/gIUsTwDlorY/s400/9O6A8J9M7W5A7C.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3569725416534675068?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3569725416534675068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/gravurlerle-istanbul.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3569725416534675068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3569725416534675068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/gravurlerle-istanbul.html' title='GRAVÜRLERLE İSTANBUL'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-k_zqjOhK3Y0/TqpOgi5wz0I/AAAAAAAAAVk/gQ6hfJaKDJ8/s72-c/Sultanahmet01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7688850743980802566</id><published>2011-10-27T14:28:00.006+03:00</published><updated>2011-10-27T14:34:10.113+03:00</updated><title type='text'>BUNALIM EDEBİYATI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-n5av86sokH8/TqlAbyvUSOI/AAAAAAAAAT4/_jQhFZ6YsMc/s1600/Anayurt_Oteli_1986.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5668132452243359970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 274px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-n5av86sokH8/TqlAbyvUSOI/AAAAAAAAAT4/_jQhFZ6YsMc/s400/Anayurt_Oteli_1986.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;.... denince kanımca ilk akla gelen şey bu olsa gerektir. Esasında bunalım edebiyatı ile anlatılmak istenen şey bıçak sırtı bir yerde yürümek gibidir. Ömer Kavur, Anayurt Oteli filmi ile bu bıçak sırtı durumu çok güzel anlatmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanmayınız ki bunalım gelip geçici bir durumdur. Bunalım da bir yerde tiryakilik yapar insanda. Hem de hiç farkettirmeden kendini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Apansız ve usulca...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7688850743980802566?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7688850743980802566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/bunalim-edebiyati.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7688850743980802566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7688850743980802566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/bunalim-edebiyati.html' title='BUNALIM EDEBİYATI'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-n5av86sokH8/TqlAbyvUSOI/AAAAAAAAAT4/_jQhFZ6YsMc/s72-c/Anayurt_Oteli_1986.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7578795102622539572</id><published>2011-10-21T14:59:00.003+03:00</published><updated>2011-10-21T15:03:26.576+03:00</updated><title type='text'>24 ŞEHİT, 24 SÖNEN HAYAT...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-KeoGDE4tLV4/TqFfKrWJeUI/AAAAAAAAATY/hVYn_DTPwSw/s1600/24sehit.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665914443247745346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-KeoGDE4tLV4/TqFfKrWJeUI/AAAAAAAAATY/hVYn_DTPwSw/s400/24sehit.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-qDuahUOjTjw/TqFfDZNSXyI/AAAAAAAAATM/F6TZjOxwPwA/s1600/fft5_mf836531.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665914318119657250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 243px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-qDuahUOjTjw/TqFfDZNSXyI/AAAAAAAAATM/F6TZjOxwPwA/s400/fft5_mf836531.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24 ŞEHİT...&lt;br /&gt;24 SÖNEN HAYAT...&lt;br /&gt;.. VE ACIYLA KAVRULAN BİNLERCE YÜREK...&lt;br /&gt;SÖZÜN BİTTİĞİ YER...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7578795102622539572?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7578795102622539572/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/24-sehit-24-sonen-hayat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7578795102622539572'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7578795102622539572'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/24-sehit-24-sonen-hayat.html' title='24 ŞEHİT, 24 SÖNEN HAYAT...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-KeoGDE4tLV4/TqFfKrWJeUI/AAAAAAAAATY/hVYn_DTPwSw/s72-c/24sehit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2709113673500026337</id><published>2011-10-01T17:52:00.002+03:00</published><updated>2011-10-01T17:53:16.595+03:00</updated><title type='text'>ÖYLESİNE BİR ŞEY İŞTE BU HAYAT</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GSaZpt52HAY/TocpWIT8cMI/AAAAAAAAAS4/Ea-vVNDo0yo/s1600/rapppro8.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 289px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-GSaZpt52HAY/TocpWIT8cMI/AAAAAAAAAS4/Ea-vVNDo0yo/s400/rapppro8.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5658536916979314882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2709113673500026337?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2709113673500026337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/oylesine-bir-sey-iste-bu-hayat.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2709113673500026337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2709113673500026337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/10/oylesine-bir-sey-iste-bu-hayat.html' title='ÖYLESİNE BİR ŞEY İŞTE BU HAYAT'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-GSaZpt52HAY/TocpWIT8cMI/AAAAAAAAAS4/Ea-vVNDo0yo/s72-c/rapppro8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4102070843854859169</id><published>2011-09-16T12:36:00.002+03:00</published><updated>2011-09-16T12:39:22.603+03:00</updated><title type='text'>VE SONRA ECEL GELİR...</title><content type='html'>Biliyorum bir gün öleceğim. &lt;div&gt;Er yada geç ecel kapıma gelecek. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Belki bilinmedik bir zamanda ansızın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Belkide pek beklendik bir zamanda ve haberlice...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyi merak ediyorum biliyormusunuz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Acaba ben öldükten sonra bu blog ne kadar zaman yayında kalacak?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olabilirmi acaba diye düşünmeden edemiyorum?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir gün tesadüfende olsa torunlarımdan birisi dedesine ait olan bu blogu keşfedip okuyacakmı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Okursa neler düşünecek? gibi gibi şeyler kafamı tırmalıyor arada sırada. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Öyle değilmi ama? teorik olarak sonsuza kadar yayında kalacağı düşünülen bir şeyin ne kadar canlı ve etkin kalacağını düşünmek pekmi ironik geldi size?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben bir nevi tarihin akışına kısmen de olsa ışık tutacak bir şey olarak görüyorumdur belkide bu blogu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sİz ne dersiniz?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4102070843854859169?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4102070843854859169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/09/ve-sonra-ecel-gelir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4102070843854859169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4102070843854859169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/09/ve-sonra-ecel-gelir.html' title='VE SONRA ECEL GELİR...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1493691949768398587</id><published>2011-08-25T14:47:00.004+03:00</published><updated>2011-08-25T14:49:28.970+03:00</updated><title type='text'>ÖLÜM ARDIMA DÜŞÜPTE YORULMA...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-_39Xys_G3J4/TlY2byKh-2I/AAAAAAAAASw/CzRPFDm9-yc/s1600/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5644759033905806178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-_39Xys_G3J4/TlY2byKh-2I/AAAAAAAAASw/CzRPFDm9-yc/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 trafik kazası.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 anne, 3 çocuğu...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;geride acıları tarifsiz bir baba.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ölüm ne kadar yakın...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ne kadar uzak ölüm...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1493691949768398587?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1493691949768398587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/08/olum-ardima-dusupte-yorulma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1493691949768398587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1493691949768398587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/08/olum-ardima-dusupte-yorulma.html' title='ÖLÜM ARDIMA DÜŞÜPTE YORULMA...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-_39Xys_G3J4/TlY2byKh-2I/AAAAAAAAASw/CzRPFDm9-yc/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-728661293404220896</id><published>2011-08-17T15:15:00.006+03:00</published><updated>2011-08-17T15:20:36.228+03:00</updated><title type='text'>İNSANIN İNSANA YAPTIĞINI BAŞKA KİM YAPABİLİR?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-QOOF4Ym7MR4/Tkux2gwdorI/AAAAAAAAASo/DD8EOFuFNHc/s1600/783220110706042815515.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641798508275933874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 302px; CURSOR: hand; HEIGHT: 219px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/-QOOF4Ym7MR4/Tkux2gwdorI/AAAAAAAAASo/DD8EOFuFNHc/s400/783220110706042815515.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sZn1N8H-MwY/Tkuw-RHAGwI/AAAAAAAAASY/bOtUF2ONA5Y/s1600/14165161.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5641797542002825986" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 302px; CURSOR: hand; HEIGHT: 198px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-sZn1N8H-MwY/Tkuw-RHAGwI/AAAAAAAAASY/bOtUF2ONA5Y/s400/14165161.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konya'da üvey annesi tarafından vücudu yakıldığı, kemikleri kırıldığı, başında meydana gelen kesiğin iğne ve iplikle dikildiği iddia edilen 9 yaşındaki Fatih, yoğun bakım ünitesinde 43 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alınan bilgiye göre, rahatsızlanarak kaldırıldığı Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavisine devam edilen Fatih K, bir süre önce bağırsaklarındaki sorun nedeniyle ameliyata alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyatın ardından durumu ağırlaşan Fatih K, dün 43 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selçuk Üniversite Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adnan Abasıyanık, yaptığı açıklamada, Fatih'in hayatını kaybetmesi nedeniyle derin bir üzüntü yaşadıklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi süreci hakkında bilgiler veren Abasıyanık, “Çocukta makattan yabancı cisim sokulmasına bağlı bağırsak delinmesi, buna bağlı olarak da bağırsak iltihaplanması gelişti. 15-20 gün önce ikinci kez ameliyata aldık. Ameliyattan çıktı ancak kurtarılamadı. Çok üzgünüz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayla ilgili daha önce gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan üvey anne Leyla K. (32) ile küçük çocuğun babası Seyit Ali K. (42), gözaltına alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konya Numune Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, Adliyeye sevk edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖLMEDEN ÖNCE ANLATMIŞTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Selçuklu ilçesindeki evlerinde rahatsızlanan ve kaldırıldığı Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde vücudunda yanıklar ve kemiklerinde kırıklar tespit edilen 9 yaşındaki Fatih K, 5 Temmuz 2011'de yoğun bakıma alınmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9 yaşındaki Fatih K, hastanede tedavisi devam ederken yaşadıklarını doktorlara anlatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesini 3 yıl önce kaybeden Fatih K, sevk edildiği hastanede doktorların “sana ne oldu?” sorusuna, “Annem gazeteyi yağa batırarak cinsel organım dahil vücudumun her yerini yaktı. Beni karyoladan attı. Sürekli dövdü. Başıma vurdu. Çok kanayınca iğne ve iplikle kendisi dikti. Kardeşlerime de sürekli bulaşıkları yıkatıyor, ev işlerini yaptırıyor” demişti.&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-728661293404220896?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/728661293404220896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/08/insanin-insana-yaptigini-baska-kim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/728661293404220896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/728661293404220896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/08/insanin-insana-yaptigini-baska-kim.html' title='İNSANIN İNSANA YAPTIĞINI BAŞKA KİM YAPABİLİR?'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-QOOF4Ym7MR4/Tkux2gwdorI/AAAAAAAAASo/DD8EOFuFNHc/s72-c/783220110706042815515.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3835130430174073038</id><published>2011-07-18T12:08:00.002+03:00</published><updated>2011-07-18T12:09:10.845+03:00</updated><title type='text'>YIRTIK BİR RESMİN SİLİK KARESİ</title><content type='html'>Yırtılmış bir fotoğraftaki silik resim karesi gibi geçiyor hayat. Belli belirsiz ve bir o kadar anlamsız...&lt;div&gt;Hayat akar gider önemli olan onu durdurabilmek değil ona ayak uydurabilmek...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3835130430174073038?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3835130430174073038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/07/yirtik-bir-resmin-silik-karesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3835130430174073038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3835130430174073038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/07/yirtik-bir-resmin-silik-karesi.html' title='YIRTIK BİR RESMİN SİLİK KARESİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5462983860685029293</id><published>2011-07-06T10:48:00.004+03:00</published><updated>2011-07-06T10:54:03.863+03:00</updated><title type='text'>HANIMELİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tziXuFke2Sc/ThQTfDsSatI/AAAAAAAAASQ/SsXg80jYCvo/s1600/hanimeli.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 325px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-tziXuFke2Sc/ThQTfDsSatI/AAAAAAAAASQ/SsXg80jYCvo/s400/hanimeli.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5626143258780527314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Baharın gelişidir Hanımeli. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Belki de yazın sıcaklarının geleceğinin bile habercisi olabilir Hanımeli. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Güzeldir Hanımeli. Püfür püfür eser yele karışır kokusu Hanımelinin. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;O kadar güzeldir ki kokusu ondandır adına Hanımeli denmesinin nedeni.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Küçüklüğümün seromonisidir kokusu Hanımelinin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sabahın ta dördünde kalkıp yollara düşerken,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Başım önde eğik ve uykusuz bir şekilde yürürken,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nemli bir yele karışıp burnumun ta içinde danseden bir kokudur Hanımeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çocukluğumun kokusudur Hanımeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Küçüklüğümün belki de saflığımın belki de temizliğimin kokusudur Hanımeli.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ama herşeyden ötede ve önce olarak o güzel günlerin, o fakir ama mutlu günlerin kokusu olarak kalacaktır içimde o hep HANIMELİ...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5462983860685029293?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5462983860685029293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/07/hanimeli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5462983860685029293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5462983860685029293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/07/hanimeli.html' title='HANIMELİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tziXuFke2Sc/ThQTfDsSatI/AAAAAAAAASQ/SsXg80jYCvo/s72-c/hanimeli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8607193279812859048</id><published>2011-07-06T10:42:00.000+03:00</published><updated>2011-07-06T10:43:44.702+03:00</updated><title type='text'>ZAMANI TUTMAK</title><content type='html'>Bu şehrin&lt;br /&gt;Bu semtinde anladım&lt;br /&gt;Bir tek haftaya&lt;br /&gt;Nasıl sığdığını yılların&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar tekrar dokundum&lt;br /&gt;Günlere, saatlere seninle&lt;br /&gt;Ve tuttuk sımsıkı&lt;br /&gt;Zamanı ellerimizle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman sardı bizi&lt;br /&gt;Biz sarıldık zamana&lt;br /&gt;Yılları yaşadıktan sonra&lt;br /&gt;Ayrıldık bir hafta sonunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galiba bendim&lt;br /&gt;Seni ondan biraz kıskanan&lt;br /&gt;Oysa sırf bizim için&lt;br /&gt;Yıllarca durmuştu zaman&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mümkün olabilir mi acaba&lt;br /&gt;Ona dokunmak&lt;br /&gt;Onu durdurmak bir daha&lt;br /&gt;Bu semtin sokakları dışında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O değil miydi bizim için&lt;br /&gt;Bize takılıp kalan&lt;br /&gt;Kimbilir belki de çarpıp&lt;br /&gt;Yerleşmişti içimize zaman&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parça parça&lt;br /&gt;An be an&lt;br /&gt;Ve oydu zaman zaman&lt;br /&gt;Yaşanıp yaşanıp hatırlanan&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;SADETTİN FİDAN&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8607193279812859048?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8607193279812859048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/07/zamani-tutmak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8607193279812859048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8607193279812859048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/07/zamani-tutmak.html' title='ZAMANI TUTMAK'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8960560369193307528</id><published>2011-06-16T22:59:00.000+03:00</published><updated>2011-06-16T23:00:22.933+03:00</updated><title type='text'>BİR MATRİX HİKAYESİ</title><content type='html'>the second renaissance&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;matrix’in hikayesi, insanoğlunun yapay  zekayı keşfetmesiyle birlikte başlıyor. teknolojinin ilerlemesiyle  birlikte insanlar, her türlü işlerini yaptırabilecekleri robotlar  üretmeye başladılar. bu robotlar, inşaatlerden ev işlerine,  restoranlardan hastanelere kadar birçok yerde insanlara hizmet  ediyorlardı. yapay zekaya sahip robotlar, artık kendi kendilerine de  yeni şeyler öğrenebiliyordu ve yaptıkları işlerin kalitesi bu oranda  yükseliyordu.&lt;br /&gt;iş yükleri ortadan kalktığı ve istedikleri şeylere daha fazla vakit ayırabildikleri için insanlar da bu durumdan memnundu...&lt;br /&gt;ta  ki, ev hizmetçisi olan bir robot efendilerini öldürene kadar. bu olayı  kabullenemeyen ve bir tehlike işareti olarak gören insanlar, genel bir  akım başlatarak aralarında yaşayan bütün robotları ortadan kaldırmaya  başladı.&lt;br /&gt;makinaların büyük bir kısmı yok edilerek toplu mezarlara  veya denize atıldı. kıyımdan kaçabilenler ise afrika’da toplanarak kendi  ülkelerini kurdular. öğrenmeye ve gelişmeye devam eden makinalar,  burada insanların yapabildiği üretimden çok daha&lt;br /&gt;iyisini yaparak son  derece teknolojik ve kaliteli ürünleri çok ucuz fiyatlara satmaya  başladılar. şirketlerinin hisseleri borsada rekor seviyelere tırmandı.  bu sayede makinalar, hem teknolojik, hem de ekonomik olarak insanlardan  daha üstün bir duruma gelmiş oldu.&lt;br /&gt;makinaların gittikçe artan  başarılarını kaygıyla izleyen dünya liderleri, en sonunda genel bir  toplantı düzenleyerek bu konuda ne yapabileceklerini tartışmaya başladı.  bu sırada beklenmedik birşey oldu; toplantıya davetsiz misafir olarak  katılan iki robot, iyi niyet ve barışla geldiklerini, insanlarla bir  anlaşma yaparak geleceğe doğru birlikte ilerlemek istediklerini  söylediler. elçileri çabucak ortadan kaldıran komite, ülkelerin  güçlerini birleştirerek makinalara karşı büyük bir savaş başlatması  kararını aldı.&lt;br /&gt;söz konusu savaş insanlar açısından oldukça kanlı ve  yıkıcı geçti, zira insan vücudu savaş makinalarına kıyasla çok daha  kırılgandı. kayıpları gittikçe artan insan ırkı, komiteyi yeniden  toplayarak bu konuda ne yapabileceklerini tartışmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;komite  üyelerinden biri makinaların ana güç kaynağının güneş enerjisi  olduğunu, ve gökyüzünü karartıp güneş ışığını kesmeleri halinde  makinaların kısa sürede işlemez hale geleceğini ve savaşın sona  ereceğini öne sürdü. komitede kabul gören bu karar sonucu, birçok  ülkeden yüzlerce uçak kalktı ve atmosfere sırf bu iş için geliştirilmiş  bombalar bırakarak gökyüzünü siyah bulutlarla sonsuza dek kararttı.&lt;br /&gt;bunun  üzerine makinalar, yeni bir enerji kaynağı arayışına giriştiler.  aradıkları cevabı ise insan vücudunda buldular. insan vücudunun yaydığı  ısı ve sahip olduğu elektrik gücü, belli bir füzyonla birleştirilerek  enerjiye dönüştürülebiliyordu.&lt;br /&gt;bunu icat eden ve insan bedeninin  yapısı hakkındaki araştırmalarını hızla ilerleten makinalar, en sonunda  dünya liderlerinin karşısına bir anlaşma ile çıktılar. bu anlaşmaya göre  insanlar robotlara teslim olma ve bedenlerinin enerji santrallerinde  birer pil gibi kullanılmasına izin verme karşılığında, makinalar  tarafından yaratılan bir hayal dünyası (simülasyon) içerisinde eski  dünyalarında yaşama şansını elde edebileceklerdi.&lt;br /&gt;bu hayal dünyasını  yöneten makinaya (programa) matrix adı verilmektedir. matrix,  “architect” adı verilen bir makina tarafından tasarlanmıştır. matrix’e  ense kökünden beynine sokulan bir alıcı / verici ile bağlanan bir  insana, normal şartlarda göz, kulak, burun, dil ve teninin ilettiği  sinyalleri matrix iletmektedir. örneğin matrix’e bağlı bir insan kolunu  kaldırmak istediğinde, beyinden çıkan bu emir koluna değil, matrix’e  ulaşmaktadır. matrix ise bu isteği ve sonuçlarını hesaplayarak, ilgili  göz ve ten sinyallerini gerçekmiş gibi insan beynine geri iletmektedir.  bütün bu işlem sırasında ise, söz konusu kişi gerçek dünyada hiç hareket  etmemektedir. 7 milyar kişi bu interaktif sisteme bağlı olduğunda,  gördükleri ortak hayalin kendileri açısından gerçek dünyadan hiçbir  farkı kalmamaktadır.&lt;br /&gt;sonunda makinaların dediği oldu, ve aynen  anlaşmada yazıldığı gibi, insanlar mükemmel bir dünya hayali içerisinde  yaşamaya başladılar. makinalar ise gerçek dünyada insanlardan çektikleri  enerji ile varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlardı.&lt;br /&gt;makinalardan kaçabilen asiler ise yerin altında zion adlı bir şehir kurup yaşamlarına orada devam ettiler.&lt;br /&gt;ne  var ki, işler baştan planlandığı gibi gitmemeye başladı. mükemmel dünya  programı insanların yaşayageldikleri dünyadan oldukça farklı ve insan  yapısına tersti; bu programı kabul edemeyen insanlar birer birer ölmeye  başladı ve makinalar, “ekinler”inin büyük bir kısmını kaybetti. bunun  üzerine architect, insanlara daha uygun yeni bir matrix yaratmaya  başladı.&lt;br /&gt;bu kez, insan doğasını ve psikolojisini anlama amacıyla  makinalarca geliştirilen oracle adlı programdan yardım alıyordu. oracle,  insanların %99’luk bir kesiminin seçim şansı verildiği sürece her türlü  şartı ve ortamı kabul edebildiklerini keşfetti. bunun üzerine  architect, yeni yaratacağı matrix’i insanların seçimlerine göre  şekillenebilecek bir hale getirdi.&lt;br /&gt;bu yeni matrix birincisine kıyasla  daha başarılı gözükse de, ortada bir risk vardı: inanç ve seçimle  herşeyin yapılabildiğini bir şekilde keşfeden bir insan, matrix  çerçevesinde geçerli olan fizik kurallarına da karşı gelebiliyor,  bununla kalmayıp uyanarak matrix dışındaki gerçek hayatına geri dahi  dönebiliyordu. insanları bu matrix’in içinde tutmak, belli bir zaman  sonra uyanabilecek olmalarına göz yummak anlamına geliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;architect’in  planlarına göre matrix’den kurtularak gerçek dünyaya geçiş yapan  insanların nüfusu ve kapasitesi belli bir seviyeye ulaştığında,  şehirleriyle birlikte yok edilmeleri gerekiyordu.&lt;br /&gt;programlardan  oluşmuş bir sistem olan matrix, programlar arasındaki bir takım  çıkışlara da sahipti. kendisi ikinci matrix’in inşası sırasında  kullanılan bir program olan keymaker, oluşturduğu özel anahtarlar  (programlar) sayesinde program çıkışlarına ulaşmayı ve bu çıkışlardan  başka programlara geçmeyi mümkün kılabilmektedir. ikinci matrix’in  inşasından sonra kendisine gerek kalmayan keymaker, başka birçok program  gibi silinmekten kaçarak saklanmayı seçmiştir.&lt;br /&gt;merrovingian,  programların işleyişlerini kontrol eden ve silinecek / görev alacak  programların hangileri olduğuna karar veren bir başka programdır.  kendisi, persephone adlı bir program ile “evlidir”.&lt;br /&gt;ajanlar ise,  matrix’e bağlı çalışan görevli programlardır. görevleri ise insanların  matrix’den dış dünyaya geçiş yapmalarını mümkün olduğunca önüne geçmek  ve silinmekten kaçan programları yakalamaktır.&lt;br /&gt;architect’in sistemi  başarılı olur. ne var ki hem makinaları hem de insanları oldukça iyi  analiz edebilen oracle, gelecekteki varlığın ancak iki ırk arasındaki  barışın sağlanmasıyla mümkün olabileceğini tespit eder. bu yüzden,  yüklenildiği insana matrix içerisindeki herşeyi değiştirebilme ve  matrix’in sınırlarını aşabilme gücü veren bir program hazırlar. bu  şekilde; matrix içerisinden yeterince insan kurtarıldığında ve  insanlarla eşit şartlara ulaştıklarında, makinaların barışa daha sıcak  bakacağını düşünmektedir.&lt;br /&gt;ne var ki, oracle’ın “the one” adlı  programı yüklediği kişiler 5 kez başarısız olur ve zion her seferinde  ortadan kaldırılır. 6. döngüde ise neo, morpheus ve trinity ile  karşılaşıyoruz.&lt;br /&gt;oracle devreye girmeden önce, insanlar makinalarla  savaşmaya devam ediyordu. morpheus ve niobe arasında bir ilişki vardı,  trinity’nin çok iyi bir arkadaş olarak gördüğü ghost ise trinity’e aşık  idi. trinity ise kısa süre sonra karşılaşacağı neo’ya aşık olacaktı.&lt;br /&gt;oracle  matrix’de morpheus’un karşısına ilk kez çıktığında kendini tanıttı ve  makinalarla insanlar arasında süregelen savaşın bitmesini istediğini, ve  bu amaca yönelik bir yol görebildiğini söyledi. oracle morpheus’a  matrix’i değiştirebilen, matrix’in dışına çıkan ve başkalarını serbest  bırakabilen ilk kişinin the one olduğunu, bu kişinin geri döndüğünü ve  morpheus’un kendisini bulup ona getirmesi gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;bunun  üzerine hedeflerini ve yaşamını değiştiren morpheus’a daha fazla  dayanamayan niobe kendisini terk etti ve zion ordular komutanı lock ile  birlikte olmaya başladı. buna rağmen yılmayan morpheus, matrix’i  değiştirme potansiyeline sahip herkesi uyandırmaya (matrix’den  kurtararak dış dünyaya çıkarmaya) ve oracle’a götürmeye başladı. söz  konusu kişiler genellikle çocuklardı ve kaşıkları bükme, eşyaları  hareket ettirme gibi yetenekleri vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;what ıs the matrix&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;final flight of the osiris&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;morpheus’un  sıradaki hedefi, matrix dünyasında bir bilgisayar programcısı ve hacker  olan thomas andersen (neo) adlı kişi oldu. ajanlar tarafından  engellenmeye çalışılmasına rağmen morpheus, neo’yu kendi yanına aldı ve  oracle’a götürdü. oracle neo’yu taşıyıcı olmaya uygun bularak, bir  kurabiye içerisine gizlediği “the one” programını kendisine yükledi. neo  bu andan itibaren matrix’i istediği gibi değiştirebilme gücüne sahip  oluyordu. gelişen olaylar sonucunda neo, özgürlüğünün sınırsızlığını  keşfederek matrix’de ölümden dönme, kurşunları durdurma ve uçabilme gibi  yetenekler sergileyebilecek hale gelir.&lt;br /&gt;ajan smith’i de benzer bir  yetenekle yok eder. ancak smith, matrix’de öldürüldükten sonra silinmek  üzere the source’a gitmeyi reddeder ve neo’da yüklü bulunan the one adlı  programdan kendisine geçen özellikler sayesinde bir virüs karakterine  bürünür. artık smith, başka programlara bulaşarak kendi kendini  kopyalayabilmektedir.&lt;br /&gt;bir süre sonra, bir devriye uçuşunda osiris adlı gemi, makinaların toprağı kazarak zion’a ulaşmaya çalıştıklarını fark eder.&lt;br /&gt;sentinental’lerin  (gezici savaş makinaları) gemiyi fark etmesi ve peşine düşmesi üzerine  gemi kaptanı, mürettebattan birini matrix’e gönderir ve gemi havaya  uçmadan önce belli bir posta kutusuna uyarı mesajını bırakmasını sağlar.&lt;br /&gt;osiris’in  bir paket bıraktığını ve mürettebatın bu paket uğruna hayatlarını feda  ettiğini öğrenen niobe ve ghost, matrix’e girer ve ajanlar ve polisler  tarafından korunan posta idaresine giderek paketi ele geçirir. durumun  ciddiyetini gören niobe, halihazırda devriyede olan bütün gemilerin  kaptanlarını iç matrix’de toplantıya çağırır. burada daha önce  görülmemiş büyüklükte bir makina ordusunun toprağı kazarak zion’a  ulaşmaya çalıştığını ve 72 saat sonra kapılara dayanmış olacağını  söyler. bu sırada merkez’den bütün gemilerin zion’a dönmesi yolunda bir  emir gelir, ancak morpheus, oracle’dan bir mesaj gelmesi ihtimalina  karşılık gemilerden birinin geride kalmasını rica eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;enter the matrix &amp;amp;&lt;br /&gt;matrix reloaded&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toplantı,  ajanların kapıya gelmesiyle birlikte dağılır. niobe ve ghost buldukları  tünelden kaçarlarken, keymaker karşılarına çıkar ve onları güvenli bir  yere alır. keymaker, cebinden bir anahtar çıkarır ve niobe’ye bu  anahtarın çok önemli olduğunu ve the one’a ulaştırmaları gerektiğini  söyler. tam bu sırada merrovingian’ın adamları ortaya çıkar ve  keymaker’ı yakalayıp götürürler, ghost ise mahzene atılır. onu  kurtarmaya çalışan niobe, bir odada persephone ile karşılaşır ve  persephone, kendisini öpmesi karşılığında ghost’u serbest bırakacağını  söyler. niobe ona istediğini verir ve ghost ile birlikte kaçar.&lt;br /&gt;niobe  dış matrix’e geçtikten sonra jason, kendisine morpheus’u hapse  atacağını söyler. niobe ise, morpheus’un insanları ikna etme  kabiliyetinin çok yüksek olduğunu ve onlara savaşı kazanacaklarına dair  sürekli moral verdiğini söyleyerek jason’un fikrini değiştirir.&lt;br /&gt;morpheus  zion’a geri döndükten sonra jason tarafından sorgulanır, ve o gece  yapılan toplantıda insanlara makinaların yaklaştığı gerçeğini açıklar;  aynen niobe’nin söylemiş olduğu gibi, insanların olaya korkuyla değil  umutla bakmasını sağlar. neo ise trinity’nin vurulduğu bir rüya  sebebiyle bir türlü uyuyamamaktadır.&lt;br /&gt;ertesi gün yapılan savaş  planlarında jason, konseyi niobe’nin gemisi link’in çok küçük olduğu ve  savaşta kullanılamayacağı yönünde ikna eder; aslında amacı sevgilisinin  savaşa gitmesini önlemektir. bunu niobe’ye söylediğinde niobe hayal  kırıklığına uğrar.&lt;br /&gt;oracle’ın beklenen mesajı geride kalan gemi  tarafından alınır. gemi mürettebatı matrix’den dış dünyaya geçiş yapmak  üzereyken beklemedikleri birşey olur; smith, geride kalan bir kişiye  kendi kendini kopyalayarak çalan telefonu cevaplar ve dış dünyada söz  konusu kişinin bedenini bir kukla gibi kontrol etmeye başlar.&lt;br /&gt;neo,  aldığı mesaj doğrultusunda oracle ile görüşmeye gider. oracle neo’ya,  the one adlı programa dış dünyadaki makineleri ve programları da  etkileme gücünü verecek olan bir şeker uzatır. herşeyden habersiz olan  neo şekeri yer ve oracle ile bir süre sohbet eder. oracle kendisine  keymaker’ı kurtarması gerektiğini söyler ve doğru zamanda doğru yerde  olursa bunu başarabileceğini söyler. bu sırada ortaya çıkan smith neo  ile dövüşmeye başlar, ne var ki neo, karşısına binlerce smith çıkınca  uçarak kaçar.&lt;br /&gt;neo, morpheus ve trinity, merrovingian’a keymaker’ı  istemeye giderler, ancak kendisi bunu yapmaya yanaşmaz. onlara oracle’a  geri dönmelerini ve onun zamanının neredeyse dolduğunu söylemelerini  ister. ne var ki, merrovingian’ın başka kızlarla kırıştırmasından  sıkılmış olan persephone onlara yardım edebileceğini, ama bunun  karşılığında neo’nun kendisini bir kez öpmesini ister. neo isteneni  yapar ve keymaker’a ulaşırlar. tam bu sırada merrovingian ve adamları  gelir ve bir kovalamaca başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu olaylar sırasında konsey,  morpheus’dan birkaç gündür haber alınamadığı için iki gemiyi yardıma  gönderir, bunlardan biri de niobi’nin gemisidir. niobi’nin de yardımıyla  keymaker’ı alarak güvenli bir yere ulaştırırlar. keymaker onlara the  one’ı the source’a ulaştırabileceğini söyler, ancak bunu yapabilmesi  için bombalarla donatılmış bir binanın elektriğinin kesilmesi  gerekmektedir. niobe ve ghost şehir elektrik santralini havaya uçurur,  diğer geminin mürettebatı ise yedek sistemi havaya uçuramadan ölürler  (dış dünyada gemilerine bir bomba isabet eder). bunun üzerine trinity  matrix’e geçerek hacker yeteneklerini ortaya serer ve yedek sistemi  devre dışı bırakır. bu sırada odaya giren bir ajanla savaşmaya başlar.&lt;br /&gt;neo,  morpheus ve keymaker ilgili kapıya ulaşmadan hemen önce smith  tarafından engellenmeye çalışılır. neo ve morpheus içeri girerken  keymaker, neo’ya anahtarı vererek vurulur. doğru kapıdan geçen neo, the  source’un girişinde architect ile karşılaşır. architect kendisine matrix  hakkındaki tüm gerçeği anlatır ve iki seçenek sunar: sağdaki kapı, the  source’a çıkmaktadır ve bu kapıdan geçerse, zion’daki insanlar yok  edildikten sonra seçeceği 23 kişi ile birlikte yeni bir şehir  kuracaktır. soldaki kapı ise iç matrix’e geri dönmektedir ve neo bu  kapıdan geçerse, halihazırda (rüyalarında görmüş olduğu gibi) düşmekte  olan trinity’e gidebilecektir. bunun bedeli ise, zion ile birlikte  matrix’e bağlı bulunan herkesin ölmesidir.&lt;br /&gt;architect, bunun daha önce  5 kez yaşanmış olduğunu ve her seferinde the one’ın taşıyıcısının  sağdaki kapıyı seçmiş olduğunu söyler.&lt;br /&gt;soldaki kapıyı seçen neo,  düşerken vurulan trinity’i havada yakalar. trinity kurşun sebebiyle  ölür, ancak neo yeteneklerini kullanarak hem kurşunu çıkarır hem de  trinity’e yeniden hayat verir.&lt;br /&gt;bu sırada zion’un önünde gemiler  makinalarla savaşmak için hazırlanmaktadır. smith’in kukla gibi  yönetmekte olduğu kişi, empd silahını ateşleyince (bunun olduğunu kimse  bilmemektedir) 5 gemi düşer ve makinalar geriye kalan birkaç gemiyi  parça parça eder, olaydan sadece smith kurtulur ve bir başka gemi  tarafından iyi niyetle kurtarılır.&lt;br /&gt;dış dünyaya geri dönen neo ve  trinity, bir bombanın kurbanı olan gemilerinden morpheus ile birlikte  son anda kurtulur. neo, yeni kazanmış olduğu özellikler sayesinde  üzerine gelen makinaları matrix’de kurşunları durdurabildiği gibi  durdurur, ve hemen düşüp bayılır.&lt;br /&gt;olaydan sonra smith’i kurtaran gemi  onları da kurtarmaya gelir. niobi ve ghost ise, makinalardan kaçarken  bir yerlere düşen gemilerinde mahsur kalmış yardım beklemektedir.&lt;br /&gt;--- spoiler ---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hazırlayan: kerem koseoglu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8960560369193307528?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8960560369193307528/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/06/bir-matrix-hikayesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8960560369193307528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8960560369193307528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/06/bir-matrix-hikayesi.html' title='BİR MATRİX HİKAYESİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-9142709884342493772</id><published>2011-06-16T22:42:00.003+03:00</published><updated>2011-06-16T22:49:22.963+03:00</updated><title type='text'>BİLİNMEZLER SOKAĞINDA ARAYIŞLAR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-BDUui-Y9OFM/TfpeCcxLWQI/AAAAAAAAASI/jdUlYAMovwQ/s1600/winteracceptancebyssuunat7.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 316px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-BDUui-Y9OFM/TfpeCcxLWQI/AAAAAAAAASI/jdUlYAMovwQ/s320/winteracceptancebyssuunat7.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5618906881273321730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google resim arama bölümüne "Ümitsizlik" yazıp aradığımda ulaştığım üçüncü sonuçtaki resim işte budur. Paylaşmak istedim sadece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanoğlu varoldukça ne arayışlar biter, ne de bu tatminsizlikler...&lt;br /&gt;Kimbilir bu arayışların temeli nedir?&lt;br /&gt;Nerede başlar yada her nerede biter?&lt;br /&gt;Belki tüm bunların hepsi beynimizin bizlere oynadığı büyük bir oyunun minik birer sahnesidir kimbilebilir?&lt;br /&gt;Belkide INCEPTION filminde tasavvur edildiği gibi yaşadığımız bu koskoca hayat sadece bir anlık bir görüntüden ibarette biz bilemiyoruzdur, kimbilir?&lt;br /&gt;Yani dostum hayata koskoca bir bilnmezliktir kendi zannımca.&lt;br /&gt;Tam da çözdüm bu sefer modunda gezerken hayatı,&lt;br /&gt;Bir de bakarsın ki bir olay vuku bulur ve anlarsın aslında çözdüğünü zannetiğin şeyin daha kıyısına bile yaklaşamamışsındır esasında.&lt;br /&gt;Bir yol göster Yaradan bize.&lt;br /&gt;Bİr yol gösterki şu fani minik beyinlerimiz contayı yakma yolunda uygun adım ilerlemesin artık.&lt;br /&gt;Bİr yol gösterki herşeyin aslında çok minik ve güzel bir çözümü olduğunu bilerek rahat ölelim Yaradan.&lt;br /&gt;Yoksa bu huzursuzluk bu arayışlar bir ömrü eritir gider...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-9142709884342493772?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/9142709884342493772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/06/bilinmezler-sokaginda-arayislar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/9142709884342493772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/9142709884342493772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/06/bilinmezler-sokaginda-arayislar.html' title='BİLİNMEZLER SOKAĞINDA ARAYIŞLAR'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-BDUui-Y9OFM/TfpeCcxLWQI/AAAAAAAAASI/jdUlYAMovwQ/s72-c/winteracceptancebyssuunat7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8577343331196430438</id><published>2011-05-22T18:19:00.002+03:00</published><updated>2011-05-22T18:25:16.192+03:00</updated><title type='text'>GİDEN ADAM...</title><content type='html'>Blogun üst tasarımında yer alan şapkalı ihtiyar adamın ta kendisidir bu giden adam. Şapkalı olduğu doğrudur, gittiği de doğrudur ama neden ihtiyar olduğunu hep ben de merak etmişimdir. Ama nedendir bilinmez bu resme her bakışımda ihtiyar, yorgun ve bir o kadar da kederden bitkin bir adam tasavvur ederim düşün dünyamda. Gitmektedir bir yerlere. Bİrşeylerden yorgundur fena halde. Bİrşeyler onu yormuştur ve de üzmüştür. Mücadeleden yana yorgundur ihtiyar şapkalı adam. Belliki bitkindir her haliyle. Gitmektedir ıssız, karlı, kapalı, bir o kadar ağır bir havada nereye gittiği bilinmeden. Gidenlere hep üzülmüşümdür nedense. Terminalde olsun garda olsun yada bir hava limanında. Giden bir yakınım veya sevdiğim olmasa bile gidenlere hep üzülürüm nedendir bilinmez. Belli ki küçüklüğümde bir zaman diliminde  belleğime zehirli kalemle kazınmıştır belkide gidenlerin sancısı. Bundandır gidenlere üzülmenin temeli belki de. Gidenler hep geride birşeyleri, birilerini bırakır. Gitmek de kolay değildir aslında.Ama geride el sallayan olmak belki de en zor şeydir. Bu arada bir gerçeği asla göz ardı etmemek gerekiyor sanırım. Bİr gün eninde sonunda hepimiz o gidenlerden olacağız değilmi ama? yorgun, kederli ve bir o kadar hüzünlü tıpkı resimdeki ihtiyar adam gibi umarsızca...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8577343331196430438?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8577343331196430438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/05/giden-adam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8577343331196430438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8577343331196430438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/05/giden-adam.html' title='GİDEN ADAM...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2033954885234445214</id><published>2011-05-22T18:01:00.005+03:00</published><updated>2011-05-22T18:05:08.667+03:00</updated><title type='text'>ÖLÜM KAPIYA GELİNCE...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LW4T0rztiCg/Tdklu7jsBYI/AAAAAAAAAR0/-yBTssCgrXI/s1600/197798-pulitzer-odulleri--38.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 213px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5609556299058251138" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-LW4T0rztiCg/Tdklu7jsBYI/AAAAAAAAAR0/-yBTssCgrXI/s320/197798-pulitzer-odulleri--38.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karıncanın canı bir dirhem,&lt;br /&gt;Filin canı bir okka.&lt;br /&gt;İkisinde de bir telaş, bir kıyamet&lt;br /&gt;Ölüm kapıya gelince...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2033954885234445214?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2033954885234445214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/05/olum-kapiya-gelince.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2033954885234445214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2033954885234445214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/05/olum-kapiya-gelince.html' title='ÖLÜM KAPIYA GELİNCE...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-LW4T0rztiCg/Tdklu7jsBYI/AAAAAAAAAR0/-yBTssCgrXI/s72-c/197798-pulitzer-odulleri--38.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5474485600953193312</id><published>2011-04-25T16:03:00.000+03:00</published><updated>2011-04-25T16:04:59.391+03:00</updated><title type='text'>DÜŞÜNEN ADAM...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ORslh-kxaak/TbVxU5PjCnI/AAAAAAAAARs/Whi5GNYsng4/s1600/rodin.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5599506315482434162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 249px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-ORslh-kxaak/TbVxU5PjCnI/AAAAAAAAARs/Whi5GNYsng4/s320/rodin.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5474485600953193312?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5474485600953193312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/04/dusunen-adam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5474485600953193312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5474485600953193312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/04/dusunen-adam.html' title='DÜŞÜNEN ADAM...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ORslh-kxaak/TbVxU5PjCnI/AAAAAAAAARs/Whi5GNYsng4/s72-c/rodin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4733834180577286574</id><published>2011-04-17T19:06:00.000+03:00</published><updated>2011-04-17T19:07:12.164+03:00</updated><title type='text'>MEN DAKKA DUKKA</title><content type='html'>" ÇALMA EL KAPISINI ÇALARLAR KAPINI"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4733834180577286574?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4733834180577286574/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/04/men-dakka-dukka.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4733834180577286574'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4733834180577286574'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/04/men-dakka-dukka.html' title='MEN DAKKA DUKKA'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-980795680967240051</id><published>2011-01-06T15:01:00.002+02:00</published><updated>2011-01-06T15:03:44.276+02:00</updated><title type='text'>YURDUM MANZARALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW9mR7cMZI/AAAAAAAAARg/D-AgjkmGnxQ/s1600/ERC%25C4%25B0YES.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 327px; FLOAT: left; HEIGHT: 252px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559057780404138386" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW9mR7cMZI/AAAAAAAAARg/D-AgjkmGnxQ/s320/ERC%25C4%25B0YES.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW9ToFmTII/AAAAAAAAARY/r4wLAJA2nN4/s1600/tekirda%25C4%259F.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 324px; FLOAT: left; HEIGHT: 235px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559057459934809218" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW9ToFmTII/AAAAAAAAARY/r4wLAJA2nN4/s320/tekirda%25C4%259F.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-980795680967240051?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/980795680967240051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/01/yurdum-manzaralari.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/980795680967240051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/980795680967240051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/01/yurdum-manzaralari.html' title='YURDUM MANZARALARI'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW9mR7cMZI/AAAAAAAAARg/D-AgjkmGnxQ/s72-c/ERC%25C4%25B0YES.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8076607593241875634</id><published>2011-01-06T14:56:00.005+02:00</published><updated>2011-01-06T14:58:44.523+02:00</updated><title type='text'>TÜRKİYE'DE GERİ KALMIŞLIĞIN TARİHİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW8LI1WAwI/AAAAAAAAARQ/9qOY_MgoizY/s1600/TURKIYE-039-DE-GERI-KALMISLIGIN-TARIHI-ISMAIL-CEM__28859762_0.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 271px; FLOAT: left; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5559056214594552578" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW8LI1WAwI/AAAAAAAAARQ/9qOY_MgoizY/s400/TURKIYE-039-DE-GERI-KALMISLIGIN-TARIHI-ISMAIL-CEM__28859762_0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de bugüne kadarki gelişim eksikliği ve daha doğrusu geri kalmışlığı tarihsel bir perspektif içerisinde, bir bilim adamı gözüyle inceleyen ve sonuna kadar her yerinde elle tutulur doğru veriler içeren okunası bir kitaptır. Okuyunuz ve okutunuz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8076607593241875634?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8076607593241875634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/01/turkiyede-geri-kalmisligin-tarihi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8076607593241875634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8076607593241875634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/01/turkiyede-geri-kalmisligin-tarihi.html' title='TÜRKİYE&apos;DE GERİ KALMIŞLIĞIN TARİHİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/TSW8LI1WAwI/AAAAAAAAARQ/9qOY_MgoizY/s72-c/TURKIYE-039-DE-GERI-KALMISLIGIN-TARIHI-ISMAIL-CEM__28859762_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1865080856066128873</id><published>2011-01-01T19:24:00.002+02:00</published><updated>2011-01-01T19:29:51.638+02:00</updated><title type='text'>MARHABA 2011</title><content type='html'>Merhaba 2011.&lt;br /&gt;Hoşgeldin 2011.&lt;br /&gt;Wellcome 2011.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koskoca bir yıl daha geride kaldı. Yeni bir yılın ilk gününü tamamlıyoruz bu yazı girilirken.&lt;br /&gt;yıl dediğin nedirki? İnsanın kendi içini doldurup oluşturduğu bir kavram değilmi? Yıllar aylar günler, asırlar hepsi birer kavram değilmi içi doldurulup kullanılan?&lt;br /&gt;İçi doldurulmadan orijinalden içi dolu gelen kavramlar da var aslında insanın yaşantısında. Örnek vermek gerekir şimdi değilmi ama? Verelim o zaman:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;HAYAT ve ÖLÜM &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Alın size içi orijinalden dolu olan iki kavram. Gerisi yalan.&lt;br /&gt;Bu iki kavramın arasında değilmi tüm yaşananlar? HEr şey bu iki kelime arasında oldu ve de bitti. Aşık Veysel'in de dediği gibi iki kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece. Varmıdır aksini ispatlayabilen?&lt;br /&gt;Ve ölüme bir adım daha yaklaştık 2011 ile. Kimileri daha yeni gözünü açtı hayata 2011 ile.&lt;br /&gt;İşte bu zaten hayat dedikleri. Farklı bir şey beklemek hata. Önemli olan yani esasında mühim olan tertemiz yani geldiğimiz gibi gidebilmek değilmi? Geldiğimiz tarafa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selametle kalın. Ölmez sağ kalır isem bir gün gene gelir yazarım buraya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1865080856066128873?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1865080856066128873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/01/marhaba-2011.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1865080856066128873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1865080856066128873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2011/01/marhaba-2011.html' title='MARHABA 2011'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-6832343299506696078</id><published>2010-12-28T15:47:00.000+02:00</published><updated>2010-12-28T15:49:26.246+02:00</updated><title type='text'>AKIP GİDERKEN ZAMAN, HAYATI YAKALAYABİLMEK</title><content type='html'>Akıp gidiverirken zaman ellerimizden,&lt;br /&gt;kaygan bir şeymişcesine aniden...&lt;br /&gt;Hayatı yakalamak ne zor ne meşakkatli...&lt;br /&gt;Akşam olur sabah olur anlayamazsın...&lt;br /&gt;Kör kuyularda geçse ömrün anlayamazsın.&lt;br /&gt;Zaman akar gider hesapsız ve bir o kadar umarsızca...&lt;br /&gt;Önemli olan hayatı mı yakalamak yoksa anı değerlendirerek mi yaşamak?&lt;br /&gt;Raskolnikof gibi ne olursa olsun sadece yaşamak mı yoksa önemli olan????&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-6832343299506696078?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/6832343299506696078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/12/akip-giderken-zaman-hayati.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6832343299506696078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6832343299506696078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/12/akip-giderken-zaman-hayati.html' title='AKIP GİDERKEN ZAMAN, HAYATI YAKALAYABİLMEK'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3527435638397136840</id><published>2010-09-07T11:47:00.002+03:00</published><updated>2010-09-07T11:50:00.367+03:00</updated><title type='text'>YENİDEN MERHABA...</title><content type='html'>Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba...&lt;br /&gt;İnsan bazen çok şeyler söylemek istese de, konuşmaya veya yazmaya başladığı zaman ağzından yada kaleminden hiçbirşey çıkmayabiliyor. Tıpkı rüyalardaki bağırmak bağırmak ama ağzından hiçbir şekilde ses çıkaramamak gibi. Bende de öyle oldu sanırım bir süre. Ama yeniden merhaba. İnternete, dünyaya ve hakeden herkese...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3527435638397136840?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3527435638397136840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/09/yeniden-merhaba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3527435638397136840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3527435638397136840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/09/yeniden-merhaba.html' title='YENİDEN MERHABA...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8422151921895541602</id><published>2010-04-28T13:25:00.001+03:00</published><updated>2010-04-28T13:26:35.979+03:00</updated><title type='text'>HAYATIN İÇİNDEN YAŞANMIŞLIKLAR...</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Ekşi sözlükten alıntıdır efendim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"insanın içine işlemiş,unutulması zor bir acıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1957 yılı sonbaharıydı. işıklar askeri lisesi öğrencilerinden biri, okulun dış bahçesinde parmaklıkların arasından genç bayanlara laf atmış. şikayet üzerine öğrencilerin dış bahçeye çıkması yasaklanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;okul yapıları, ortada bir boş alan (iç bahçe) etrafında dörtgen şeklinde olduğundan ,öğrenciler bir süre iç bahçe ile yetinmek zorunda kaldılar.bir hafta boyu hep aynı bahçede hapis kalmaları tepkilerini arttırdı. 1958 yılı şubat ayında gece, bazı çocuklar yangın alarmını çalıp, yasak kararı verilmesine sebep ve o gece nöbetçi olan amiri odasından çıkmaya zorlamak ve çıktığında da üst katlardan üzerine su dökerek öç almayı planlamışlar. yanlız yanıldıkları bir şey var : o gece nöbetçi olan amir bütün çocukların sevdiği bir yarbay. yasakla ilgisi yok. tersine yasağın kaldırılmasından yana…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçekten saat 21 sularında yangın alarmı çalmaya başladı.dört çocuk yangın kovalarına su doldurmuşlar pencere önünde bekliyorlar. işıklar söndürülmüş. nöbetçi amiri odasından çıkıp pencere önüne gelince kovaları boşalttılar .yarbay feci şekilde ıslandı. o dönemde ısıtma kömür sobaları ile sağlanıyordu. yarbay o kış günü odasına gidip elbise ve çamaşırlarını değiştirdi mi ne yaptı bilmiyoruz. ama hastalandı. uzun süre okula gelemedi. zatürre olmuş. nisan ayı içinde de vefat etti. okulda soruşturma yapmadılar. kimseye ceza vermediler. galiba yarbay bu olayı şikayet etmemiş.&lt;br /&gt;cenaze töreninde müthiş bir yağmur yağdı. bütün gün. cenaze marşı ile ağır ağır yürüdüğümüzden üzerimizdeki kaputlar su çekip ağırlığı iki kat olmuştu.sırılsıklamdık.. ertesi gün tüm okula istirahat verdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yasağa tepki ve bir haylazlığın sonucu sevdiğimiz bir insanı öldürmüştük…bu sızı hep yüreğimde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o dört çocuğun ismini hiç unutmadım..."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;(justinianus, 21.06.2005 12:15)&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8422151921895541602?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8422151921895541602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/hayatin-icinden-yasanmisliklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8422151921895541602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8422151921895541602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/hayatin-icinden-yasanmisliklar.html' title='HAYATIN İÇİNDEN YAŞANMIŞLIKLAR...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-6244982333889903166</id><published>2010-04-28T07:18:00.002+03:00</published><updated>2010-04-28T07:27:02.303+03:00</updated><title type='text'>ÇOĞU GİTTİ AZI KALDI...</title><content type='html'>Doğduk büyüdük ve hala yaşıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldik yolun belki de yarısına,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimbilir belki de son demindeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı tatlı günler oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kah ağladık kah güldük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kah kadehlerde günümüzü gülücüğümüzü kaybettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir dem anı kaldı yaşanmışlıklardan....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi tatlı kimi hayattaki en acı şeyden daha beter acı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavurur oldu her zerresi sinemin dört bir yanını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amma merak etme gönül sabret az daha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasılsa çoğu bitti azı kaldı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-6244982333889903166?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/6244982333889903166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/cogu-gitti-azi-kaldi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6244982333889903166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6244982333889903166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/cogu-gitti-azi-kaldi.html' title='ÇOĞU GİTTİ AZI KALDI...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3590024867856638342</id><published>2010-04-26T11:49:00.000+03:00</published><updated>2010-04-26T11:50:25.411+03:00</updated><title type='text'>ACI HAYAT  - II</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;TARİH: 26 Nisan 2010&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pervari’de bebek yaşta iki çocuğun kaybolmasıyla başlayan olay, çocuklar arası vahşeti gözler önüne serdi. Biri donmak üzere, diğeri boğulmuş halde bulunan iki miniği, YİBO’da okuyan 14 yaşındaki amcakızlarının, kendisine ‘şantaj yapan’ aynı yaşlarda 8 çocuğa ‘sunduğu’ anlaşıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PERVARİ İlçesi, ilköğretim okulu öğrencisi 9 çocuğun karıştığı tecavüz ve cinayetle sarsıldı. 15 Nisan 2009 tarihinde Pervari İlçe Emniyet Amirliği’ne başvuran H.S., 2 yaşındaki oğlu E.S.’nin kaybolduğunu bildirdi. İlçede aramaların yoğunlaştığı sırada minik E.S.’nin, YİBO öğrencileri tarafından Serkani Deresi Mevkii’nde bulunduğu haberi geldi. Çamurlu giysilerle donmak üzereyken bulunan çocuğun vücudunda kesik ve çürükler olduğu ve tecavüze uğradığı saptandı. Bir gün sonra ikinci kayıp çocuk ihbarı geldi. Bu kez, tecavüze uğrayan E.S.’nin amcasının 3 yaşındaki kızı A.S. kaybolmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAMERALARDAN TEŞHİS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A.S.’nin ailesini arayan bir kişi, “Ben o çocuğu 13-14 yaşlarında bir kızla Serkani Deresi yönüne giderken gördüm” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük A.S.’nin cesedi, saat 20.00 sıralarında, derenin üst kısmında bir havuzun kenarında bulundu. Yapılan otopside minik kızın tecavüz edildikten suda boğularak öldürüldüğü belirlendi. Polis, A.S.’nin yanında görülen 13- 14 yaşlarındaki kızı aramaya başladı. 2 minik çocuğun babaları, kamera görüntülerinden bu kızın, diğer kardeşlerinin kızı, Pertek Atatürk YİBO öğrencisi, o dönem 14 yaşında olan D.S. olduğunu teşhis etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'SOYUP ÜSTÜME ATTILAR'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözaltına alınan D.S., 2 kuzenine tecavüz edip birini öldürenlerin, kendisi gibi YİBO’da okuyan ve o tarihte yaşları 13 ile 14 arasında değişen H.T., Y.Ş., H.T., M.T., M.K., C.Ş., S.G. ve A.F.K. olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İfadesinde D.S., “İki erkek öğrenci beni iterek yere düşürdü. Biri eşofmanımı çıkardı, biri üzerime uzandı. Bu şekilde fotoğrafımı çektiler. Sonra onlara 3- 4 yaşlarında bir çocuk getirmemi istediler” dedi. D.S., önce 2 yaşındaki E.S.’yi Serkani Deresi’ne getirip 8 erkek öğrenciye teslim ettiğini söyledi. Öğrencilerin miniğe sırayla tecavüz ettikten sonra dereye batırıp çıkardıkları ve boğulduğunu sanarak oradan kaçtıkları belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'BULUP YİNE İSTEDİLER'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün herkes E.S.’yi ararken yeniden dere kenarına giden 8 öğrenci, çocuğun ölmediğini görünce ilçe merkezine götürüp onu bulmuş gibi bıraktı. Aynı gün D.S.’yi yine tehdit eden 8 erkek öğrenci, bu kez küçük yaşta kız çocuğu istedi. D.S. de diğer amcasının 3 yaşındaki kızı A.S.’yi 8 öğrenciye teslim etti. Minik A.S.’ye de sırayla tecavüz eden öğrenciler, bu kez talihsiz küçük çocuğu havuzda boğdu. Haklarında işlem başlatılan kız öğrenci D.S. ile erkek öğrenciler tutuklandı. Pervari Cumhuriyet Savcılığı, hazırladığı fezlekeyi Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılması için Siirt Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3590024867856638342?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3590024867856638342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/aci-hayat-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3590024867856638342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3590024867856638342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/aci-hayat-ii.html' title='ACI HAYAT  - II'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1824244196770161009</id><published>2010-04-26T11:47:00.003+03:00</published><updated>2010-04-26T11:51:53.335+03:00</updated><title type='text'>ACI HAYAT...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S9VTQ6P5GeI/AAAAAAAAAQ8/Febvljts_bA/s1600/adsÄ±z.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464365272862890466" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 229px; CURSOR: hand; HEIGHT: 243px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S9VTQ6P5GeI/AAAAAAAAAQ8/Febvljts_bA/s320/ads%C4%B1z.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;TARİH: 1 KASIM 2006&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;strong&gt;Tecavüze uğrayan bebek yürüyemiyor&lt;/strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşkence gördüğü, hastane raporunda tecavüze uğradığı haberiyle kamuoyunu ayağa kaldıran, üzüntüye boğan 17 aylık N.N.B.'nin annesi F.B. avukatının bir üst mahkemeye yaptığı itiraz sonucu tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay günü nöbetçi olan Menderes Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği tutuklama kararına, avukatları, bir üst mahkeme olan Menderes Asliye Ceza Mahkemesi'nde itiraz etti. Mahkeme, tutuklama kararını kaldırdı. Olayda tutuklanan 3 erkeğin ise tutukluluk hali sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir'de annesi 36 yaşındaki F.B. ve aynı evde kaldığı 3 kişi tarafından işkence edildiği öne sürülen, hastanedeki muayenesinde defalarca tecavüze uğradığı da saptanan 17 aylık N.N.B., tedavisinin ardından taburcu edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Jandarma Çocuk Merkezi'nde görevli askerler tarafından hastaneden alınan talihsiz bebek, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı Karşıyaka Çocuk Yuvası'na yerleştirildi. Yaşadığı travmaya ve korkuya bağlı olarak şu an yürüyemediği belirtilen bebeğe, yuvada psikolojik destek verileceği belirtildi. Suçlamaları kabul etmeyen anne ve beraberindeki 3 kişi ise tutuklandı. Anne daha sonra serbest bırakıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menderes İlçesi'ne bağlı Yeniköy'de oturan, para karşılığı erkeklerle birlikte olduğu iddia edilen F.B.'nin, geçen cuma gecesi, sürekli ağlayıp fenalaşınca Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürdüğü bebeği N.N.B.'nin yapılan tedavisinde, tüm vücudunda aşırı derece morluklar olduğu, bunların düşmeyle tanımlanamayacağı, bedene zaman içinde uygulanan şiddetin kesin olduğu saptandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makatındaki çizik nedeniyle adli tıp muayenesi de yapılan talihsiz bebeğin, defalarca tecavüze uğradığı da rapor edildi. Talihsiz bebeğin, vücudundan ve elbiselerinden alınan sperm örnekleri, kiriminal inceleme için İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Geniş çaplı soruşturma başlatan jandarma tarafından gözaltına alınan anne F.B. ile aynı evde kaldığı 40 yaşındaki M.D., 41 yaşındaki Y.V. ve bekçilik yapan 69 yaşındaki A.A. da sevk edildikleri nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zanlılar, mahkemede verdikleri ifadede suçlamaları kabul etmezken diğer iki çocuğu da yurda verildiği belirlenen anne F.B., yanında çalıştığını söylediği Y.V.'nin hasta olan annesine de baktığını, birlikte yaşadığı kendi kızının kanepeden düştüğünü, makatındaki çiziğin böcek ısırması sonucu olduğunu söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutuklanıp cezaevine konulan 3 erkekten alınan sperm örnekleri de İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, burada karşılaştırma yapılacağı bildirildi. Bu arada Adli Tıp Kurumu'nun olayın vahametini göz önüne alıp bu soruşturmaya öncelik verdiği, sonucun bir hafta içinde alınacağı kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 GÜN YOĞUN TEDAVİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyolojik babası belli olmayan, erken doğumla dünyaya geldiği belirlenen N.N.B., bugün sabah saatlerinde, 5 gündür tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildi. N.N.B.'nin tedavisini üstlenen doktorlar, küçük kızın psikolojik desteğe uzun süre ihtiyaç duyacağını, olay öncesinde yürüyebildiği halde, şu an travmaya ve korkuya bağlı olarak yürüyemediğini belirtti. N.N.B.'ye ayrıca yetersiz beslenmeye bağlı olarak kansızlık teşhisi de konulduğu belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVLET SAHİP ÇIKTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastanedeki işlemlerinin ardından N.N.B., Jandarma Çocuk Merkezi'ndeki askerler tarafından alınıp Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na bağlı Karşıyaka Çocuk Yuvası'na yerleştirildi. 0- 6 yaş grubu, 70 kapasiteli 62 çocuğun barındığı yurda yerleştirilen minik N.N.B., görevliler tarafından yıkanıp karnı doyurulduktan sonra uyutuldu. Yeni yuvasında yeni bir yaşama adım atan N.N.B.'ye kaldığı yurtta, psikolojik destek verileceği, tedavisinin burada da devam edileceği vurgulandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VELAYETİ ALINACAK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletin sahip çıktığı N.N.B.'nin Karşıyaka Çocuk Yuvası'na yerleştirildiğini belirten Sosyal Hizmetler İl Müdürü Zekeriya Ertaş, bebeğin velayetinin annesinden alınması için çalışma başlattıklarını söyledi. N.B.B:'nin yuvada şefkatle bakılacağını belirten Ertaş, şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“N.B.B.'nin iki kardeşi de devlet korumasında, 2002 doğumlu ağabeyi B. de aynı yuvada. 1997 doğumlu T. ise Hatay 80'inci Yıl Çocuk Yuvası'nda kalıyor. Anne ya da babası tarafından istismara uğramış çocukların anne babalarında olan velayetleri sonlandırılabiliniyor, yani anne babalık haklarının ellerinden alınabiliyor. Bu 3 kardeşin de velayetlerinin anneden alınması için gerekli çalışmaları başlattık. Velayetin iptali ancak mahkeme kararıyla mümkün. Sosyal hizmetler olarak inceleme yapacağız, sosyal hizmetler uzmanın vereceği raporlar doğrultusunda eğer öyle bir şey gerekiyorsa mahkemeye annenin velayetinin iptali davası açacağız. O dava sonucunda mahkemenin takdiri neyse ona göre çalışmaları devam ettireceğiz.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1824244196770161009?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1824244196770161009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/aci-hayat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1824244196770161009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1824244196770161009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/04/aci-hayat.html' title='ACI HAYAT...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S9VTQ6P5GeI/AAAAAAAAAQ8/Febvljts_bA/s72-c/ads%C4%B1z.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-269640968823689862</id><published>2010-03-14T20:42:00.000+02:00</published><updated>2010-03-14T20:43:51.870+02:00</updated><title type='text'>HERŞEY AKIP GİDİYOR</title><content type='html'>Su akar, hayat akar, zaman akar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yollar akar gider, yıllar akar gider...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçükler büyük olur, büyükler küçülür yıllar akıp gittikçe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye kalan bir tutam ak saç, derisi çatlak buruşuk bir yüz, anılarla dopdolu bir yorgun yürekmis meğer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yollarin vardığı son nokta bir avuç kara toprakmis meğer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıp giden zaman değil, bizmisiz meğer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın içinde farkında olmaksızın akıp gitmişiz meğer..,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne bacı kardeş, ne ana baba, ne eş çocuk, ne de yıllanmış arkadaşlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepside birer kibrit alevi gibi ısıtan yalancı şöminelermis meğer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Insan yalnız doğar, yalnız büyür, ve yalnızlığı iliklerine kadar hissederek yapayalnız ölürmüş meğer...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-269640968823689862?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/269640968823689862/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/hersey-akip-gidiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/269640968823689862'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/269640968823689862'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/hersey-akip-gidiyor.html' title='HERŞEY AKIP GİDİYOR'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2363851021085274392</id><published>2010-03-14T20:39:00.000+02:00</published><updated>2010-03-14T20:40:12.593+02:00</updated><title type='text'>HAYATIN İÇİNDEN BİR YAPRAK</title><content type='html'>Markete gidersin,&lt;br /&gt;Reyonları gezersin bir bir,&lt;br /&gt;Meyvenin sebzenin en iyisini en güzelini seçersin.&lt;br /&gt;Sonra ellerinde poşetlerle kasadan ayrılıp dışarı çıkarsın.&lt;br /&gt;Birde bakarsın ki orada, çöplerin arasında birisi de meyve sebze seçiyordur.&lt;br /&gt;O da tıpkı senin gibi en iyilerini en güzellerini seçmeye çalışıyordur çöplerin çürüklerin arasından. Aranızda bu yönden pek bir fark yoktur aslında.&lt;br /&gt;Ikinizde iyisini güzelini seçiyorsunuz sonuçta. Ama o yaşamaya çalışıyor. Sizse keyfe keder yaşıyorsunuz. Hayatta herşeyin bir artı birde eksi yönü varya aynen ışte öyledir bu durumda. Siz artı kutup o ise eksi kutup. Siz hayata artı iki başlamışken o hayata eksi beş ile gözlerini açmıştır kimbilir. Siz artılara artılar katmaya uğraşırken, o eksileri sıfırlama peşindedir. Neylersin hayattır ışte bunun adı. Ne dersen de boştur. Kimine göre kaderdir bu, kimine göre ise sonsuz keder...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2363851021085274392?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2363851021085274392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/hayatin-icinden-bir-yaprak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2363851021085274392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2363851021085274392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/hayatin-icinden-bir-yaprak.html' title='HAYATIN İÇİNDEN BİR YAPRAK'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1216906631776466960</id><published>2010-03-14T20:35:00.001+02:00</published><updated>2010-03-14T20:36:15.243+02:00</updated><title type='text'>BİR DERİN YALNIZLIK</title><content type='html'>Bir derin yalnızlıktır bu ömür,&lt;br /&gt;Böyle gelir böyle geçer her daim,&lt;br /&gt;Sen zannetki değişir bu kader,&lt;br /&gt;Ne kader değişir ne keder,&lt;br /&gt;Böyle geçer böyle gider bu ömür&lt;br /&gt;Sadece zaman akar gider sessizce...&lt;br /&gt;Bir o kadar umarsız ve bir o kadar aldırmadan...&lt;br /&gt;Zaman akar gider sessizce...&lt;br /&gt;Hayat dediğin nedirki zaten&lt;br /&gt;Tıpkı şairin dediği gibi belkide&lt;br /&gt;Ölüm dediğin nedirki&lt;br /&gt;Uyudun uyanamadin olacak.&lt;br /&gt;Bir namazlık saltanatın olacak&lt;br /&gt;Taht misali musalla taşında...&lt;br /&gt;Tahta ata bindinmi bir kere&lt;br /&gt;Mezarlıktır son durak artık...&lt;br /&gt;Beyhude bir noktadan sonra tüm düşünceler,&lt;br /&gt;Ölümden öte köy yok...&lt;br /&gt;Ölüme dair diyecek söz çok&lt;br /&gt;Ama aslında ölüme dair diyecek hiçbir söz de yok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1216906631776466960?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1216906631776466960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/bir-derin-yalnizlik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1216906631776466960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1216906631776466960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/bir-derin-yalnizlik.html' title='BİR DERİN YALNIZLIK'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5058809670230150079</id><published>2010-03-14T20:30:00.002+02:00</published><updated>2010-03-14T20:33:04.542+02:00</updated><title type='text'>ÖLÜME DAİR...</title><content type='html'>Mutlu güzel günler bir anda kabusa döner,&lt;br /&gt;Bir hastane odasında bir fener söner,&lt;br /&gt;Yıkılır gider,yıkılmaz denen koskoca yürekler dolu evler,&lt;br /&gt;Bir mezartaşı, birkaç albüm resim,&lt;br /&gt;Ve kırık dökük anılar kalır geriye...&lt;br /&gt;Böyledir yaşama dedikleri.&lt;br /&gt;Bir göz açıp kapamaktır ömür dedikleri...&lt;br /&gt;İki kapılı bir han misali,&lt;br /&gt;İşte o hayat dedikleri...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5058809670230150079?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5058809670230150079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/olume-dair.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5058809670230150079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5058809670230150079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/03/olume-dair.html' title='ÖLÜME DAİR...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7686030500991767471</id><published>2010-02-09T15:14:00.008+02:00</published><updated>2010-02-10T08:43:17.638+02:00</updated><title type='text'>ÖMÜR DEDİĞİN...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FgLD_lZRI/AAAAAAAAAQ0/216zuMnRpCg/s1600-h/5.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436231968379725074" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 384px; CURSOR: hand; HEIGHT: 283px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FgLD_lZRI/AAAAAAAAAQ0/216zuMnRpCg/s320/5.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3Ff9anZhbI/AAAAAAAAAQk/YVgwtDotZ38/s1600-h/3.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436231733934130610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 385px; CURSOR: hand; HEIGHT: 290px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3Ff9anZhbI/AAAAAAAAAQk/YVgwtDotZ38/s320/3.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3Ff3tR7OsI/AAAAAAAAAQc/a3iT5qTOE70/s1600-h/2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436231635865123522" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 390px; CURSOR: hand; HEIGHT: 184px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3Ff3tR7OsI/AAAAAAAAAQc/a3iT5qTOE70/s320/2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FgETJ1goI/AAAAAAAAAQs/OiCHEtmp46M/s1600-h/4.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436231852190171778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 273px; CURSOR: hand; HEIGHT: 371px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FgETJ1goI/AAAAAAAAAQs/OiCHEtmp46M/s320/4.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FfyrzWVZI/AAAAAAAAAQU/_36fc6Z675o/s1600-h/1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436231549569095058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 224px; CURSOR: hand; HEIGHT: 368px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FfyrzWVZI/AAAAAAAAAQU/_36fc6Z675o/s320/1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat koşturmacası, bitmek bilmeyen istekler, her gün daha fazlasını beklediğimiz başarı, para, mutluluk...Yaşamından sürekli şikayet eden, halinden hayatından memnun olmayan insanlara bu haberi mutlaka okumalarını öneriyoruz. 11 yaşında kalbi delik bir çocuk, bedensel engelli annesine bakıyor, üstelik kendisi de bakıma muhtaçken...Küçük Yaşar'a bir şey olsa annesine kim bakacak. Yaşar hastalansa Yaşar'a kim bakacak. İşte sürekli şikayet edenlere ibret olacak bir haber...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KONYA’da doğuştan 2 kolunu da kullanamayan ve 2 yıl önce eşinden boşanan 55 yaşındaki Fatma Esen’e, 11 yaşındaki ilköğretim 2’nci sınıf öğrencisi oğlu Yaşar Ali Muhammed Ak bakıyor. Doğuştan kalbi delik olan ve halen tedavisi devam eden Yaşar, evde yemek yapıp, annesine yediriyor, annesinin günlük ihtiyaçlarını karşılıyor ve evin temizliği yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merkez Selçuklu İlçesi Yeni Selçuk Mahallesi’nde yaşayan ve doğuştan kalbi delik olan Yaşar Ali Muhammed Ak’ı, ailesi okula geç kayıt ettirdi. Bu nedenle şu an Ahmet Perihan İlköğretim Okulu 2’nci sınıfta okuyan Yaşar, 2 yıl önce annesi ile babasının boşanması üzerine engelli annesinin bakımını da üstlendi. Hastalığıyla uğraşmanın yanı sıra evde yemek yapıp annesine yediren, annesinin günlük ihtiyaçlarını karşılamasında yardımcı olan Yaşar, evin alışverişini ve temizliğini de yapıyor. Annesinin durumuna çok üzüldüğünü ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını belirten Yaşar, “Ancak benim de hastalığımdan dolayı da zaman zaman nefesim kesiliyor, yürürken çok yoruluyorum” dedi.&lt;br /&gt;Boşandığı Eşi Mehmet Ali Ak’ın da doğuştan sağır ve dilsiz olduğunu anlatan anne Fatma Esen de şunları söyledi:&lt;br /&gt;“Boşanmadan önce eşim bana bakıyordu. Yemek yedirip, günlük ihtiyaçlarımı karşımamda yardımcı oluyordu. Fakat boşandıktan sonra son iki yıldır oğlum bana bakıyor. Bana kahvaltı ve yemek hazırlıyor. Yediriyor, içiriyor. Evin temizliği ile ilgileniyor. Oğlumun tedavisini sürdürüyor. Aylık 500 TL özürlü maaşı alıyorum. Onunla geçimimizi sağlıyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vesselam Emel Taşçıoğlu'nun bir türküsünde de söylediği gibi;&lt;br /&gt;"Harcanıp gidiyor ömür dediğin..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7686030500991767471?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7686030500991767471/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/02/blog-post.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7686030500991767471'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7686030500991767471'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/02/blog-post.html' title='ÖMÜR DEDİĞİN...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S3FgLD_lZRI/AAAAAAAAAQ0/216zuMnRpCg/s72-c/5.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3638550812440692463</id><published>2010-02-04T19:09:00.001+02:00</published><updated>2010-02-04T19:09:37.371+02:00</updated><title type='text'>ZAMANIN BİRİNDE...</title><content type='html'>Vaktiyle bir padişahın çok güzel bir kızı vardı. Uzun saçlı bir delikanlı ona âşık oldu. Geceleri hasretiyle ah ediyor, gündüzleri sarayın kapısını gözlüyor, o nereye giderse atının ardından sürüklenip gidiyor, koşuyor, gözlerinden yağmur gibi yaşlar akıtıyordu. Bu yüzden sultanın çavuşlarından durmadan eziyet görüyor, dayak yiyor, ama bir kerecik olsun feryad etmiyor, ah demiyordu. Halk bu olup biteni gördükçe kah delikanlıyı ayıplıyorlar, kah sultanın insafsızlığına söyleniyorlardı. İçlerinden bir tanesi bile delikanlıyı kıza layık görmüş değildi. Nihayet kız, babasına, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bu bela niceye dek sürecek, dedi; beni bu halden kurtar, artık utanıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan bunun üzerine o delikanlının tutulup derhal şehir meydanına getirilmesini, orada saçlarından bir atın ayağına bağlanıp bedeni paramparça olana dek sürükletilmesini ferman etti. Halk, yürekleri parçalanarak meydana toplandılar, göz yaşları toprağı kızıl güllere benzetmekteydi. Ve nihayet sultan da kızı uğrunda can feda edecek olanın halini görmek istiyordu. Herkes hazır olunca bir asker, delikanlının saçlarından tutup hazırlanan atın ayağına bağlamak üzere sürüklerken aniden kurtuldu ve padişahın huzuruna koşup eteğine yapıştı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ey âleme adalet veren sultan, dedi; senden bir dileğim var, bir parçacık beni dinle!... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan hışımla karşılık gösterdi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Canını bağışlamamı istiyorsan, nafile; şu anda seni öldürtmekten daha önemli bir arzum yok. Saçımdan sürükletme, bir anda öldürecek bir yol tut diyeceksen, ahdettim, senin kanını at nallarına çiğneteceğim. Bir zaman için bana aman ver diyeceksen, bu da mümkün değil, çünkü toplanan halka karşı küçük düşmüş olurum. Yok kızımla birkaç dakika olsun yalnız kalayım diyeceksen, onun bir tek tel saçını bile sana reva görmem, artık onun yüzünü göremeyeceksin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hayır, ey her yaptığını güzel yapan sultan, dedi delikanlı, canımı bağışlamanızı istemiyorum sizden. Hiçbir an mühlet de dilenmiyorum hatta. Kızınızı bana göstermeyeceklerini de artık biliyorum. Atların ayağı altında sürüklenme konusuna gelince, buna da itirazım yok. Benim sizden isteğim tamamen başka. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Söyle o vakit nedir dileğin? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Elbette bugün beni öldürecek, at nalları altında hor ve hakir bir halde kanımı toprağa karıştıracaksın. Dileğim o ki beni onun atının ayağına bağlayıp sürüklet. Çünkü ben o ay yüzlünün yolunda ölünce ancak diri olabilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan, onu bağışladı ve kızıyla evlendirip ölü gönlüne can verdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3638550812440692463?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3638550812440692463/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/02/zamanin-birinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3638550812440692463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3638550812440692463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/02/zamanin-birinde.html' title='ZAMANIN BİRİNDE...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7849281864961397281</id><published>2010-02-04T18:31:00.007+02:00</published><updated>2010-02-04T18:37:14.015+02:00</updated><title type='text'>YAŞAMDAN NOTLAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2ecxfeWI/AAAAAAAAAQM/VIEhbhBpwXo/s1600-h/2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434426903356209506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 348px; CURSOR: hand; HEIGHT: 215px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2ecxfeWI/AAAAAAAAAQM/VIEhbhBpwXo/s320/2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2aupstVI/AAAAAAAAAQE/GlBznKzyWa8/s1600-h/adsÄ±z.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434426839435883858" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 348px; CURSOR: hand; HEIGHT: 252px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2aupstVI/AAAAAAAAAQE/GlBznKzyWa8/s320/ads%C4%B1z.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2XdsLMFI/AAAAAAAAAP8/XIwPfYoCkqQ/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5434426783343259730" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 348px; CURSOR: hand; HEIGHT: 221px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2XdsLMFI/AAAAAAAAAP8/XIwPfYoCkqQ/s320/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer: Çin'de bir şehir.&lt;br /&gt;Küçük çocuk henüz 2 yaşında. Anne babası talihsiz yavruyu her gün zincire vuruyorlar. Çin'de bir anne baba işe gitmeden önce henüz 2 yaşında olan küçük oğullarını bir sokak lambasının direğine zincirliyorlar. Geçim sıkıntısı çeken ailede, baba korsan çekçek şoförlüğü yaparken, engelli anne sokakta çöp toplayarak hayatta kalmaya çalışıyor. İki yaşındaki çocuklarını ise bırakacakları uygun bir yer olmadığı için sokak ortasında bir lambanın direğine zincirliyorlar. Çin'de çocukların zincirlenmesi yasak olduğundan anne ve baba hakkında soruşturma başlatıldı. Çocuğun ebeveynlerden alınması bile söz konusu. Baba Chen Chuanliu ise kendini şöyle savunuyor: "Çin'in başka bir eyaletinden göçmen işçi olarak Liangxiang'a geldim. Geçtiğimiz ay 4 yaşındaki kızım çalındı. Oğlumu da kaybetmek istemiyorum. Çözümü onu zincirlemekte buldum" dedi.&lt;br /&gt;Bunu gördükten sonra yaşadığımız her güzel şeye ayrıyeten şükür etmek lazım diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Hayat heryerde aynı...&lt;br /&gt;Farklı olan ise aynı hayatın içerisinde farklı yaşamlarda olan insanlar sanırım.&lt;br /&gt;Kader dedikleri bu olsa gerektir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7849281864961397281?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7849281864961397281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/02/yasamdan-notlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7849281864961397281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7849281864961397281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/02/yasamdan-notlar.html' title='YAŞAMDAN NOTLAR'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2r2ecxfeWI/AAAAAAAAAQM/VIEhbhBpwXo/s72-c/2.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1497611556680617308</id><published>2010-01-29T15:08:00.001+02:00</published><updated>2010-01-29T15:10:24.408+02:00</updated><title type='text'>ANKARA'DA KAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2LeLZfol4I/AAAAAAAAAP0/oj35BFzfxno/s1600-h/ankara.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5432148387965736834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 243px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2LeLZfol4I/AAAAAAAAAP0/oj35BFzfxno/s320/ankara.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda peçesinin altından yüzünü bir gösterip bir saklayan nazlı bir sevgili gibi oldu Ankara'da kar. Umarım bizden sonraki nesiller hasret kalmaz diyelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1497611556680617308?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1497611556680617308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/01/ankarada-kar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1497611556680617308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1497611556680617308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/01/ankarada-kar.html' title='ANKARA&apos;DA KAR'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S2LeLZfol4I/AAAAAAAAAP0/oj35BFzfxno/s72-c/ankara.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3887386668352697050</id><published>2010-01-08T09:03:00.001+02:00</published><updated>2010-01-08T09:04:33.351+02:00</updated><title type='text'>ASLINDA NEDİR HAYAT?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S0bY9mR2mTI/AAAAAAAAAPs/XBPKHhgl6XU/s1600-h/pi.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5424261353973389618" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 307px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S0bY9mR2mTI/AAAAAAAAAPs/XBPKHhgl6XU/s320/pi.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3887386668352697050?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3887386668352697050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/01/aslinda-nedir-hayat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3887386668352697050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3887386668352697050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2010/01/aslinda-nedir-hayat.html' title='ASLINDA NEDİR HAYAT?'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/S0bY9mR2mTI/AAAAAAAAAPs/XBPKHhgl6XU/s72-c/pi.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1738359959548779474</id><published>2009-12-24T11:41:00.011+02:00</published><updated>2009-12-24T14:05:42.280+02:00</updated><title type='text'>HAYATIN İÇİNDEN...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SzM3nH7qPKI/AAAAAAAAAPc/Oi7iH6byL5A/s1600-h/9508617.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418735921940544674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SzM3nH7qPKI/AAAAAAAAAPc/Oi7iH6byL5A/s320/9508617.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SzM3b0ieNFI/AAAAAAAAAPU/cskDhixK1FY/s1600-h/9508617.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne'de bir sokak köpeği...&lt;br /&gt;Otomobilin çarpması sonucu yavrusu ölen sokak köpeği,&lt;br /&gt;yavrusunun başından saatlerce ayrılmadı. Yeniimaret mevkisinde bir otomobilin çarpması sonucu yavrusu ölen anne köpeğin hüznü görenleri duygulandırdı. Anne köpeğin yürek burkan hali, çevredeki vatandaşları etkilerken, annelik içgüdüsünün tüm canlılarda ne kadar yoğun olduğunu da bir kere daha gözler önüne serdi.&lt;br /&gt;Yavrusunu yalayarak hayata döndürmeye çalışan anne köpek, saatlerce yavru köpeğin başından ayrılmazken, bölgedeki kargaların da yavrusunun üzerine konmasına önlemek için çaba harcaması dikkatleri çekti.&lt;br /&gt;Ne denebilir ki böyle durumlar için!&lt;br /&gt;Dert ağlatır aşk söyletir derler&lt;br /&gt;işte öylesine birşey...&lt;br /&gt;Ana olmak bu resimlerde anlatılan gibi bir şey olsa gerektir.&lt;br /&gt;Boşuna dememişler;&lt;br /&gt;Analık doğuştan gelir babalık sonradan öğrenilir.&lt;br /&gt;Aynen öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SzM3r5CQooI/AAAAAAAAAPk/YImKiGuVV48/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418736003841041026" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 211px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SzM3r5CQooI/AAAAAAAAAPk/YImKiGuVV48/s320/1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki fotoğraf; Ağrı'da çekilmiş...Şiddetli soğuklar nedeniyle donarak ölen bir köpeğin, yavrusu...Ölen annesinin başında saatlerce bekleyen bu yavruya ve yüzündeki ifadeye bir bakarmısınız....Şimdi kim diyebilir veya kim iddia edebilir ki bu köpekçik bir HAYVAN?&lt;br /&gt;Filistinde,Gazze sınırına yakın bölgelerde, İNSAN? adı altında yaşayan vicdansızlar, sırf eğlence olsun diye cesetleri fotoğraflarken ve bunu yaparken garip bir şekilde gülerken...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1738359959548779474?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1738359959548779474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/12/hayatin-icinden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1738359959548779474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1738359959548779474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/12/hayatin-icinden.html' title='HAYATIN İÇİNDEN...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SzM3nH7qPKI/AAAAAAAAAPc/Oi7iH6byL5A/s72-c/9508617.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4930179159477695007</id><published>2009-12-18T11:15:00.003+02:00</published><updated>2009-12-18T11:31:51.481+02:00</updated><title type='text'>HÜZÜN MEVSİMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKofqh0LI/AAAAAAAAAPM/dQ84cv8JndM/s1600-h/21_3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416505036398252210" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 311px; CURSOR: hand; HEIGHT: 229px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKofqh0LI/AAAAAAAAAPM/dQ84cv8JndM/s320/21_3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKZT89pmI/AAAAAAAAAO8/4TLd97gruHk/s1600-h/22_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416504775556310626" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 278px; CURSOR: hand; HEIGHT: 229px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKZT89pmI/AAAAAAAAAO8/4TLd97gruHk/s320/22_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKNGDU0yI/AAAAAAAAAO0/HVVoFmn-o2M/s1600-h/14_19.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416504565666468642" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKNGDU0yI/AAAAAAAAAO0/HVVoFmn-o2M/s320/14_19.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytJ6AKC4AI/AAAAAAAAAOs/mEHD_TQOaEg/s1600-h/4_39.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416504237666525186" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 202px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytJ6AKC4AI/AAAAAAAAAOs/mEHD_TQOaEg/s320/4_39.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416503225575662754" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 286px; CURSOR: hand; HEIGHT: 215px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytI_F0x5KI/AAAAAAAAAOU/zDYkbARI4d4/s320/2_39.jpg" border="0" /&gt; &lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytJxjM2III/AAAAAAAAAOk/T5arqqOMUdQ/s1600-h/4_39.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5416504092454690946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 311px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytJxjM2III/AAAAAAAAAOk/T5arqqOMUdQ/s320/4_39.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytIXfgnIOI/AAAAAAAAAN8/vaUUy2ytgu4/s1600-h/huzun.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytIhoKDLHI/AAAAAAAAAOM/cg6a1HMJtAo/s1600-h/r37ng.png"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4930179159477695007?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4930179159477695007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/12/huzun-mevsimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4930179159477695007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4930179159477695007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/12/huzun-mevsimi.html' title='HÜZÜN MEVSİMİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SytKofqh0LI/AAAAAAAAAPM/dQ84cv8JndM/s72-c/21_3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-686075900005874204</id><published>2009-12-01T22:02:00.005+02:00</published><updated>2009-12-01T22:33:36.461+02:00</updated><title type='text'>KIZKARDEŞİM MOMMO</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SxV8IXnHixI/AAAAAAAAAN0/EugNkp8O5No/s1600/Mommo.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410367010574404370" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 256px; CURSOR: hand; HEIGHT: 336px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SxV8IXnHixI/AAAAAAAAAN0/EugNkp8O5No/s320/Mommo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SxV8DQYbU5I/AAAAAAAAANs/85NkgcXPno0/s1600/2mxrfw6.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5410366922734392210" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 323px; CURSOR: hand; HEIGHT: 190px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SxV8DQYbU5I/AAAAAAAAANs/85NkgcXPno0/s320/2mxrfw6.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;Almanyadaki teyzeden gelen mektubu Ahmet okumakta, dedesi ve Ayşe dinlemektedir. Teyzeleri mektupta çocukları almanyaya götürmekten bahsetmektedir. Mektup bitince Ayşe dedesine sorar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sen de gelecek misin almanyaya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felçli olan ve kendisine çok uzun bir ömür biçmeyen dede:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yok, ben başka yere gideceğim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;der. çocuklar nereye gideceği konusunda ısrar edince, yutkunarak "Allah bilir" i ekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek bir hikayeden uyarlanan ve birçok ödüle layık görülmüş olan değerli bir hayat kesitidir kanımca. Zaten güzel olan filmin üzerine Erkan Oğur'un müzikleri de şahane yakışmış. Daha bir derinlik katıyor sanki.&lt;br /&gt;Ne diyelim! Son söz; ağlamak lazım bu filmi izlerken...&lt;br /&gt;Hayata, dünyaya, herşeyden de önce haksızlıklara, acılara...&lt;br /&gt;Hayat aslında hüzün demektir değilmi ama!&lt;br /&gt;Kimileri için Bazen, Kimileri için ise Her zaman...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-686075900005874204?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/686075900005874204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/12/kizkardesim-mommo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/686075900005874204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/686075900005874204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/12/kizkardesim-mommo.html' title='KIZKARDEŞİM MOMMO'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SxV8IXnHixI/AAAAAAAAAN0/EugNkp8O5No/s72-c/Mommo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7576868463512703534</id><published>2009-11-26T23:42:00.003+02:00</published><updated>2009-11-26T23:45:32.685+02:00</updated><title type='text'>KURBAN BAYRAMI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sw72iM6SwkI/AAAAAAAAANk/6ZSHQ3e2szg/s1600/kuzu-11.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408531269960254018" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 182px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sw72iM6SwkI/AAAAAAAAANk/6ZSHQ3e2szg/s320/kuzu-11.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sw72edizg0I/AAAAAAAAANc/CJ7XlfvliGg/s1600/b-316009-KOÃ‡.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408531205705663298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 315px; CURSOR: hand; HEIGHT: 236px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sw72edizg0I/AAAAAAAAANc/CJ7XlfvliGg/s320/b-316009-KO%25C3%2587.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat böyle işte...&lt;br /&gt;Neylersin kimileri gülerken kimileri ağlar.&lt;br /&gt;Kimileri kurban olurken kimileri kurban eden olur hep.&lt;br /&gt;Kader dedikleri böyle birşey olsa gerektir.&lt;br /&gt;Kurban Bayramınız mübarek olsun....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7576868463512703534?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7576868463512703534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/11/kurban-bayrami.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7576868463512703534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7576868463512703534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/11/kurban-bayrami.html' title='KURBAN BAYRAMI'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sw72iM6SwkI/AAAAAAAAANk/6ZSHQ3e2szg/s72-c/kuzu-11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8879775411657108603</id><published>2009-08-04T08:37:00.003+03:00</published><updated>2009-08-04T08:40:22.104+03:00</updated><title type='text'>HÜZÜN GELDİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SnfJn5TK0XI/AAAAAAAAANU/zCUgzq_2dx8/s1600-h/bedri_rahmi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365979168268538226" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 266px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SnfJn5TK0XI/AAAAAAAAANU/zCUgzq_2dx8/s320/bedri_rahmi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türküler bitti&lt;br /&gt;Halaylar durdu&lt;br /&gt;Horonlar durdu&lt;br /&gt;Al damar, mor damar, şah damar sustu&lt;br /&gt;Bahçeler put kesildi birer birer&lt;br /&gt;Meyveler salkım saçak taş&lt;br /&gt;Bir bulut uçardı&lt;br /&gt;Başı boş bedava&lt;br /&gt;Yandı kül oldu&lt;br /&gt;Hüzün geldi baş köşeye kuruldu&lt;br /&gt;Yoruldu yüreğim yoruldu&lt;br /&gt;Ağaç büyür arkasında koşamam&lt;br /&gt;Kervan yürür peşi sıra düşemem&lt;br /&gt;Yıldız akar uçsam da yetişemem&lt;br /&gt;Hüzün geldi baş köşeye kuruldu&lt;br /&gt;Yoruldu yüreğim yoruldu &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8879775411657108603?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8879775411657108603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/08/huzun-geldi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8879775411657108603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8879775411657108603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/08/huzun-geldi.html' title='HÜZÜN GELDİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SnfJn5TK0XI/AAAAAAAAANU/zCUgzq_2dx8/s72-c/bedri_rahmi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-734700370849592295</id><published>2009-07-21T21:54:00.001+03:00</published><updated>2011-05-22T18:08:15.667+03:00</updated><title type='text'>DEMEDİMMİ</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x58dj8_semih-sergen-mevlana-demedim-mi_music&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x58dj8_semih-sergen-mevlana-demedim-mi_music&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="381" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x58dj8_semih-sergen-mevlana-demedim-mi_music"&gt;Semih Sergen - Mevlana - Demedim mi&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Y&amp;uuml;kleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/barrlass"&gt;barrlass&lt;/a&gt;. - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;Öne çıkan müzik videolarını izleyin.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-734700370849592295?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/734700370849592295/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/demedimmi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/734700370849592295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/734700370849592295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/demedimmi.html' title='DEMEDİMMİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5235715124589509192</id><published>2009-07-21T21:26:00.002+03:00</published><updated>2009-07-21T21:52:50.880+03:00</updated><title type='text'>İSTEMEM</title><content type='html'>&lt;object width="320" height="266" class="BLOG_video_class" id="BLOG_video-bd21e42d724ca1d7" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/get_player"&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true"&gt;&lt;param name="flashvars" value="flvurl=http://v7.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3Dbd21e42d724ca1d7%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330378038%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D499EAAE94E6A0CDC7767ECB3403DBAF544BF8462.79B9660D218C36FF71D64706F804F37244B93540%26key%3Dck1&amp;amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dbd21e42d724ca1d7%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D_v_Ca0aSebORavGnbJWolUwUiEw&amp;amp;autoplay=0&amp;amp;ps=blogger"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/get_player" type="application/x-shockwave-flash"width="320" height="266" bgcolor="#FFFFFF"flashvars="flvurl=http://v7.nonxt1.googlevideo.com/videoplayback?id%3Dbd21e42d724ca1d7%26itag%3D5%26app%3Dblogger%26ip%3D0.0.0.0%26ipbits%3D0%26expire%3D1330378038%26sparams%3Did,itag,ip,ipbits,expire%26signature%3D499EAAE94E6A0CDC7767ECB3403DBAF544BF8462.79B9660D218C36FF71D64706F804F37244B93540%26key%3Dck1&amp;iurl=http://video.google.com/ThumbnailServer2?app%3Dblogger%26contentid%3Dbd21e42d724ca1d7%26offsetms%3D5000%26itag%3Dw160%26sigh%3D_v_Ca0aSebORavGnbJWolUwUiEw&amp;autoplay=0&amp;ps=blogger"allowFullScreen="true" /&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek sen böyle salına salına bensiz gidiyorsun ey canımın canı.&lt;br /&gt;Ey, dostlarının canına can katan,&lt;br /&gt;Gül bahçesine böyle bensiz gitme istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstemem, ey gökkubbe, bensiz dönme&lt;br /&gt;İstemem, ey ay, bensiz doğma.&lt;br /&gt;İstemem, ey yeryüzü, bensiz durma&lt;br /&gt;Bensiz geçme, ey zaman, istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen benimle beraberken&lt;br /&gt;Hem bu dünya güzel bana, hem o dünya güzel.&lt;br /&gt;İstemem, bensiz kalma bu dünyada sen,&lt;br /&gt;O dünyaya bensiz gitme, istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstemem, ey dizgin, bensiz at sürme.&lt;br /&gt;İstemem, ey dil, bensiz okuma.&lt;br /&gt;İstemem, ey göz, bensiz görme.&lt;br /&gt;Bensiz uçup gitme, ey ruh, istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin aydınlığındır aya ışığını veren geceleyin.&lt;br /&gt;Ben bir geceyim, sen bir aysın madem,&lt;br /&gt;Gökyüzünde bensiz gitme, istemem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5235715124589509192?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='enclosure' type='video/mp4' href='http://www.blogger.com/video-play.mp4?contentId=bd21e42d724ca1d7&amp;type=video%2Fmp4' length='0'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5235715124589509192/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/istemem.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5235715124589509192'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5235715124589509192'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/istemem.html' title='İSTEMEM'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4660113284855733177</id><published>2009-07-21T21:22:00.003+03:00</published><updated>2009-07-21T21:23:19.970+03:00</updated><title type='text'>BLOGGER: DÜZENİ DÜZENLE</title><content type='html'>Az önce blogta birkaç düzenleme yaparken dikkatimi çekti, blog başlığına yazdığı  yazı.&lt;br /&gt;"DÜZENİ DÜZENLE"&lt;br /&gt;Peki çok güzel ama nasıl bu düzene, bir düzen getirilecek??&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4660113284855733177?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4660113284855733177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/blogger-duzeni-duzenle.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4660113284855733177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4660113284855733177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/blogger-duzeni-duzenle.html' title='BLOGGER: DÜZENİ DÜZENLE'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-722630543087733571</id><published>2009-07-05T10:43:00.005+03:00</published><updated>2011-05-22T18:07:10.563+03:00</updated><title type='text'>BİR ZAMANLAR ANKARA...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBal6MKxZI/AAAAAAAAANM/yOMD5abRGI8/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 193px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354879564265473426" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBal6MKxZI/AAAAAAAAANM/yOMD5abRGI8/s320/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBZ_jywHjI/AAAAAAAAAM8/E-eJRMdtguM/s1600-h/r4b.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 319px; FLOAT: left; HEIGHT: 194px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354878905418260018" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBZ_jywHjI/AAAAAAAAAM8/E-eJRMdtguM/s320/r4b.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBZw4vxFVI/AAAAAAAAAM0/hDYxaP-HBOU/s1600-h/1.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 193px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5354878653344847186" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBZw4vxFVI/AAAAAAAAAM0/hDYxaP-HBOU/s320/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;KIZILAY VE GÜVENPARK (1937)&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-722630543087733571?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/722630543087733571/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/bir-zamanlar-ankara.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/722630543087733571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/722630543087733571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/07/bir-zamanlar-ankara.html' title='BİR ZAMANLAR ANKARA...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SlBal6MKxZI/AAAAAAAAANM/yOMD5abRGI8/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2360049169423563577</id><published>2009-06-23T13:10:00.005+03:00</published><updated>2009-06-23T13:13:05.013+03:00</updated><title type='text'>BABA-II</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqhD6VlUI/AAAAAAAAAMc/V4G2XOVj7wc/s1600-h/yorgunbilgebebsmy8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350463842278544706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 285px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqhD6VlUI/AAAAAAAAAMc/V4G2XOVj7wc/s400/yorgunbilgebebsmy8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqeTC5gFI/AAAAAAAAAMU/vh4T8Q3rft0/s1600-h/babammmfibulanc6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350463794801377362" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 399px; CURSOR: hand; HEIGHT: 403px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqeTC5gFI/AAAAAAAAAMU/vh4T8Q3rft0/s400/babammmfibulanc6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqKrXrjVI/AAAAAAAAAMM/rA0vZRktpTs/s1600-h/baba.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350463457733610834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 399px; CURSOR: hand; HEIGHT: 403px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqKrXrjVI/AAAAAAAAAMM/rA0vZRktpTs/s400/baba.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2360049169423563577?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2360049169423563577/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/06/baba-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2360049169423563577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2360049169423563577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/06/baba-ii.html' title='BABA-II'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SkCqhD6VlUI/AAAAAAAAAMc/V4G2XOVj7wc/s72-c/yorgunbilgebebsmy8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4605846002416350677</id><published>2009-06-22T18:13:00.003+03:00</published><updated>2009-06-22T18:19:25.637+03:00</updated><title type='text'>BABA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-g9COolZI/AAAAAAAAAME/aGizLo2nQsc/s1600-h/yeniresim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350171852770153874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 278px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-g9COolZI/AAAAAAAAAME/aGizLo2nQsc/s400/yeniresim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-g5j5oaiI/AAAAAAAAAL8/yaJwbel6Hx0/s1600-h/baba.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350171793089391138" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 271px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-g5j5oaiI/AAAAAAAAAL8/yaJwbel6Hx0/s400/baba.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-f43bbIzI/AAAAAAAAAL0/-LFkdUxshaI/s1600-h/baba-ve-bebe.preview"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350170681639904050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 385px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-f43bbIzI/AAAAAAAAAL0/-LFkdUxshaI/s400/baba-ve-bebe.preview" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-ftwXdxNI/AAAAAAAAALs/_yRcHeYhZyM/s1600-h/baba-ve-bebe.preview"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4605846002416350677?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4605846002416350677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/06/baba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4605846002416350677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4605846002416350677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/06/baba.html' title='BABA'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sj-g9COolZI/AAAAAAAAAME/aGizLo2nQsc/s72-c/yeniresim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8457661890196788497</id><published>2009-05-11T20:55:00.000+03:00</published><updated>2009-05-11T20:56:08.324+03:00</updated><title type='text'>NERDESEN...</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x5n2n9_irak-cok-mu-irak_people&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x5n2n9_irak-cok-mu-irak_people&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="381" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x5n2n9_irak-cok-mu-irak_people"&gt;Irak çok mu Irak&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Yükleyen &lt;a href="http://www.dailymotion.com/adminturkmen"&gt;adminturkmen&lt;/a&gt; - &lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/people"&gt;Explore more family videos.&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8457661890196788497?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8457661890196788497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/05/nerdesen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8457661890196788497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8457661890196788497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/05/nerdesen.html' title='NERDESEN...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-790675671920749921</id><published>2009-04-23T08:12:00.002+03:00</published><updated>2009-04-23T08:14:51.608+03:00</updated><title type='text'>ANLADIM...</title><content type='html'>Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.&lt;br /&gt;Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,&lt;br /&gt;Kendi yolumu çizdiğimde anladım..&lt;br /&gt;Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..&lt;br /&gt;Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..&lt;br /&gt;Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,&lt;br /&gt;Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..&lt;br /&gt;Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,&lt;br /&gt;Neden hiç ağlamadığını anladım..&lt;br /&gt;Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,&lt;br /&gt;Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..&lt;br /&gt;Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,&lt;br /&gt;Çok acıttığında anladım..&lt;br /&gt;Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,&lt;br /&gt;Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..&lt;br /&gt;Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,&lt;br /&gt;Yüreğini elime koyduğunda anladım..&lt;br /&gt;''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,&lt;br /&gt;Sana ''git'' dediğimde anladım..&lt;br /&gt;Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,&lt;br /&gt;Git dediklerinde gittiğimde anladım..&lt;br /&gt;Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,&lt;br /&gt;Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..&lt;br /&gt;Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,&lt;br /&gt;Gerçekten pişman olduğumda anladım..&lt;br /&gt;Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,&lt;br /&gt;Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,&lt;br /&gt;Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..&lt;br /&gt;Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,&lt;br /&gt;Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..&lt;br /&gt;Sevgi emekmiş,&lt;br /&gt;Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...&lt;br /&gt;ANLADIM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-790675671920749921?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/790675671920749921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/anladim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/790675671920749921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/790675671920749921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/anladim.html' title='ANLADIM...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1717698855996101266</id><published>2009-04-23T07:26:00.003+03:00</published><updated>2009-04-23T07:34:23.308+03:00</updated><title type='text'>ÇOCUKLUĞUM</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Se_uiXtU08I/AAAAAAAAALk/uBN6MLDdpIY/s1600-h/ocuklukqy0.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327739158449673154" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 339px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Se_uiXtU08I/AAAAAAAAALk/uBN6MLDdpIY/s400/ocuklukqy0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Affan Dede'ye para saydım&lt;br /&gt;Sattı bana çocukluğumu&lt;br /&gt;Artık ne adım var ne yaşım&lt;br /&gt;Bilmiyorum kim olduğumu&lt;br /&gt;Hiçbir şey sorulmasın benden&lt;br /&gt;Haberim yok olan bitenden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bahar havası bu bahçe&lt;br /&gt;Havuzda su şırılşırıldır&lt;br /&gt;Uçurtmam bulutlardan yüce&lt;br /&gt;Zıpzıplarım pırıl pırıldır&lt;br /&gt;Ne güzel dönüyor çemberim&lt;br /&gt;Hiç bitmese horoz şekerim&lt;br /&gt;.....................................&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçip gitti ömrümüzün çocukluk mevsimi,&lt;br /&gt;Tıpkı şairin biraz yukarıdaki dizeleri gibi.&lt;br /&gt;Nasıl da akıverdi elimizden öocukluk mevsimi.&lt;br /&gt;Bir ilkbahar sonrasında yaz gelir ya anlayamayız nasıl bittiğini ilkbaharın...&lt;br /&gt;İşte öyle bitiverdi ömrümüzün ilkbaharı.&lt;br /&gt;Dante gibi ortaladık ömrü bakalım,&lt;br /&gt;Fenerin söndüğü son liman neresidir kimbilir?&lt;br /&gt;Sonbahar hangi şafakta değer bu ömre kimbilir?&lt;br /&gt;Bugün dediğin nedir, yarın dediğin nedir kimbilebilir?&lt;br /&gt;Esasen hayat dediğin nedir ki?&lt;br /&gt;Bir elektriksel yanılsama değil mi tüm bu olan biten?&lt;br /&gt;Eğer öyle değilse doğrusu nedir kimbilir??&lt;br /&gt;....................................................&lt;br /&gt;Neylersin ölüm herkesin başında.&lt;br /&gt;Uyudun uyanamadın olacak.&lt;br /&gt;Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?&lt;br /&gt;Bir namazlık saltanatın olacak,&lt;br /&gt;Taht misali o musalla taşında...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1717698855996101266?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1717698855996101266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/cocuklugum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1717698855996101266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1717698855996101266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/cocuklugum.html' title='ÇOCUKLUĞUM'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Se_uiXtU08I/AAAAAAAAALk/uBN6MLDdpIY/s72-c/ocuklukqy0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-512068160382264605</id><published>2009-04-08T10:37:00.009+03:00</published><updated>2009-04-08T20:31:21.315+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALLAH DOSTLARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AŞKA DAİR'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATA DAİR'/><title type='text'>SÖZÜN ÖZÜ...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUQLmyGUI/AAAAAAAAALU/iosBo_QnogQ/s1600-h/mevlana.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322221496615180610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 222px; CURSOR: hand; HEIGHT: 366px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUQLmyGUI/AAAAAAAAALU/iosBo_QnogQ/s400/mevlana.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUvK3yUXI/AAAAAAAAALc/1EMS-MDtrpg/s1600-h/mevlana332ry.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322222028994007410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 357px; CURSOR: hand; HEIGHT: 353px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUvK3yUXI/AAAAAAAAALc/1EMS-MDtrpg/s400/mevlana332ry.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUvK3yUXI/AAAAAAAAALc/1EMS-MDtrpg/s1600-h/mevlana332ry.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran'lı şair der ki : "Aşka uçma, kanatların yanar...!"&lt;br /&gt;MEVLÂNÂ der ki : "Aşka uçamadıktan sonra kanat neye yarar. ?"&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve yine Hz.Mevlana'nın bir diğer deyişinde özetlediği gibi:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Altın ne oluyor, can ne oluyor, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;inci mercan da nedir &lt;/div&gt;&lt;div&gt;bir sevgiye harcanmadıktan, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;bir sevgiliye feda edilmedikten sonra..." &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUvK3yUXI/AAAAAAAAALc/1EMS-MDtrpg/s1600-h/mevlana332ry.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-512068160382264605?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/512068160382264605/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/sozun-ozu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/512068160382264605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/512068160382264605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/sozun-ozu.html' title='SÖZÜN ÖZÜ...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdxUQLmyGUI/AAAAAAAAALU/iosBo_QnogQ/s72-c/mevlana.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2196795299213446711</id><published>2009-04-06T07:19:00.004+03:00</published><updated>2009-04-06T07:24:07.376+03:00</updated><title type='text'>KONFÜÇYÜSDEN KISSADAN HİSSE...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdmC5eUfuLI/AAAAAAAAALM/m1RMNax0o2k/s1600-h/Confucius_-_Project_Gutenberg_eText_15250.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321428358618134706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 256px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdmC5eUfuLI/AAAAAAAAALM/m1RMNax0o2k/s400/Confucius_-_Project_Gutenberg_eText_15250.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Badsector'ün blogunda yer alan ve oldukça hoşuma giden bir anekdottur kendileri efendim. Hayatta hangi kavramların doğru, hangi kavramların yanlışlığı ancak bu denli güzel bir dille anlatılabilirdi. Doğru yada yanlış dediklerimiz, acaba gerçekten doğru mu yada yanlışmı? doruluk ve yanlışlıkta objektiflik dedikleri şey bu olsa gerektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konfüçyüs, Hükümdar'ın isteği üzerine bir süre için şehrin yönetiminde olmayı kabul etti. Yedi gün izledi. Yedinci gün yüksek memur Sao-Çeng'i idam ettirdi, cesedin üç gün açıkta kalmasını emretti.Öğrencileri çok şaşırdılar, yanına gittiler, sordular: "Sao-Çeng bu şehirde hatırlı ve kuvvetli bir adamdı. Şehrin yönetimini aldıktan sonra ilk işiniz onu astırmak oldu. Bu yaptığınız doğru mudur? Bildiğimiz kadarıyla bu adam haydutluk, hırsızlık yapmamıştı..."Konfüçyüs "Yaptığımın nedenlerini size açıklayayım" dedi ve anlattı:"Dünyada beş ağır suç vardır. Haydutluk ve hırsızlık bunların arasında değildir, daha sonra gelirler. Bu beş suç şunlardır: Birincisi uyumsuz ve asi bir tabiatla birlikte gözüpeklik;&lt;br /&gt;İkincisi aşağı bir hayat tarzıyla birlikte inatçılık;&lt;br /&gt;Üçüncüsü çenesinin kuvvetli olmasıyla birlikte yalancılık;&lt;br /&gt;Dördüncüsü herkesin ayıbını, kusurunu aklında tutmakla birlikte herkesle dost geçinmek;&lt;br /&gt;Beşincisi hak ve adalet duygusu olmamakla birlikte yaptığı haksızlıkları süslü ve parlak gerekçeler arkasına gizlemek...Sao-Çeng'de bunlarin beşi de vardı. Nereye gitse taraftar topluyor, hizipler yaratabiliyordu; aldatıcı fikirlerini parlak konuşmaların arkasına gizleyebiliyordu; zulmüyle adaleti tersine çevirebiliyordu.Bunlar birleştiği zaman ortaya çok güçlü bir kötülük çıkar. Ben de şehir halkı için tasalanmak yerine bu adamı idam ettirmeyi tercih ettim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak;&lt;br /&gt;"Gerçek, bazen görünenden çok farklıdır.Görünenni doğru algılayıp doğru yorumlamak da bir o kadar önemlidir."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2196795299213446711?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2196795299213446711/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/konfucyusden-kissadan-hisse.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2196795299213446711'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2196795299213446711'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/konfucyusden-kissadan-hisse.html' title='KONFÜÇYÜSDEN KISSADAN HİSSE...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdmC5eUfuLI/AAAAAAAAALM/m1RMNax0o2k/s72-c/Confucius_-_Project_Gutenberg_eText_15250.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7649670256915508527</id><published>2009-04-05T23:48:00.002+03:00</published><updated>2009-04-06T00:11:35.241+03:00</updated><title type='text'>ÖLÜME DAİR-IV</title><content type='html'>Bir varmış bir yokmuş...&lt;br /&gt;Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir matrixx varmış...&lt;br /&gt;Doğmuş bu dünyaya gelmiş, hem de taa hakiki dünyadan kalkmış gelmiş bu dünyaya...&lt;br /&gt;Annesinden süt emmiş...&lt;br /&gt;Minik minik gülümsemeler göstermiş yaşama, dünyaya , herbir varlığa...&lt;br /&gt;Biraz daha büyümüş sonra...&lt;br /&gt;Emeklemeler başlamış...&lt;br /&gt;Emekleyip durmuş doğrulara, yaşama, bu yalan dünyaya...&lt;br /&gt;İçinde bir ses varmış, hep durup dinlenmeden dinlediği bir ses...&lt;br /&gt;Biraz daha büyümüş....&lt;br /&gt;Simit satmış, ayakkabı boyamış, bilet satmış, jeton satmış...&lt;br /&gt;İçinde bir ses varmış, hep durup dinlenmeden dinlediği bir ses...&lt;br /&gt;Hayattan hayatını kazanmaya çalışmış...&lt;br /&gt;Okula gitmiş, ilk orta ve lise derken üniversiteler bitirmiş...&lt;br /&gt;İçinde bir ses varmış, hep durup dinlenmeden dinlediği bir ses...&lt;br /&gt;Yatılı okullarda, değişik mekanlarda geçmiş hayatı...&lt;br /&gt;Askere gitmiş sonra, vatana hizmet etmiş bir süre.&lt;br /&gt;İçinde bir ses varmış, hep durup dinlenmeden dinlediği bir ses...&lt;br /&gt;Evlenmiş sonra aradan zaman geçince...&lt;br /&gt;Mutluymuş, herşeyi tammış da bir noksan olan şey o içindeki sesin dedikleriymiş...&lt;br /&gt;Hiçlik kapısından geçmeye çalışıyormuş bu matrixx.&lt;br /&gt;Hakiki dünyaya varabilmek için...&lt;br /&gt;Sonra koskocaman bir hiçlik başlamış matrixx için.&lt;br /&gt;Hakiki dünyayı bulmuş sonunda.&lt;br /&gt;.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7649670256915508527?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7649670256915508527/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/olume-dair-iv.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7649670256915508527'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7649670256915508527'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/olume-dair-iv.html' title='ÖLÜME DAİR-IV'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7770058454337910813</id><published>2009-04-05T23:23:00.006+03:00</published><updated>2009-04-05T23:46:44.160+03:00</updated><title type='text'>HİÇ..</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkYjJH8C2I/AAAAAAAAALE/1scpEK_zIGo/s1600-h/hiÃ§lik+kapÄ±sÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321311426738654050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 300px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkYjJH8C2I/AAAAAAAAALE/1scpEK_zIGo/s400/hi%C3%A7lik+kap%C4%B1s%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkUCQCdsLI/AAAAAAAAAK8/cGwKDOvZXdo/s1600-h/b42225a2b5af99587da62fed7b070378.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321306463612547250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 313px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkUCQCdsLI/AAAAAAAAAK8/cGwKDOvZXdo/s400/b42225a2b5af99587da62fed7b070378.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkTUS_XDiI/AAAAAAAAAK0/SHRBxlHvEck/s1600-h/10if5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321305674130853410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 233px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkTUS_XDiI/AAAAAAAAAK0/SHRBxlHvEck/s400/10if5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Esasen koskocaman bir hiç kaldı bunca yıldır yaşadıklarımızdan....&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ömür dediğin neydi!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaşamak dediğin...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yada doyasıya yaşadım dediğin!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Koskoca bir hiç kaldı geriye buna yıldır yaşadıklarımızdan...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aslında o koskoca bir hayat, minicik üç harften ibaretmiş...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kocaman bir minik kelime:&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;HİÇ... &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7770058454337910813?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7770058454337910813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/hic.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7770058454337910813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7770058454337910813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/hic.html' title='HİÇ..'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkYjJH8C2I/AAAAAAAAALE/1scpEK_zIGo/s72-c/hi%C3%A7lik+kap%C4%B1s%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1003233915206268276</id><published>2009-04-05T22:34:00.004+03:00</published><updated>2009-04-05T23:20:52.951+03:00</updated><title type='text'>IN THE MOOD FOR LOVE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkICKkiRtI/AAAAAAAAAKs/mt5i05TNQjo/s1600-h/inthemoodforlovever9dd8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321293268005308114" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 299px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkICKkiRtI/AAAAAAAAAKs/mt5i05TNQjo/s400/inthemoodforlovever9dd8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Tür : Dram / Romantik&lt;br /&gt;Gösterim Tarihi : 28 Eylül 2001&lt;br /&gt;Yönetmen : Wong Kar-Wai&lt;br /&gt;Senaryo : Wong Kar-Wai&lt;br /&gt;Görüntü Yönetmeni : Christopher Doyle , Pin Bing Lee&lt;br /&gt;Müzik : Mike Galasso&lt;br /&gt;Yapım : 2000, Fransa / Hong-Kong , 98 dk.&lt;br /&gt;Oyuncular :&lt;br /&gt;Tony Leung Chiu Wai (Chow Mo-wan) , Maggie Cheung (Mrs. Chan, nee Su Li-zhen) , Ping Lam Siu (Ah Ping) , Rebecca Pan (Mrs. Suen) , Lai Chen (Mr. Ho)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu:&lt;br /&gt;1962 yılının Hong Kong'u... Yerel bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Chau ve eşi, Şangaylıların yaşadığı bir apartmana taşınırlar. Chau, taşınma gününde burada yeni kapı komşusu Li-Chun ile tanışır. Her ikisinin de eşlerinin yardımı olmaksızın eşya taşıyor olmaları ilginç bir tesadüftür. Li-Chun ve Chau, eşlerinin işte oldukları zamanı birlikte geçirmeye ve gitgide daha iyi arkadaş olmaya başlarlar. Neden sonra anlarlar ki, aslında ikisinin eşleri arasında bir ilişki vardır ve aldatılmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durumu keşfetmek, onları aşk hayatlarını yeniden gözden geçirmeye ve birbirlerinden destek almaya itecektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkçe adı ile AŞK ZAMANI müzikleri ve konusu ile mükemmel bir film diyebilirim. Son dönem Uzakdoğu sinemasından güzel kurgulanmış bir film. Mükemmel ötesi müzikleri ile  film sanki zamanın ötesine geçmeyi başarmış gibi hissettiriyor insana. Oyuncular da tıpkı filmin ağırlığına  ve kalitesine uygun olarak davranıyorlar.Uzakdoğu kültür ve ahlak kavramları değişik duyguların karşısında yeniden ama ağırlığından bir şey kaybetmeden yorumlanıyor. Şu an için dinlediğiniz müzik ise bu filmden alıntıdır. Adı "Yumeji's Theme". Şiddetle tavsiye edilecek film ve müziklerdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1003233915206268276?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1003233915206268276/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/in-mood-for-love.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1003233915206268276'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1003233915206268276'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/in-mood-for-love.html' title='IN THE MOOD FOR LOVE'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdkICKkiRtI/AAAAAAAAAKs/mt5i05TNQjo/s72-c/inthemoodforlovever9dd8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3326200649411938874</id><published>2009-04-05T21:37:00.002+03:00</published><updated>2009-04-05T21:54:06.939+03:00</updated><title type='text'>ÖLÜME DAİR-III</title><content type='html'>Daha henüz hayatın, yaşamanın ve bilumum güzellikleri yada acıların, çilelerin tecrübelerini demleyememişken çaydanlığımda; şimdi gariptir ki ölüme dair şeyler düşünmekteyim ve de bir yandan da karalamaktayım. Nerdedir gizemi bu hayatın? Nerdedir sırrı bu garip hayatın?&lt;br /&gt;Ve yine nerde bulunur gizemi bu kahpe hayatın? İyiler bir bir giderken hakiki alemdeki istirahatgahlarına, bizler kalıyoruz sırf burada, sanki çile doldururcasına...&lt;br /&gt;Garip olan da bu ya... Şimdi gene matrix filminden bana çağrışımlar gelecek(birazda aptalcasına sanki). Hani Trinity der ya Neo'ya , ilk filmin ortalarında bir yerde. Aynen şöyle seslenir:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;-Neo! İstersen gitmekte özgürsün. Ama sokağın sonunun nereye vardığını sen de biliyorsun.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Filmin bir diğer sahnesinde Neo ile Trinity arasında şuna benzer bir diyalog geçer:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;-Trinity ha. O sensin demek. Hani şu hedehödö veritabanını kıran Trinity?&lt;br /&gt;-O çok geride kaldı. Şimdi daha önemli bir sorun var.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Morpheus da benzer şekilde Neo'nun yolunu bulmasına yardımcı olur. İlk karşılaşmalarında aralarında geçen diyalog şuna benzer şekilde sirayet eder:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;-Neo. Çok uzun zamandır seni aradım. Ama artık sonunda bulduğuma inanıyorum.&lt;br /&gt;-Nasıl yani?&lt;br /&gt;-Matrix ilk kurulduğunda kodları görebilen ve bağımsızca hareket edebilen bir vardı. Hepimizi o kurtardı. Efsaneye göre O bir gün mutlaka geri dönecekti. ve ben onu buldum. O, sensin Neo.&lt;br /&gt;-Matrix nedir?&lt;br /&gt;-Kimse tam olarak Matrix'i anlatamaz. Bunu yaşamak gerekir. Yıllardır kendi kendine sorduğun bir soru vardı Neo. Bir şeylerin ters gittiğini hep biliyordun. Ama bir türlü nasıl böyle olduğunu asla açıklayamıyordun. İşte sana fırsat Neo. Mavi hapı seçersen hiçbirşey olmamış gibi yatağında uyanırsın ve artık her neye inanmak istiyorsan ona inanırsın. Kırmızı hapı seçersen sana sadece ve sadece gerçekleri gösterebilirim. Ve tavşan deliğinin aslında nerelere uzandığını görürsün Neo. Seçim senin.&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle ya dostlar. Film bile olsa Neo gerçeğe bir adım yaklaşmıştır. Peki ya şimdi neden sanal alemde MATRİXX  nickini kullandığımı umarım anlamışsınızdır. Bİr bilinmeyenin içinde her bir insanoğlu gibi dolanmaktayım. Dİğer insanlardan kendime göre hissedebildiğim en önemli fark "Bu işte bir gariplik olduğu" dur. Bu farklılıkta yüzmekteyim bilinmezlikler denizinde ama bir türlü içinde olduğu paradokstan çıkamamaktayım.Nedir mi içinde bulunduğum bu paradoks? Hani şu sizin dünya dediğiniz, hayat dediğiniz şey var ya işte odur benim içinde olupta çabalayıp çabalayıp bir türlü çıkamadığım, öze varamadığım paradoks...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3326200649411938874?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3326200649411938874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/olume-dair-iii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3326200649411938874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3326200649411938874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/olume-dair-iii.html' title='ÖLÜME DAİR-III'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7389027055461038322</id><published>2009-04-05T21:31:00.003+03:00</published><updated>2009-04-05T21:37:15.170+03:00</updated><title type='text'>ÖLÜME DAİR-II</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sdj6Q4FU8DI/AAAAAAAAAKk/AxUfYSMnI8c/s1600-h/bugunpazar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5321278127577821234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 318px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sdj6Q4FU8DI/AAAAAAAAAKk/AxUfYSMnI8c/s400/bugunpazar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyrun, oturun dostlar,&lt;br /&gt;hoş gelip sefalar getirdiniz.&lt;br /&gt;Biliyorum, ben uyurken&lt;br /&gt;hücreme pencereden girdiniz.&lt;br /&gt;Ne ince boyunlu ilâç şişesini&lt;br /&gt;ne kırmızı kutuyu devirdiniz.&lt;br /&gt;Yüzünüzde yıldızların aydınlığı&lt;br /&gt;başucumda durup el ele verdiniz.&lt;br /&gt;Buyrun, oturun dostlar&lt;br /&gt;hoş gelip sefalar getirdiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?&lt;br /&gt;Osman oğlu Hâşim.&lt;br /&gt;Ne tuhaf şey,&lt;br /&gt;hani siz ölmüştünüz kardeşim.&lt;br /&gt;İstanbul limanında&lt;br /&gt;kömür yüklerken bir İngiliz şilebine,&lt;br /&gt;kömür küfesiyle beraber&lt;br /&gt;ambarın dibine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı&lt;br /&gt;ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız&lt;br /&gt;simsiyah başınızı.&lt;br /&gt;Kim bilir nasıl yanmıştır canınız...&lt;br /&gt;Ayakta durmayın, oturun,&lt;br /&gt;ben sizi ölmüş zannediyordum,&lt;br /&gt;hücreme pencereden girdiniz.&lt;br /&gt;Yüzünüzde yıldızların aydınlığı&lt;br /&gt;hoş gelip sefalar getirdiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayalar-köylü Yakup,&lt;br /&gt;iki gözüm, merhaba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz de ölmediniz miydi?&lt;br /&gt;Çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp&lt;br /&gt;çok sıcak bir yaz günü&lt;br /&gt;yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?&lt;br /&gt;Demek ölmemişsiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya siz?&lt;br /&gt;Muharrir Ahmet Cemil?&lt;br /&gt;Gözümle gördüm&lt;br /&gt;tabutunuzun toprağa indiğini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem galiba&lt;br /&gt;tabut biraz kısaydı boyunuzdan.&lt;br /&gt;Onu bırakın Ahmet Cemil,&lt;br /&gt;vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,&lt;br /&gt;o ilâç şişesidir&lt;br /&gt;rakı şişesi değil.&lt;br /&gt;Günde elli kuruşu tutabilmek için,&lt;br /&gt;yapyalnız&lt;br /&gt;dünyayı unutabilmek için&lt;br /&gt;ne kadar çok içerdiniz...&lt;br /&gt;Ben sizi ölmüş zannediyordum.&lt;br /&gt;Başucumda durup el ele verdiniz,&lt;br /&gt;buyrun, oturun dostlar,&lt;br /&gt;hoş gelip sefalar getirdiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir eski Acem şairi:&lt;br /&gt;«Ölüm âdildir» — diyor, —&lt;br /&gt;«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hâşim,&lt;br /&gt;neden şaşıyorsunuz?&lt;br /&gt;Hiç duymadınız mıydı kardeşim,&lt;br /&gt;herhangi bir şahın bir gemi ambarında&lt;br /&gt;bir kömür küfesiyle öldüğünü? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir eski Acem şairi:&lt;br /&gt;«Ölüm âdildir» — diyor.&lt;br /&gt;Yakup,&lt;br /&gt;ne güzel güldünüz, iki gözüm.&lt;br /&gt;Yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...&lt;br /&gt;Fakat bekleyin, bitsin sözüm.&lt;br /&gt;Bir eski Acem şairi:&lt;br /&gt;«Ölüm âdil...»&lt;br /&gt;Şişeyi bırakın Ahmet Cemil.&lt;br /&gt;Boşuna hiddet ediyorsunuz.&lt;br /&gt;Biliyorum,&lt;br /&gt;ölümün âdil olması için&lt;br /&gt;hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir eski Acem şairi...&lt;br /&gt;Dostlar beni bırakıp,&lt;br /&gt;dostlar, böyle hışımla&lt;br /&gt;nereye gidiyorsunuz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7389027055461038322?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7389027055461038322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/olume-dair.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7389027055461038322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7389027055461038322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/04/olume-dair.html' title='ÖLÜME DAİR-II'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/Sdj6Q4FU8DI/AAAAAAAAAKk/AxUfYSMnI8c/s72-c/bugunpazar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2894172038044140373</id><published>2009-03-31T22:11:00.003+03:00</published><updated>2009-03-31T22:20:45.614+03:00</updated><title type='text'>MATRİXX</title><content type='html'>Koskoca bir yalan demektir bu hayat...&lt;br /&gt;Herşeye bir şekilde inandığımız, &lt;br /&gt;İnandırılmak zorunda kalındığımız,&lt;br /&gt;Koskoca bir yalan...&lt;br /&gt;*********&lt;br /&gt;Nedir bu xx matrixx??&lt;br /&gt;Matrix bir bilinmeyendir&lt;br /&gt;X ise bir diğer bilinmeyen.&lt;br /&gt;Her bir X ise biribirinden farklı birer bilinmeyenler...&lt;br /&gt;Ama bu diğer Xler aynı X mi yoksa birbirlerinden farklı Xlermi &lt;br /&gt;Bu da bir diğer bilinmeyen...&lt;br /&gt;İşte size yada kendisine yada her hangi birisine, bilinmeyenlerin varlığında bilinenlerden yola çıkarak&lt;br /&gt;Birşeyleri açıklama gayreti güden bir düşünen varlık&lt;br /&gt;XXMATRİXX...&lt;br /&gt;*********&lt;br /&gt;Kendim bile bir hayatı anlayamıyorken,&lt;br /&gt;Bu dünyada birçok olguya hala bir yorum getiremiyor ve hala bir mantık kurgusu yapamıyorken,&lt;br /&gt;Bilmiyorum acaba ben kime neyi açıklama gayretindeyim hala?&lt;br /&gt;*********&lt;br /&gt;Düşünüyorum öyleyse varım demiş zatın birisi, bundan oldukça uzun zaman önce.&lt;br /&gt;Ben de kendi zannımca düşünüyor gibiyim.&lt;br /&gt;Ancak ben düşünüyorsam varım diyemiyorum.&lt;br /&gt;Düşünüyorum ama düşüncelerim neden bir noktada birşeylere deva olamıyor. &lt;br /&gt;Düşünüyorum Afrika'da açlıktan kırılanları...&lt;br /&gt;Düşünüyorum Savaşlarda yokolanları...&lt;br /&gt;Düşünüyorum kendi kanındakilere kurşun sıkanları...&lt;br /&gt;Düşünüyorum her uyanışımda gaflet uykusundan,&lt;br /&gt;Birbirini gammazlayıp acımasızca satanları...&lt;br /&gt;Düşünüyorum solcuları, teröristleri, marksistleri, faşistleri, marxcıları, ateistleri, tarikatçıları, sokkata gitar çalanları&lt;br /&gt;Evsiz  barksız olanları, milyarlık şarapları yudumlayanları, &lt;br /&gt;Ekmeksiz yatıp kalanları, midesi sırtına yapışmış olanları, &lt;br /&gt;İyileri, kötüleri, safları, salakları, akıllıları, uyanıkları...&lt;br /&gt;Bİrçok şeyi düşünüyorum kendimce...&lt;br /&gt;Kafa yormaya çalışıyorum. &lt;br /&gt;Bir tek şey kalıyor aklımda, bunca düşüncelerin tortusundan geriye kalan;&lt;br /&gt;Neden Ey Yüce Rabbim neden?&lt;br /&gt;NEDEN...&lt;br /&gt;Bir tek şey kalıyor geriye bu tortulardan süzülen;&lt;br /&gt;BİZ İNSANLARI ISLAH EYLE YA RABBİM...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2894172038044140373?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2894172038044140373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/matrixx.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2894172038044140373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2894172038044140373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/matrixx.html' title='MATRİXX'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2936688670344220098</id><published>2009-03-31T21:50:00.002+03:00</published><updated>2009-03-31T21:51:22.521+03:00</updated><title type='text'>ŞEYH EDEBALİ'DEN NASİHAT</title><content type='html'>Ey Oğul! Beysin...   &lt;br /&gt;Bundan sonra öfke bize,&lt;br /&gt;uysallık sana..   &lt;br /&gt;Güceniklik bize,&lt;br /&gt;gönül almak sana...   &lt;br /&gt;Suçlamak bize,&lt;br /&gt;katlanmak sana...   &lt;br /&gt;Acizlik bize, yanılgı bize,&lt;br /&gt;hoş görmek sana...  &lt;br /&gt;Geçimsizlikler, çatışmalar,&lt;br /&gt;anlaşmazlık bize,adelet sana...&lt;br /&gt;Kötü göz, şom ağız,&lt;br /&gt;haksız yorum bize,&lt;br /&gt;bağışlama sana...   &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Ey Oğul!   &lt;br /&gt;Bundan sonra bölmek bize&lt;br /&gt;bütünlemek sana...&lt;br /&gt;Üşengeçlik bize,&lt;br /&gt;uyarmak,gayretlendirmek&lt;br /&gt;şekillendirmek sana... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Oğul! &lt;br /&gt;Sabretmesini bil,&lt;br /&gt;vaktinden önce çiçek açmaz... &lt;br /&gt;Şunuda unutma! &lt;br /&gt;İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey Oğul!   &lt;br /&gt;Yükün ağır, işin çetin, gücün kıl'a bağlı.&lt;br /&gt;Allah (c.c.) yardımcın olsun!..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2936688670344220098?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2936688670344220098/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/seyh-edebaliden-nasihat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2936688670344220098'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2936688670344220098'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/seyh-edebaliden-nasihat.html' title='ŞEYH EDEBALİ&apos;DEN NASİHAT'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1844916926667924329</id><published>2009-03-31T21:41:00.002+03:00</published><updated>2009-03-31T21:42:59.699+03:00</updated><title type='text'>ERTUĞRUL GAZİ'DEN NASİHAT</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdJkC_90nAI/AAAAAAAAAJ0/mVbAFDg-1-o/s1600-h/ErtugrulGazi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319424112571227138" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 187px; CURSOR: hand; HEIGHT: 301px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdJkC_90nAI/AAAAAAAAAJ0/mVbAFDg-1-o/s400/ErtugrulGazi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak oğul!&lt;br /&gt;Beni kır; Şeyh Edebalı'yı kırma&lt;br /&gt;O bizim boyumuzun ışığıdır&lt;br /&gt;Terazisi dirhem şaşmaz.&lt;br /&gt;Bana karşı gel; ona karşı gelme!&lt;br /&gt;Bana karşı gelirsen üzülür, incinirim.&lt;br /&gt;Ona karşı gelirsen gözlerim sana bakmaz olur.&lt;br /&gt;Baksa da görmez olur.&lt;br /&gt;Sözümüz Edebalı için değil,&lt;br /&gt;Senceğiz içindir.&lt;br /&gt;Bu dediklerimi vasiyetim say...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1844916926667924329?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1844916926667924329/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/ertugrul-gaziden-nasihat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1844916926667924329'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1844916926667924329'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/ertugrul-gaziden-nasihat.html' title='ERTUĞRUL GAZİ&apos;DEN NASİHAT'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdJkC_90nAI/AAAAAAAAAJ0/mVbAFDg-1-o/s72-c/ErtugrulGazi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4647074015142830328</id><published>2009-03-31T18:05:00.003+03:00</published><updated>2009-04-05T13:32:37.839+03:00</updated><title type='text'>ÜŞÜYORUM...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdIyIXr4BZI/AAAAAAAAAJk/5yOx9oC9shE/s1600-h/Kar+Resimleri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5319369229256361362" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdIyIXr4BZI/AAAAAAAAAJk/5yOx9oC9shE/s400/Kar+Resimleri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır&lt;br /&gt;Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum&lt;br /&gt;Gözlerim parke parke taş duvarlarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılıyor hayal pencerelerim&lt;br /&gt;Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum&lt;br /&gt;Kekik kokulu koyaklardan aşarak&lt;br /&gt;Güvercinler ülkesinde dolaşıyor&lt;br /&gt;Bir çeşme başı arıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp&lt;br /&gt;Mis gibi nane kokuları arasında&lt;br /&gt;Ruhumu dinlemek istiyorum&lt;br /&gt;Zikre dalmış her şey&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güne gülümserken papatyalar&lt;br /&gt;Dualar gibi yükselir ümitlerim&lt;br /&gt;Güneşle kol kola kırlarda koşarak&lt;br /&gt;Siz peygamber çiçekleri toplarken&lt;br /&gt;Ben çeşme başında uzanmak istiyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzur dolu içimde&lt;br /&gt;Ben sonsuzluğu düşünüyorum&lt;br /&gt;Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum&lt;br /&gt;Durun kapanmayın pencerelerim&lt;br /&gt;Güneşimi kapatmayın&lt;br /&gt;Beton çok soğuk, üşüyorum..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4647074015142830328?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4647074015142830328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/usuyorum.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4647074015142830328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4647074015142830328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/usuyorum.html' title='ÜŞÜYORUM...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SdIyIXr4BZI/AAAAAAAAAJk/5yOx9oC9shE/s72-c/Kar+Resimleri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-3830178560230859316</id><published>2009-03-27T14:15:00.005+02:00</published><updated>2009-03-27T14:22:30.347+02:00</updated><title type='text'>DAYAN DİZLERİM DAYAN</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SczEuOQchhI/AAAAAAAAAJQ/R6wq88dvFlU/s1600-h/muhsin_yazicioglu_aer4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317841558397814290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 205px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SczEuOQchhI/AAAAAAAAAJQ/R6wq88dvFlU/s400/muhsin_yazicioglu_aer4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SczDj2lVnfI/AAAAAAAAAJI/e5uyHFz5oxI/s1600-h/KurtKar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5317840280732671474" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SczDj2lVnfI/AAAAAAAAAJI/e5uyHFz5oxI/s320/KurtKar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Yenik düşme!&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Ne zamana,&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Ne soğuğa, ne kahpeliğe,&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Ne de kalleşlere!&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Dayan... &lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;Dayanabildiğin yere kadar...&lt;/p&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p&gt;UNUTMA KURTLAR AYAKTA ÖLÜR...&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-3830178560230859316?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/3830178560230859316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/dayan-dizlerim-dayan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3830178560230859316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/3830178560230859316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/dayan-dizlerim-dayan.html' title='DAYAN DİZLERİM DAYAN'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SczEuOQchhI/AAAAAAAAAJQ/R6wq88dvFlU/s72-c/muhsin_yazicioglu_aer4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7796127851460658773</id><published>2009-03-18T10:26:00.001+02:00</published><updated>2009-03-18T10:28:04.323+02:00</updated><title type='text'>MUTLULUĞUN RESMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/ScCwj-SIeHI/AAAAAAAAAI0/r77MUGBNn50/s1600-h/mutlulugunresmi7sv.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314441692358146162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 319px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/ScCwj-SIeHI/AAAAAAAAAI0/r77MUGBNn50/s400/mutlulugunresmi7sv.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/ScCwYudDHjI/AAAAAAAAAIs/0DUTj8wxyt0/s1600-h/mutlulugunresmi7sv.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7796127851460658773?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7796127851460658773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/mutlulugun-resmi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7796127851460658773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7796127851460658773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/mutlulugun-resmi.html' title='MUTLULUĞUN RESMİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/ScCwj-SIeHI/AAAAAAAAAI0/r77MUGBNn50/s72-c/mutlulugunresmi7sv.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1609396690312189693</id><published>2009-03-01T08:55:00.003+02:00</published><updated>2009-03-01T08:58:21.564+02:00</updated><title type='text'>ÖLÜME DAİR</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.enesnet.com/wp-content/uploads/2008/09/olum-foto.png"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 577px; CURSOR: hand; HEIGHT: 453px" alt="" src="http://www.enesnet.com/wp-content/uploads/2008/09/olum-foto.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.enesnet.com/wp-content/uploads/2008/09/olum-foto.png"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.enesnet.com/wp-content/uploads/2008/09/olum-foto.png"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yaşam adil olmasa da ölüm tarafsızdır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1609396690312189693?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1609396690312189693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/olume-dair.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1609396690312189693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1609396690312189693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/olume-dair.html' title='ÖLÜME DAİR'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1853483909575975118</id><published>2009-03-01T08:39:00.003+02:00</published><updated>2009-03-01T08:48:23.204+02:00</updated><title type='text'>SEARCH</title><content type='html'>Aramak, taramak yada sorgulamak...&lt;br /&gt;Yada adına siz ne derseniz deyin. Bir insanın ömründe belki de bence en önemli olması gerektiğini düşündüğüm eylem yada olgu budur. İnsan dünyaya gelir. Beyninin içindeki hücreler artık birşeyleri algılama yeteneğinin de ötesine geçerek algıları yorumlayabildiği vakit, kişi için SEARCH modu başlamış demektir. İnsan, ömrü boyunca hep bu eylemi sürekli olarak yerine getirir. Nefes almak, koklamak, yemek yemek, görmek, bakmak yada konuşmak kadar çok doğal ve bir o kadar da merkezi sinir sistemi kontrolüne girmiş bir eylemdir SEARCH yapmak. Bakkala gideriz ekmek alırız. Ekmek almadan önce bayatmı tazemi sorgulama yaparız. Sonuca göre hareket ederiz. Bir kız görürüz. Eldeki özelliklerine göre sorgulama yapıp ondan hoşlanılıp hoşlanılmadığına karar veririz. Okul biter üniversite tercihimizi sorgularız ve buna göre seçim yaparız. Askere gider gelir vatanı sorgularız ve yine kendimiz cevaplarız. Evlenme zamanı gelir eş seçiminde sorgulama yaparız. Zaman biraz daha ilerler siyasi hayatı, eşitsizlikleri , hakı, adaleti sorgularız. Ama ben gibiler için hiç içinden çıkılmayan sonsuz sorgulama ise "NEDEN" sorgulamasıdır. Küçücük bir kelime belki bu "neden" kelimesi. Ama bana tüm dünyanın yükünü taşıyan belki de en ağır sorgulama kelimesi olarak geliyor ve omuzlarıma yükleniyor. Örneğin" neden bu saatte ben bu yazıyı bloguma yazma gereği duyuyorum?"&lt;br /&gt;NEDEN????&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1853483909575975118?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1853483909575975118/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/search.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1853483909575975118'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1853483909575975118'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/03/search.html' title='SEARCH'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5023205347725566993</id><published>2009-02-28T15:44:00.000+02:00</published><updated>2009-03-01T08:53:14.083+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AŞKA DAİR'/><title type='text'>SHAPE OF MY HEART</title><content type='html'>He deals the cards as a meditation&lt;br /&gt;And those he plays never suspect&lt;br /&gt;He doesnt play for the money he wins&lt;br /&gt;He doesnt play for the respect&lt;br /&gt;He deals the cards to find the answer&lt;br /&gt;The sacred geometry of chance&lt;br /&gt;The hidden law of probable outcome&lt;br /&gt;The numbers lead a dance&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I know that the spades are the swords of a soldier&lt;br /&gt;I know that the clubs are weapons of war&lt;br /&gt;I know that diamonds mean money for this art&lt;br /&gt;But thats not the shape of my heart&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He may play the jack of diamonds&lt;br /&gt;He may lay the queen of spades&lt;br /&gt;He may conceal a king in his hand&lt;br /&gt;While the memory of it fades&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I know that the spades are the swords of a soldier&lt;br /&gt;I know that the clubs are weapons of war&lt;br /&gt;I know that diamonds mean money for this art&lt;br /&gt;But thats not the shape of my heart&lt;br /&gt;Thats not the shape, the shape of my heart&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And if I told you that I loved you&lt;br /&gt;Youd maybe think theres something wrong&lt;br /&gt;Im not a man of too many faces&lt;br /&gt;The mask I wear is one&lt;br /&gt;Those who speak know nothing&lt;br /&gt;And find out to their cost&lt;br /&gt;Like those who curse their luck in too many places&lt;br /&gt;And those who smile are lost&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I know that the spades are the swords of a soldier&lt;br /&gt;I know that the clubs are weapons of war&lt;br /&gt;I know that diamonds mean money for this art&lt;br /&gt;But thats not the shape of my heart&lt;br /&gt;Thats not the shape of my heart&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5023205347725566993?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5023205347725566993/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/02/shape-of-my-heart.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5023205347725566993'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5023205347725566993'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/02/shape-of-my-heart.html' title='SHAPE OF MY HEART'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-14350337811243963</id><published>2009-02-18T19:58:00.005+02:00</published><updated>2009-03-01T08:53:21.772+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AŞKA DAİR'/><title type='text'>AWAARA HOON</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SZxM8k5UkmI/AAAAAAAAAIk/Z49NBi8IsxU/s1600-h/200pxawaaraposter934f9bmp3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304199064715563618" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 319px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SZxM8k5UkmI/AAAAAAAAAIk/Z49NBi8IsxU/s320/200pxawaaraposter934f9bmp3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SZxMt_fWsQI/AAAAAAAAAIc/w7x6xf0o6vM/s1600-h/adsÄ±z.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5304198814156370178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 234px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SZxMt_fWsQI/AAAAAAAAAIc/w7x6xf0o6vM/s320/ads%C4%B1z.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aşkın derdinden avare gezerim&lt;br /&gt;Yıllardır perişan, berduş, derbederim&lt;br /&gt;Avareyim, avareyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolunu kaybetmiş bir garip kuş gibi&lt;br /&gt;Sevgilim diyerek çırpınır, inlerim&lt;br /&gt;Avareyim, avareyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya,&lt;br /&gt;Dünya...&lt;br /&gt;Ben senin merhametsiz okunla vurulmuşum&lt;br /&gt;Avareyim, avareyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma sevgilim o geçen günleri&lt;br /&gt;Gönülden atardık bütün hüzünleri&lt;br /&gt;Avareyim, avareyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soldu bak kalbimde aşkın gülleri&lt;br /&gt;Sensiz ben öksüzüm, avare gezerim&lt;br /&gt;Avareyim, avareyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aawaara hoon, aawaara hoon&lt;br /&gt;ya gardish mein hoon aasmaan ka taara hoon&lt;br /&gt;aawaara hoon&lt;br /&gt;gharbaar nahin, sansaar nahin&lt;br /&gt;mujhse kisi ko pyaar nahin&lt;br /&gt;us paar kisi se milne ka ikraar nahin&lt;br /&gt;mujhse kisi ko pyaar nahin&lt;br /&gt;sunsaan nagar anjaan dagar ka pyaara hoon&lt;br /&gt;aawaara hoon, aawaara hoon&lt;br /&gt;ya gardish mein hoon aasmaan ka taara hoon&lt;br /&gt;aawaara hoon&lt;br /&gt;aabaad nahin barbaad sahi&lt;br /&gt;gaata hoon khushi ke geet magar&lt;br /&gt;zakhmon se bhara seena hai mera&lt;br /&gt;hansti hai magar yeh mast nazar&lt;br /&gt;duniya&lt;br /&gt;duniya mein tere teer ka ya taqdeer ka maara hoon&lt;br /&gt;aawaara hoon, aawaara hoon&lt;br /&gt;ya gardish mein hoon aasmaan ka taara hoon&lt;br /&gt;aawaara hoon, aawaara hoon, aawaara hoon"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir devre malolmuş, çocukluğumuza aynı şekilde mühür vurmuş dillere destan filmin dillere destan parçası... Bir çoğunuz hemen hatırladı sanırım bu parçayı. O çocuk halimizle bağıra çağıra gezerdik sokaklarda, söylediğimiz kelimelerin ne anlattığını bile bilmeden:&lt;br /&gt;"avaramu avaramuuuu...."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nostalji yapmak isteyenler için link:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.dinleyiver.com/dinle-raj-kapoor_awara-hoon.html"&gt;http://www.dinleyiver.com/dinle-raj-kapoor_awara-hoon.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-14350337811243963?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/14350337811243963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/02/awaara-hoon.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/14350337811243963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/14350337811243963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/02/awaara-hoon.html' title='AWAARA HOON'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SZxM8k5UkmI/AAAAAAAAAIk/Z49NBi8IsxU/s72-c/200pxawaaraposter934f9bmp3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-58802963560936899</id><published>2009-01-31T23:21:00.004+02:00</published><updated>2009-01-31T23:24:04.509+02:00</updated><title type='text'>ÇOK YORGUNUM</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYTBEXpWRzI/AAAAAAAAAIU/ql9Y-Bap42I/s1600-h/2193286706_4861ce686b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5297571342505625394" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 214px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYTBEXpWRzI/AAAAAAAAAIU/ql9Y-Bap42I/s320/2193286706_4861ce686b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. &lt;br /&gt;Seyir defterini başkası yazsın. &lt;br /&gt;Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. &lt;br /&gt;Beni o limana çıkaramazsın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-58802963560936899?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/58802963560936899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/cok-yorgunum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/58802963560936899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/58802963560936899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/cok-yorgunum.html' title='ÇOK YORGUNUM'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYTBEXpWRzI/AAAAAAAAAIU/ql9Y-Bap42I/s72-c/2193286706_4861ce686b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2739105199090995651</id><published>2009-01-31T16:30:00.003+02:00</published><updated>2009-01-31T16:41:45.873+02:00</updated><title type='text'>HAYAT GÜZEL, DÜNYA GÜZEL</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYRi0hB355I/AAAAAAAAAIM/fM2SVdIc7XE/s1600-h/foto_yazi_DSC4659.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5297467716053493650" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 214px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYRi0hB355I/AAAAAAAAAIM/fM2SVdIc7XE/s320/foto_yazi_DSC4659.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;   &lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;div&gt;Bakakalırım giden geminin ardından; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Atamam kendimi denize, dünya güzel; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Serde erkeklik var, ağlayamam. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2739105199090995651?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2739105199090995651/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/hayat-guzel-dunya-guzel.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2739105199090995651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2739105199090995651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/hayat-guzel-dunya-guzel.html' title='HAYAT GÜZEL, DÜNYA GÜZEL'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYRi0hB355I/AAAAAAAAAIM/fM2SVdIc7XE/s72-c/foto_yazi_DSC4659.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5351251159844767939</id><published>2009-01-29T16:27:00.004+02:00</published><updated>2009-03-01T08:55:12.545+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATA DAİR'/><title type='text'>ÖMÜR DEDİĞİN...</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYG9bBt5hmI/AAAAAAAAAHY/eFvxwrLhBSY/s1600-h/A.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296722908779480674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYG9bBt5hmI/AAAAAAAAAHY/eFvxwrLhBSY/s320/A.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYG-4XTfnMI/AAAAAAAAAHo/Zs4KiqgxNKs/s1600-h/b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5296724512302144706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYG-4XTfnMI/AAAAAAAAAHo/Zs4KiqgxNKs/s320/b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir insan ömrünü neye vermeli&lt;br /&gt;Harcanıp gidiyor ömür dediğin&lt;br /&gt;Yolda kalan da bir yürüyen de bir&lt;br /&gt;Harcanıp gidiyor ömür dediğin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreğin ürperir kapı çalınsa&lt;br /&gt;Esmeyen yelinden hile sezerler&lt;br /&gt;Künyeler kazınır demir sandıkta&lt;br /&gt;Tükenip gidiyor ömür dediğin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışı eli yakar içi de seni&lt;br /&gt;Sona eklenmeli sözün öncesi&lt;br /&gt;Ayrılık gününün kör dereleri&lt;br /&gt;Bölünüp gidiyor nehir dediğin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir insan ömrünü neye vermeli&lt;br /&gt;Para mı onur mu taş diken bir yol&lt;br /&gt;Ağacın köküne inmek mi yoksa&lt;br /&gt;Savrulup gidiyor yaprak dediğin &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5351251159844767939?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5351251159844767939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/omur-dedigin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5351251159844767939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5351251159844767939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/omur-dedigin.html' title='ÖMÜR DEDİĞİN...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SYG9bBt5hmI/AAAAAAAAAHY/eFvxwrLhBSY/s72-c/A.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1956596936778622465</id><published>2009-01-14T19:48:00.003+02:00</published><updated>2009-01-14T19:49:50.125+02:00</updated><title type='text'>SONBAHAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.sonbaharfilm.com/ntr/resimler/poster1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 298px; CURSOR: hand; HEIGHT: 415px" alt="" src="http://www.sonbaharfilm.com/ntr/resimler/poster1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir sonbahardır elimizden akıp giden,&lt;br /&gt;Nasıl gelip nasıl geçip gittiğini hiç anlamadığımız,&lt;br /&gt;Ve asla anlayamayacağımız...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1956596936778622465?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1956596936778622465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/sonbahar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1956596936778622465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1956596936778622465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/sonbahar.html' title='SONBAHAR'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8892981562762541112</id><published>2009-01-08T22:41:00.003+02:00</published><updated>2009-01-08T22:53:51.855+02:00</updated><title type='text'>GİTMEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWZl_TG4cWI/AAAAAAAAAHQ/Fi4tsBU8dL4/s1600-h/istegidiyorumgo4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289026950528528738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 377px; CURSOR: hand; HEIGHT: 400px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWZl_TG4cWI/AAAAAAAAAHQ/Fi4tsBU8dL4/s400/istegidiyorumgo4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWZljr53HcI/AAAAAAAAAHI/TWiHrfDYs98/s1600-h/3817.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289026476148465090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 383px; CURSOR: hand; HEIGHT: 393px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWZljr53HcI/AAAAAAAAAHI/TWiHrfDYs98/s400/3817.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;.... aslında hep birlikte ama bir yandan da küçük kollara ayrılmış yollarda yürüyorduk birlikte, ama yine de her birimiz, birbirimizin dayanılmaz yalnızlığından habersizce...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;.... gidilen yol farklıydı sadece  ve birde gidilen mesafe.... Sonuçta hep aynı yere varıyorduk fütursuzca, anlamsızca ve bir o kadar da garipcesine... Yaşamak dedikleri budur işte. Yürürsün aylar, yıllar ve hatta yollar boyunca ama sonra birde dönüp bakarsınki aslında başladığın yerden hiçbir yere kımıldayamamamışsındır bile. Bir acaip garabetin içinde bulursun  kendini. Okullara gidersin mesela aylar, yıllarca... Ömrünü dirsek çürütmekle harcarsın. Ord. Prof yada mukabili olan bir sürü sıfatlar ve ödüller ve hatta dalında duayen olabileceğin bir mevkiye yada konuma bile gelebilirsin ama sonrasında yine bir de dönüp geçtiğin yollara bakarsın ve anlarsın ki o kadar okuyupta öğrendiğin şeye rağmen aslında yüzdüğün yine cehalet denizinin en derin kısımlarıdır. Aslında aydınlattığın şey sadece cahil olduğun gerçeğini öğrenmenden başka bir şey değildir. İşte hayat dedikleri budur... Bİr acaip olduğudur hayat. Ne kadarını anlamaya çabalarsan o kadar gaflet ve dalalet içinde olduğun gerçeğini farkederek kahretmeye başladığın anın içinde gizlidir hayat...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8892981562762541112?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8892981562762541112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/gitmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8892981562762541112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8892981562762541112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/gitmek.html' title='GİTMEK'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWZl_TG4cWI/AAAAAAAAAHQ/Fi4tsBU8dL4/s72-c/istegidiyorumgo4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7990976348180357195</id><published>2009-01-08T18:37:00.012+02:00</published><updated>2009-01-08T18:50:23.356+02:00</updated><title type='text'>YALNIZ ADAM</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWYtrghMXAI/AAAAAAAAAHA/qWaZy0fEPM8/s1600-h/adsÄ±z.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288965037880007682" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 239px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWYtrghMXAI/AAAAAAAAAHA/qWaZy0fEPM8/s320/ads%C4%B1z.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir an gelir ki, seni bazen sadece yine sen anlarsın...&lt;br /&gt;An gelir, gölgen bile seni anlayamaz olur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7990976348180357195?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7990976348180357195/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/yalniz-adam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7990976348180357195'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7990976348180357195'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2009/01/yalniz-adam.html' title='YALNIZ ADAM'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/SWYtrghMXAI/AAAAAAAAAHA/qWaZy0fEPM8/s72-c/ads%C4%B1z.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1382217473634063643</id><published>2008-12-05T19:07:00.001+02:00</published><updated>2008-12-05T19:14:47.058+02:00</updated><title type='text'>SÜBYANLARA DÖNDÜRDÜN BENİ FELEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/STlhZbmS_fI/AAAAAAAAAE0/rvX96gTJeeA/s1600-h/Develi_asik_seyrani.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 284px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/STlhZbmS_fI/AAAAAAAAAE0/rvX96gTJeeA/s400/Develi_asik_seyrani.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5276355527974256114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1382217473634063643?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1382217473634063643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/12/sbyanlara-dndrdn-beni-felek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1382217473634063643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1382217473634063643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/12/sbyanlara-dndrdn-beni-felek.html' title='SÜBYANLARA DÖNDÜRDÜN BENİ FELEK'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/STlhZbmS_fI/AAAAAAAAAE0/rvX96gTJeeA/s72-c/Develi_asik_seyrani.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-4559969870294671094</id><published>2008-11-16T11:37:00.002+02:00</published><updated>2008-11-16T11:40:49.775+02:00</updated><title type='text'>VAKİT TAMAM</title><content type='html'>Haydi Abbas,vakit tamam;&lt;br /&gt;Akşam diyordun işte oldu akşam.&lt;br /&gt;Kur bakalım çilingir soframızı;&lt;br /&gt;Dİnsin artık bu kalp ağrısı.&lt;br /&gt;Şu ağacın gölgesinde olsun;&lt;br /&gt;Tam kenarında havuzun.&lt;br /&gt;Aya haber sal çıksın bu gece;&lt;br /&gt;Görünsün şöyle gönlümce.&lt;br /&gt;Bas kırbacı sihirli seccadeye,&lt;br /&gt;Göster hükmettiğini mesafeye&lt;br /&gt;Ve zamana...&lt;br /&gt;Katıp toz dumana,&lt;br /&gt;Var git,&lt;br /&gt;Böyle ferman etti Cahit,&lt;br /&gt;Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;&lt;br /&gt;Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cahit Sıtkı TARANCI&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-4559969870294671094?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/4559969870294671094/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/11/vakit-tamam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4559969870294671094'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/4559969870294671094'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/11/vakit-tamam.html' title='VAKİT TAMAM'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-9027238859587768439</id><published>2008-04-29T14:25:00.001+03:00</published><updated>2009-03-01T08:54:42.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALLAH DOSTLARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHTEN YAPRAK'/><title type='text'>HACI BAYRAM-I VELİ HAZRETLERİ  -  II</title><content type='html'>Bilâhare İstanbul'un mânevî fâtihi olacak olan Akşemseddîn de Osmancık'ta müderrisken şeyhin evliyâlık derececsini duymuş ve ona talebe olmak üzere Ankara'ya gelmişti. Fakat şeyhin dükkan dükkan dolaşıp para topladığını görünce, yanına varıp hikmetini sormadan "Evliyâ para mı toplar, buralara boşuna gelmişim." diyerek oradan ayrıldı. Zeynüddîn Hafî hazretlerine talebe olmak üzere Mısır'a doğru yola çıktı. Haleb'e vardığı gece bir rüyâ gördü. Rüyâsında, boynuna bir zincir takılmış ve zorla Ankara'da Hacı Bayram-ı Velî'nin eşiğine bırakılmıştı. Zincirin ucu ise Hacı Bayram'ın elindeydil. u rüyâ üzerine, Akşemseddîn yaptığı hatâyı anlayarak derhal Anakra'ya geri döndü. Şehre ulaştığında Hacı Bayram-ı Velî'nin talebeleriyle ekin biçmeye gittiğini öğrendi. Tarlaya gitti. Fakat Hacı Bayram hazretleri ona hiç iltifat etmediler. Akşemseddîn, diğer talebelerle birlikte ekin biçmeye başladı. Yemek vakti geldiğinde, insanların ve orada bulunan köpeklerin yiyecekleri ayrıldı. Hacı Bayram-ı Velî, talebeleriyle yemek yemeye başladı. Yine Akşemseddîn'e hiç iltifat etmeyip, yemeğe çağırmadı. Akşemseddîn yaptığı hatâyı bildiği için, kendi kendine;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ey nefsim! Sen, Allah'ın büyük bir velî kulunu beğenmezsen, işte böyle yüzüne bile bakmazlar. Senin lâyık olduğun yer burasıdır." diyerek, köpeklerin yanına yaklaşıp, onlarla berâber yemeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî hazretleri, Akşemseddîn'in bu tevâzuuna dayanamayarak; "Köse! Kalbimize çabuk girdin, yanımıza gel." buyurup iltifât etti, kendi sofrasına oturttu. Sonra ona; "Zincirle zorla gelen misafiri, işte böyle ağırlarlar." diyerek, onun gördüğü rüyâyı, kerâmet göstererek anladığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşemseddîn bundan sonra hocasının yanından hiç ayrılmadı. Sohbetlerini kaçırmayarak, kalplere şifâ olan nasihatlarını zevkle dinlemye başladı. Hacı Bayram-ı Velî'nin teveccühleri altında, kısa zamanda bütün talebe arkadaşlarının önüne geçti. Nefsini terbiye etmekte herkesten ileri gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşemseddîn'e icâzet  verdiğinde, bâzıları; "Efendim! Sizde yıllarca okuyan talebelere hilâfet vermediğiniz hâlde, bu yeni gelen Akşemseddîn'i kısa zamanda hilâfet ile şereflendirdiniz?" dediler. Hâcı Bayram-ı Velî de; "Bu öyle bir kösedir ki, bizden her ne görüp duydu ise hemen inandı. Gördüklerinin ve işittiklerinin hikmetini de bizzât kendisi anladı. Fakat yanımad yıllardır çalışan talebeler, gördüklerinin ve duyduklarının hikmetini anlayamayıp bana sorarlar. Ona hilâfet vermemizin sebebi işte budur." diye cevap verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî, bu şekilde hem talebelerini yetiştiriyor, hem de belli saatlerde câmide insanlara vâz ve nasîhat ediyordu. Herkes Hacı Bayram-ı Velî'nin vâzlarına koşuyor, bâzı kerâmetlerini görünce, ona daha çok bağlanıyorlardı. Bu şekilde Hacı Bayram'ın etrafında pekçok kimsenin toplandığını gören bâzı hasetçiler, Pâdişâh İkinci Murâd Hana; "Sultânım! Ankara'da Hacı Bayram isminde biri, bir yol tutturarak halkı başına toplamış. Aleyhinizde bâzı sözler söyleyip saltanatınıza kasdedermiş. Bir isyân çıkarmasından korkarız!" diyerek iftirâlarda bulundular. Bunun üzerine sultan, durumun tetkik edilmesi için iki kişi vazifelendirip; "O kimseyi hemen gidiphuzûrumuza getirin. Emrimize baş kaldırıp isyân ederse, zincire vurarak getirin!" emrini verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulaklar, ellerinde pâdişâhın fermânı olduğu hâlde, Edirne'den kalkıp süratle Ankara'ya gittiler. Şehre yaklaştıklarında önlerine, yaşlı, nûr yüzlü bir kimse ile bir genç çıktı. Selâmlaştıktan sonra ihtiyâr zât; "Evlâtlarım! Nereden gelip nereye gidiyorsunuz?" diye sorunca, onlar da; "Ankara'da Hacı Bayram isminde biri, etrâfına adamlar toplayıp, Pâdişâhımıza başkaldırmış. Onu yakalayıp pâdişâhın huzuruna götüreceğiz." dediler. Ulakların bu sözünü bekleyen ihtiyâr zât; "O aradığınız Hacı Bayram bu fakîrdir." diyerek, kendisini gösterdi. Ulaklar bir fermâna baktılar, bir de Hacı Bayram-ı Velî'ye. Aradıkları isyâncı bu olamazdı. Bu nûr yüzlü, hoş sözlü zât, hiç isyân edecek birine benzemiyordu. Hacı Bayram-ı Velî'ye tekrar tekrar dikkatle baktıktan sonra, birbirlerine; "Gidelim, Sultanımıza gidelim. Bu zâtın mâsûm olduğunu, söylenilenlerin yanlış olduğunu bildirelim." dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram; "Evlatlar! Sizin geleceğinizi biliyorduk. Onun için yola çıkıp sizi bekledik. Sultanımızın fermânı başımız üzerindedir. Haydi durmayınız, elimi zincirle bğlayınız ve bir an önce buradan gidelim." buyurdu. Bu sözlere iyice hayret eden çavuşlar; "Sizi yanlış anlatmışlar efendim. Size karşı edepsizlik etmeye hayâ ederiz. Hele zincire vurmak hiç aklımızdan geçmez. Mâdem ki emrediyorsunuz, buyurunuz gidelim." dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram ile yanındaki genç talebesi Akşemseddîn, çavuşlarla birliket Edirne'ye doğru yola koyuldular. Hacı Bayram-ı Velî, yol boyunca ulaklarla sohbetler etti, onlar nasîhatlerde bulundu. Günler sonra Çanakkale Boğazından geçip, Edirne'ye geldiler. Sarayda Sultan İkinci Murâd Han, söylentilere göre devletin selâmetine kasdeden ve tahtına göz diken bir eşkıyâ beklerken, karşısında; nûr yüzlü, kâmil bir velî gördü. Hayretini saklamayarak, onu baş köşeye oturttu. Utancından bu büyük velînin yüzüne bakamadan; "Yolculugunuz zahmetli oldu herhalde." dedi. Hacı Bayram-ı Velî ise tebessümle; "İyi bir vesîle oldu. Birçok yerde ve buralarda epeyce mâneviyât âşıkları gördük ve tanıştık." diyerek, pâdişâhı rahatlattı. Sohbete başladılar. Sultan Murâd, şehzâdeliğinden beri ilme pek meraklıydı ve büyük bir âlim olarak yetişmişti. Hacı Bayram-ı Velî konuştukça, ilminin yüksekliğini daha iyi anladı. Tâ Ankara'dan buraya kadar getirttiğine çok üzüldü, tanışmakla şereflendiği için de çok sevindi. Tasavvuftaki bâzı müşkillerini Hacı Bayram-ı Velî'ye sordu. Aldığı cevaplardan ziyâdesiyle memnun oldu. Pekçok ihsânda bulunup, hediyeler verdi. Fakat Hacı Bayram-ı Velî; "Sultânım! Bizim dünyâ malında gözümüz yoktur. Siz onları, ihtiyâcı olanlara veriniz." diyerek nâzikçe reddetti. Pâdişhâh ısrar edince de; "Mutlaka ihsânda bulunmak istiyorsanız, talebelerimizin, devlete vereceği vergilerden muaf tutulmasını arzu ederiz." dedi. Pâdişâh da memnuniyetle kabûl etti. Hacı Bayram-ı Velî'yi günlerce sarayda misâfir etti, izzet ve ikrâmda bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbaşa sohbet ettiği günlerden birinde; konu İstanbul'un fethine gelmişti. Murâd Han Gâzi; "Allahü teâlânın izniyle, evliyânın himmet ve bereketleriyle İstanbul'u almak istiyorum. Rahmetli dedem Yıldırım Bâyezîd Han bu işe girişti. Fakat bir netice elde edemedi. Devlet-i âl-i Osman'ın toraklarının ortasında bir Bizans Devletinin olmasına hiç gönlüm râzı değil. Sevgili Peygamberimizin de fethini müjdelediği bu İstanbul bize lâzım. Bunu almak için de himmetinizi, yardımınızı bekliyorum." dedi. Murâd Han bu sözleri söylerken, Hacı Bayram-ı Velî derin bir tefekküre dalmış, onu dinliyordu. Sultanın sözü bittikten bir süre sonra şöyle konuştu: "Sultânım! Bu şehrin alınışını görmek ne size, ne de bize nasîb olacak. İstanbul'u almak, şu beşikte yatan Muhammed'e (Fâtih Sultan Mehmed Han) ve onun hocası, bizim Köse Akşemseddîn'e nasîb olsa gerektir." müjdesini verdi. Sonra geleceğin Fâtih'ini kucağına aldı. Onun gözlerine bakarak, uzun uzun teveccühlerde bulunda. Sultan Murâd Han, bu müjdeye çok sevindi. Oğlu şehzâde Muhammed'e ve Akşemseddîn'e artık başka bir nazar ile bakmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî hazretleri Edirne'de bulunduğu müddet içinde, câmilerde vâz verip, halka nasîhatlerde bulundu. Edirneliler de onu çok sevdiler. Onun hangi câmide nasîhat edeceğini öğrenip, oraya akın akın giderlerdi. Pâdişâh da onun Edirne'de kalmasını istiyordu. Fakat Hacı Bayram-ı Velî, Ankara'ya talebelerinin başına dönüp, onları yetiştirmeye devâm etmek istediğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pâdişâha nasîhatlerde bulunduktan ve onunla vedâlaştıktan sonra yola koyuldu. Önce Gelibolu'ya geldi. Orada Yazıcızâde Ahmed Bîcân ve Muhammed Bîcân kardeşlerle görüştü. Bir müddet onları yetiştirmek için orada kaldı. Onların Bayramiyye yoluna girerek, tasavvufta ilerlemelerine sebeb oldu. Muhammed Efendi, yazdığı Muhammediyye'yi hocası Hacı Bayram-ı Velî'ye takdim ettiğinde; "Ey Muhammed! Bu kitabı yazacağına, kalbinin nûrlanması için çalışsan, nefsini terbiye etmek için uğraşıp onu yola getirseydin daha iyi olmaz mıydı?" buyurduğunda, Muhammed Bîcân bir "Âhh!" çekti ki, o anda kitabın açık olan sahifeleri "Âhh" ateşinden kararıp simsiyah oldu. Hacı Bayram-ı Velî, kısa zamanda bu iki kardeşe icâzet, diploma vererek, insanları hak yola dâvet ve bu yolda ilerletmekle görevlendirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî, Ankara'ya Sultan Murâd Hanın verdiği fermânla geldi. Fermanda, Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin talebelerinin, yalnız ilim ile meşgûl olmaları için, onların vergi ve askerlikten muâf tutulduğu bildiriliyordu. Bunu duyan pekçok kişi, vergi ve askerlikten kurtulmak için Hacı Bayram-ı Velî'nin talebesi olduğunu söylemeye başladı. Bunlar o kadar çoğaldı ki, Ankara'nın mâlî ve askerî düzeni bozuldu. Sonunda Sultan, Hacı Bayram-ı Velî'den talebelerinin bir listesini istemek zorunda kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hacı Bayram-ı Velî de, Ankara'nın Kanlıgöl mevkiinde bir çadır kurdu ve; "Bize intisâb edenler, talebe olanlar burada toplansın." diye ilân etti. Hacı Bayram-ı Velî'nin talebesi olduğunu söyleyen herkes, akın akın gelip meydanı doldurdu. Hacı Bayram-ı Velî; "Dervişlerim, müridlerim! Bana intisâb eden talebelerimi bugün burada kurban etmem emrolundu. Canını, malını bana feda eden, çadıra girsin." buyurdu. Bütün talebeleri bir korku aldı. Bir uğultu yükseldi. Vergiden kaçmaki çin talebe görünenler; "Bu ne biçim mürşit; bu nasıl müritlik." diye söylenip duruyorlardı. Hacı Bayram-ı Velî de, eline keskin bir bıçak ile çadırınkapısında beklemeye başladı. Bu sırada topluluktan, bir erkek ile bir kadın kalabalığı yararak doğruca çadırın içine girdiler. Arkalarından Hacı Bayram-ı Velî de girdi. Daha önceden çadıra koyduğu koyunu içeride hemen kesti. Kırmızı bir kan, çadırdan dışarı çıktı. Kanı gören herkes hemen kaçtı. Meydanda kimse kalmadı. Daha sonra dışarı çıkan Hacı Bayram-ı Velî; "Anladık ki, bu kadar talebemiz varmış. Bunlardan başka herkes, vergi vermek ve asrelik yapmak sûretiyle, devlete olan borcunu ödemelidir." buyurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî, ömrünün sonuna kadar İslâmiyeti yaymak için uğraştı. Talebelerine ve sohbete gelen herkese, Allahü teâlânın emirlerini bildirip, yasaklarından kaçınmanın şart olduğunu anlattı. Hayâtı, hep verâ ve takvâ üzere, haramlardan şiddetle kaçıp, şüpheli korkusuyla mübahların fazlasını terk etmekle geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun vefâtından sonra "Bayramiyye yolu"nu, talebelerinden Akşemseddîn ve Bıçakçı Ömer Efendi devâm ettirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türbelerin kapatılma kararı çıktıktan sonra, her yere olduğu gibi Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin türbesine de kilit vurulmuştu. Fakat sabahleyin türbenin önünden geçenler kilidi kırılmış, kapıyı da ardına kadar açık gördüler. Olayın birkaç defâ tekerrür etmesi üzerine ilgililerden biri; "Böyle şey olmaz, bu kapıyı elbette bir açan var." demiş. Sonra bunun için iki bekçi vazifelendirmiş ve; "Sabaha kadar bekleyin, gözetleyin. Şu kapıyı kim açıyorsa, hemen yakalayın." iye de emir vermişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekçiler aldıkları bu emir gereğince, hazret-i Şeyh'in türbesi önünde sabah ezânı okununcaya kadar beklemişler. Sabah vakti âniden kilidin çıkardığı "Çat" sesi ile irkilmişler. İşte o zaman açılan kapıdan Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin tebessüm ederek kendilerine baktığını görmüşler. Türbeyi bekleyen bekçilerden biri şaşkınlıktan düşüp bayılırken, diğerinin dili tutulmuş. Bu olaydan sonra bir daha hiç kimse kapıda nöbet tutmaya cesâret edememiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî'nin, Akşemseddîn ve Bıçakcı Ömer Efendiden başka halîfeleri de vardı. Göynüklü Uzun Selâhaddîn, Yazıcızâde Muhammedv e Ahmed Bîcân kardeşler, İnce Bedreddîn, Hızır Dede, Akbıyık Sultan, Muhammed Üftâde hazretleri bunlardandır. Birisi de, dâmâdı Eşrefoğlu Rûmî (Abdullah Efendi)dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî' den  Nasîhatler :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İnsanların fitnesinden kurtulmak istiyorsanız, çarşı ve pazarlarda sık sık bulunmayınız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hiddet ve kin, hakîkatleri gören gözleri kör eder. Öfke, iyi düşünmeyi daraltır, yanıltır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Allah'a isyân yolunda, hiçbir kimseye yardım etmeyiniz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Küçük çocukları seviniz, başlarını okşayınız. Onları sevindiriniz ki, Peygamber efendimizin emrini yerine getirmiş olasınız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çarşıda ve câmi avlusunda bir şey yemeyiniz. Yol ortasında durmayınız. Ticâret erbâbının dükkânlarında uzun müddet oturmayınız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hiçbir günâhı küçümsemeyin, çok çalışın. Boş gezenler, zengin bile olsa, arkadaşları şeytan, kalbleri şeytanın konağı olur."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Helâlinden kazanıp, ondan fakırlere cömertçe veriniz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ölümü çok hatırlayınız. Ölüm gelmeden hesâbınızı yapınız. Tövbe ediniz ki, affa kavuşasınız."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Dünyâ gamından, nefsin sıkıştırmasından hafifleyip kurtulmak istiyorsanız, kabristanları sık sık ziyâret ediniz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ayıp ve kusurlarını gördüğünüz arkadaşlarınızın, komşularınızın, sırlarını ifşâ etmeyiniz. Çünkü gördüğünüz bu sırlar, size emânettir. Emânete hiyânet ise, çirkin bir harekettir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Âlim ve velîlerin kabirlerini ziyâret ediniz. Zîrâ o büyükler, kendilerini ziyâret edenlere şefâat ederler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî hazretleri, Yûnus Emre ile  aynı asırda yaşamıştır. Tasavvuf yolunda nefsi tanımanın ve itâat altına almanın şart olduğunu bildiren Hacı Bayram-ı Velî hazretleri bu hususta şu şiiri söylemiştir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmek istersen seni,&lt;br /&gt;Cân içinde ara cânı.&lt;br /&gt;Geç cânından bul ânı,&lt;br /&gt;Sen seni bil, sen seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kim bildi ef'âlini,&lt;br /&gt;Ol bildi sıfâtını,&lt;br /&gt;Anda gördü zâtını,&lt;br /&gt;Sen seni bil, sen seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görünen sıfâtındır,&lt;br /&gt;O'nu gören zâtındır,&lt;br /&gt;Gayri ne hâcetindir,&lt;br /&gt;Sen seni bil, sen seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim ki hayrete vardı,&lt;br /&gt;Nûra müstagrak oldu,&lt;br /&gt;Tevhîd-i zâtı buldu,&lt;br /&gt;Sen seni bil, sen seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram özünü bildi,&lt;br /&gt;Bileni anda buldu,&lt;br /&gt;Bulan ol kendi oldu,&lt;br /&gt;Sen seni bil, sen seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALABİLİRSEN AL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî'nin doğduğu Zülfadl  köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip; "Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıralraı emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çğekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti. Sonra çekmececyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan yıllar geçti. Gencin askerliği bitti ve emânetini almak üzere Hacı ayram-ı Velî'ye geldi. Ziyâretini yapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı. Orada türbeyi bekleyen türbedâra; "Bu çekmece benimdir. Askere gitmeden önce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum." dedi. Türbedâr; "Tabi, alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerini değiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bile oynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bile sürmedim." Genç, çekmececnin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî'ye teşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FÂSIKLARDAN UZAKLAŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimseye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakîhlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmî şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zîrâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve îtibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Şakâyık-ı Nu'mâniyye Tercümesi; s.77&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Nefehât-ül-üns; s.684&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3)   Sefînetü'l-Evliyâ; c.2, s.256&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Tıbyânü'l-Vesâil; c.1, s.174&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Menâkıb-ı Hacı Bayram-ı Velî&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Tâc-üt-Tevârih; c.2, s.428&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 7) Osmanlı Müellifleri; c.1, s.56&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8) Menâkıb-ı Melâmiyye-i Şûttariyye; s. 5-7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9) Silsile-i Celvetî; s.75 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DERLEME VE KAYNAK:&lt;br /&gt;http://www.sufism.20m.com/hacibayram.htm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-9027238859587768439?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/9027238859587768439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/haci-bayram-i-veli-hazretleri-ii.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/9027238859587768439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/9027238859587768439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/haci-bayram-i-veli-hazretleri-ii.html' title='HACI BAYRAM-I VELİ HAZRETLERİ  -  II'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7049203846281999224</id><published>2008-04-29T14:22:00.003+03:00</published><updated>2009-03-01T08:54:42.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ALLAH DOSTLARI'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATIN İÇİNDEN'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHTEN YAPRAK'/><title type='text'>HACI BAYRAM-I VELİ HAZRETLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.hacibayramiveli.com/images/cami2_800_1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.hacibayramiveli.com/images/cami2_800_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1352 (H. 753)de Ankara ilinin Çubuk Çayı üzerindeki Zülfadl (Sol-Fasol) köyünde doğdu. 1429 (H. 833) senesinde Ankara'da vefât etti.İstanbul'u, Fâtih Sultan Mehmed Hanın fethedeceğini müjdeleyen büyük velînin adı Nûmân bin Ahmed bin Mahmûd, lakabı Hacı Bayram-ı Veli'dir. Ankara'nın feyz kaynağı olan kabri ve türbesi, Hacı Bayram Câmii kıblesinde ziyâretgah olarak Hakk rahmetini uman gönüllere açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nûmân, küçük yaşından îtibâren ilim tahsîline başladı. Ankara'da ve Bursa'da bulunan âlimlerin derslerine katılarak; tefsîr, hadîs, fıkıh gibi din ilimlerinde ve o zamânın fen ilimlerinde yetişti. Ankara'da Melîke Hâtun'un yaptırdığı Kara Medresede müderrislik yaparak talebe yetiştirmeye başladı. Kısa zamanda, halk arasında sevilip sayılan biri oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlimdeki bu üstünlüğüne rağmen Müderris Nûmân'ın rûhunda bir sıkıntı vardı. O, bu sıkıntıdan ancak bir mürşid-i kâmilin huzûruna varmakla kurtulabileceğini biliyor ve bir fırsat gözlüyordu. Nitekim bir gün dersten çıktığında yanına birisi geldi ve; "Ben Şücâ-i Karamânî'yim. Kayseri'den senin için geliyorum. Sana bir haberim ve dâvetim var." dedi. Nûmân, bu sözlerin sonunda kendisi için mühim bir haberin olduğunu anlamıştı. "Hoş geldin, safâlar getirdin. İnşâallah hayırlı haberlerle gelmişsindir. Anlat! Anlat!" diyerek hayretle sordu. "Beni şeyhim ve mürşidim Hamîdeddîn-i Velî hazretleri gönderdi ve; "Git Engürü'de (Ankara'da) Kara Medresede Nûmân adında bir müderris vardır. Ona selâmımı ve dâvetimi söyle. Al getir. O bize gerek..." dedi. Ben de bu vazîfe ile huzûrunuza gelmiş bulunuyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müderris Nûmân bu sözleri dinler dinlemez; "Baş üstüne, bu dâvete icâbet lâzımdır. Hemen gidelim." diyerek müderrisliği bıraktı. Şücâ-i Karamânî ile Kayseri'ye gittiler. Kayseri'de Somuncu Baba diye meşhûr Hamîdeddîn-i Velî ile bir kurban bayramında buluştular. O zaman Hamîd-i Velî; "İki bayramı birden kutluyoruz." buyurarak, Nûmân'a Bayram lakabını verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamîd-i Velî, Nûmân ile başbaşa sohbetlere başlayarak, onu kısa zamanda olgunlaştırdı. Zâhirî ve bâtınî ilimlerde yüksek derecelere kavuşturduktan sonra ona; "Hacı Bayram! Zâhirî ilimleri ve bu ilimlerde yetişmiş âlimleri ve derecelerini gördün. Bâtınî ilimleri ve bu ilimlerde yükselmiş evliyâyı ve derecelerini de gördün. Hangisini murâd edersen onu seç!" buyurdu. Hacı Bayram da, velîlerin yüksek hallerini görerek, kendisini tasavvufa verdi ve bu yolda daha yüksek derecelere kavuşmak için çalıştı. Hocasının teveccühleri ile zamânının en büyük velîlerinden oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacı Bayram-ı Velî, hocası ile hacca gitti. Hac vazîfelerini yaptıktan sonra Aksaray'a geldiler. Orada hocasının 1412 (H. 815) senesinde; "Halîfem, vekîlim sensin." emri üzerine, bu ağır vazîfeyi üzerine aldı. Aynı sene hocası vefât edince, defn işleriyle meşgûl olup, cenâze namazını kıldırdı. Aksaray'da vazîfesini bitirdikten sonra Ankara'ya döndü. Ankara'da dînin emir ve yasaklarını insanlara anlatmaya, onlara doğru yolu göstermeye, yetiştirmeye başladı. Her gün pekçok kimse huzûruna gelir, hasta kalplerine şifâ bularak giderlerdi. Talebeleri gün geçtikçe çoğalmaya, akın akın gelmeye başladılar. Kısa zamanda ismi her tarafta duyuldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7049203846281999224?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7049203846281999224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/haci-bayram-i-veli-hazretleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7049203846281999224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7049203846281999224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/haci-bayram-i-veli-hazretleri.html' title='HACI BAYRAM-I VELİ HAZRETLERİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-6952651797295158046</id><published>2008-04-21T15:04:00.000+03:00</published><updated>2008-04-21T15:05:00.995+03:00</updated><title type='text'>BUTTERFLY EFFECT</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dur Bekle!&lt;br /&gt;Sakın korkma&lt;br /&gt;Değiştiremezsin olup biteni&lt;br /&gt;Bırak gülüşün parıldasın&lt;br /&gt;Sakın korkma&lt;br /&gt;Kaderin seni sıcak tutar&lt;br /&gt;Çünkü söner zamanla&lt;br /&gt;Bütün yıldızlar&lt;br /&gt;Yalnızca üzülmemeye çalış&lt;br /&gt;Göreceksin bir gün yine&lt;br /&gt;Al neye gerek duyuyorsan&lt;br /&gt;Ve devam et yoluna&lt;br /&gt;VE durdur yüreğinden dökülen gözyaşlarını&lt;br /&gt;Ayağa kalk.Hadi&lt;br /&gt;Ne korkutuyor seni?&lt;br /&gt;Değiştiremezsin olup biteni... &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-6952651797295158046?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/6952651797295158046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/butterfly-effect.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6952651797295158046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/6952651797295158046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/butterfly-effect.html' title='BUTTERFLY EFFECT'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-2244040627127402050</id><published>2008-04-21T15:02:00.000+03:00</published><updated>2008-04-21T15:03:25.401+03:00</updated><title type='text'>AŞK BİTKİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;İlacın Adı:&lt;/strong&gt; Aşk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Familya:&lt;/strong&gt; Sevdaca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bitki Adı:&lt;/strong&gt; Aşkus Tadarus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Elde Edilişi:&lt;/strong&gt; Aşkı elde etmek için türlü yöntemler vardır. Birinci yöntem için ilkel maddeler,para,bir çift söz ve bir çift kesici gözdür. Fakat bu yöntem pahalı olduğu için, endüstride başka yollarla elde edilir. Özellikle orta insanlar arasında aşk, parasız-pulsuz, belirli bir süre "gözleme" yardımı ile elde edilir. Bu şekilde elde edilen aşk saf değildir. Çeşitli randevularla kristalleştirilir ve daha sonra saf olarak elde edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fiziki Özellikleri:&lt;/strong&gt; Pembe renkli kristallerden olusur. Kalpte yerleşir. Keskin lezzetlidir. Özellikle iç organlarda hissedilir. İlk resmi tanımı Adem ile Havva tarafından yapılmış, sonra insanlar tarafından geliştirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kimyasal Özellikleri:&lt;/strong&gt; Kaba sözlerden alınır. Formülü hemen değişir. Aslında aşk dayanıklı bir madde değildir. Parasızlık, sefillik, yalancılıkla "geçimsiz" bir ilaçtır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Saflık Muayenesi:&lt;/strong&gt; Aşkın ne ölçüde "saf" olduğunu anlamak için ihanet, aldatma, matrak geçmeyle ne ölçüde dayanıklı olduğu anlaşılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Miktar Tayini:&lt;/strong&gt; Aşk enjekte edilmiş ve hassas tartılmış bir insan, bir haftada kilo kaybederse bu uluslararası ölçülere göre en az Romeo-Juliet, Türk ölçülerine göre Leyla Mecnun aşkına eşittir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kullanılışı:&lt;/strong&gt; Kalbi hızlandırmak için, alçak dozda.Sinir sistemini uyarmak için yüksek dozda. Moral ve cesaret verici neşelendirici. Ancak belli dozu yoktur. Hiç alınmazsa kişide kompleks yaratır.Yüksek dozda öldürücü, alçak dozda guldurucu etkisi vardIr.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teşhisi:&lt;/strong&gt; Kalp çarpıntısı. Uçma hissi, gözlerde kararma, sevdiğinden başkasını görememe şeklinde özel bir körlük. Mantık kaybı. Uykusuzluk, iştahsızlık, terleme..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlacın Reklamı İçin Uygun Slogan:&lt;/strong&gt; Karanfilim ez beni, çift kanatlı tülbentten süz beni, sen kalem ol ben divit, reçeteye yaz beni...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-2244040627127402050?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/2244040627127402050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/ak-bitkisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2244040627127402050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/2244040627127402050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/ak-bitkisi.html' title='AŞK BİTKİSİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-697985117781648999</id><published>2008-04-21T15:00:00.000+03:00</published><updated>2008-04-21T15:01:05.001+03:00</updated><title type='text'>ANLATABİLMEK...</title><content type='html'>Akdeniz akşamları bir başka oluyor&lt;br /&gt;Hele birde aylardan Temmuz ise bambaşka&lt;br /&gt;Sahilde insanlar kolkola, sımsıcak&lt;br /&gt;Coşmamak eldemi böyle bir akşamda&lt;br /&gt;İşte ben böyle bir akşamda&lt;br /&gt;Aşık Oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün doğmadan deniz,&lt;br /&gt;Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola&lt;br /&gt;Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında&lt;br /&gt;İçinde bir iş yapmanın saadeti&lt;br /&gt;Gideceksin astı kırıkların çalkantısında&lt;br /&gt;Balıklar ,balıklar yoluna çıkacak karşıcı&lt;br /&gt;Sevineceksin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağları silkeledikçe deniz gelecek eline, pul pul&lt;br /&gt;Ruhları sustuğu vakit martıların&lt;br /&gt;Kayalıklarda ki mezar taşlarından birden bir kıyamettir kopacak&lt;br /&gt;Deniz kızlarımı dersin&lt;br /&gt;Bayramlar seyranlar mı&lt;br /&gt;Gelin alayları teller duvaklar akasyalar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey ne duruyorsun be&lt;br /&gt;At kendini denize&lt;br /&gt;Geride bekleyenin mi var, aldırma&lt;br /&gt;Görmüyor musun her yanda hürriyet&lt;br /&gt;Yelken Ol, Dümen Ol, Balık Ol, Su Ol&lt;br /&gt;Git Gidebildiğin Yere…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-697985117781648999?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/697985117781648999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/anlatabilmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/697985117781648999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/697985117781648999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/anlatabilmek.html' title='ANLATABİLMEK...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-7569246816540357781</id><published>2008-04-21T14:57:00.001+03:00</published><updated>2008-04-21T14:59:48.641+03:00</updated><title type='text'>ZAMAN AKAR GİDER, GİDER GİDER...</title><content type='html'>Uzun zaman oldu. En son dertlenişimden beri...&lt;br /&gt;Hoş zaman dediğin nedirki?&lt;br /&gt;Sana göre bir "an" gelen şey , belkide bana göre bir "asır"dır.&lt;br /&gt;Zaman, yaşanan şeye göre şekillenir vesselam.&lt;br /&gt;***************************&lt;br /&gt;Mutlu olduğun zamanlar , vakit dediğin "kuş" olur gider de elinde tutamazsın.&lt;br /&gt;Mutsuz olduğunda ise zaman dediğin şey "gardiyan" olur tepende,  kovup kurtulamazsın.&lt;br /&gt;Garip şeydir "ZAMAN"&lt;br /&gt;.............&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-7569246816540357781?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/7569246816540357781/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/zaman-akar-gider-gider-gider.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7569246816540357781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/7569246816540357781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/04/zaman-akar-gider-gider-gider.html' title='ZAMAN AKAR GİDER, GİDER GİDER...'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-5704884119550355713</id><published>2008-03-18T14:05:00.003+02:00</published><updated>2009-03-01T08:54:42.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHTEN YAPRAK'/><title type='text'>18 MART ÇANAKKALE : "Türk'ün Destanı"</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.resimturkey.com/data/media/68/ge006.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.resimturkey.com/data/media/68/ge006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://img212.imageshack.us/img212/8347/058ck.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://img212.imageshack.us/img212/8347/058ck.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.tsk.mil.tr/anitkabir/ataturkvekurtulussavasi/muze/resimler/kucuk/s58-4.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.tsk.mil.tr/anitkabir/ataturkvekurtulussavasi/muze/resimler/kucuk/s58-4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://img167.imageshack.us/img167/8224/cephedenamazcanakkalein7.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://img167.imageshack.us/img167/8224/cephedenamazcanakkalein7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://img168.imageshack.us/img168/760/kaskerjk5.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://img168.imageshack.us/img168/760/kaskerjk5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.ekremsama.com/wp-content/uploads/seyitonbasi.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand" alt="" src="http://www.ekremsama.com/wp-content/uploads/seyitonbasi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-5704884119550355713?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/5704884119550355713/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/03/18-mart-anakkale-trkn-destan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5704884119550355713'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/5704884119550355713'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/03/18-mart-anakkale-trkn-destan.html' title='18 MART ÇANAKKALE : &quot;Türk&apos;ün Destanı&quot;'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-1109470633772450434</id><published>2008-03-13T10:13:00.001+02:00</published><updated>2008-03-13T10:15:44.041+02:00</updated><title type='text'>DÖNENCE</title><content type='html'>&lt;a href="http://data.oedipe.org/media/spectacle/lostuzak/uzak.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand" alt="" src="http://data.oedipe.org/media/spectacle/lostuzak/uzak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün çoktan döndü buralarda&lt;br /&gt;Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda yapayalnız bekliyorum&lt;br /&gt;Duyuyorum, görüyorum bir gün gelecek dönence biliyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız&lt;br /&gt;Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor&lt;br /&gt;Görüyorum dönence&lt;br /&gt;Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız&lt;br /&gt;Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor&lt;br /&gt;Biliyorum dönence&lt;br /&gt;Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes&lt;br /&gt;Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor&lt;br /&gt;Duyuyorum dönence&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız&lt;br /&gt;Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor&lt;br /&gt;Görüyorum dönence&lt;br /&gt;Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız&lt;br /&gt;Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor&lt;br /&gt;Biliyorum dönence&lt;br /&gt;Çatlamış dudağımda ne bir ses ne bir nefes&lt;br /&gt;Uzaklarda bir yerlerde türküler söyleniyor&lt;br /&gt;Duyuyorum dönence&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyuyorum biliyorum görüyorum dönence&lt;br /&gt;Dönence gün dönende dönence&lt;br /&gt;Bir gün gelecek dönence...&lt;br /&gt;biliyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-1109470633772450434?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/1109470633772450434/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/03/dnence.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1109470633772450434'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/1109470633772450434'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/03/dnence.html' title='DÖNENCE'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-878407159449252945</id><published>2008-02-21T09:15:00.005+02:00</published><updated>2008-02-21T09:19:12.537+02:00</updated><title type='text'>SOĞUKTAN DONAN KURT AYAKTA ÖLDÜ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lkGBj9VI/AAAAAAAAAEg/z5oUxB0Kv04/s1600-h/donan_kurt_6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169329249313879378" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lkGBj9VI/AAAAAAAAAEg/z5oUxB0Kv04/s400/donan_kurt_6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lbmBj9UI/AAAAAAAAAEY/GngJmDmmDnQ/s1600-h/donan_kurt_5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169329103284991298" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lbmBj9UI/AAAAAAAAAEY/GngJmDmmDnQ/s400/donan_kurt_5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lUmBj9TI/AAAAAAAAAEQ/dZa6NA_HGqY/s1600-h/donan_kurt_4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169328983025906994" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lUmBj9TI/AAAAAAAAAEQ/dZa6NA_HGqY/s400/donan_kurt_4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Önceki gece en düşük hava sıcaklığı gece sıfırın altında 9 derece ile Bayburt'ta ölçüldü. Bu fotoğraflar ise dondurucu gecenin sabahında çekildi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-878407159449252945?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/878407159449252945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/02/souktan-donan-kurt-ayakta-ld.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/878407159449252945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/878407159449252945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/02/souktan-donan-kurt-ayakta-ld.html' title='SOĞUKTAN DONAN KURT AYAKTA ÖLDÜ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_qgaHpfpQnd4/R70lkGBj9VI/AAAAAAAAAEg/z5oUxB0Kv04/s72-c/donan_kurt_6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-23436725.post-8546544928905239241</id><published>2008-02-19T19:57:00.001+02:00</published><updated>2008-02-19T20:01:17.861+02:00</updated><title type='text'>15.02.2008 Cuma 22:40 YÜREK DÖKÜNTÜLERİ</title><content type='html'>Görünmez bir mezarlıktır zaman...&lt;br /&gt;Şairler gezinir saf saf tenhalarında...&lt;br /&gt;Zaman gömer gider bir şeyleri bir şeylere.&lt;br /&gt;Geriye dönüp bakarsın birde&lt;br /&gt;Nasıl geldiğini anlayamazsın o yollara...&lt;br /&gt;Öyle bir şeydir işte o zaman.&lt;br /&gt;Yitip giden bizmiyiz yoksa yıllarmı?&lt;br /&gt;Yoksa farkına varamadığımız nice güzel baharlarmı?&lt;br /&gt;Eskiden mi kar daha güzel yağardı yoksa şimdi mi ?&lt;br /&gt;Yağmur yağardı sonra şimşek çakardı&lt;br /&gt;Ve sonra Arap kızı camdan bakardı...&lt;br /&gt;Artık Arap kızının camdan baktığını söyleyen tekerlemeler yok.&lt;br /&gt;Artık Arap kızının yağmur yağarken camdan bakmasını google’a yazıp buluyor&lt;br /&gt;Bizim miniklerimiz...&lt;br /&gt;Eskiden birde çelik çomak oynanırdı değilmi ama...&lt;br /&gt;Unutmadan miskette oynardık ya biz küçükken&lt;br /&gt;Yani küçücükken...&lt;br /&gt;Yani henüz büyümemiştik&lt;br /&gt;Yani henüz bilmiyorduk büyüyünce yokolacağımızı...&lt;br /&gt;Kaybolacağımızı, Yitirdiğimiz saflığımızın mezar aralarında....&lt;br /&gt;Misket oynarken ütülünce mızıkçılık yapmak vardı birde.&lt;br /&gt;Oyunbozanlıklarla kaybettiğimizi geriye kazanmanın safça ve bir o kadarda masumca çocukluğunu taşırdık üzerimizde....&lt;br /&gt;Yani masumduk be...&lt;br /&gt;Döverdik söverdikde yinede o eşşekoğlu eşek masumluğumuz vardı.&lt;br /&gt;Yani çocuktuk be.&lt;br /&gt;Dünya bizimdi sonuna kadar.&lt;br /&gt;Yada gidebildiğimiz yere kadar.&lt;br /&gt;Dünya küçüktü o zamanlar be ya.Şimdikinden çok be çok küçüktü hemde...&lt;br /&gt;Şimdi yolların gidebildiği yere kadar gidiyoruz ya.&lt;br /&gt;O zamanlar öyle değildi.&lt;br /&gt;Minicikti mincicikti bizim dünyamız.&lt;br /&gt;Ulusa yada Kızılaya kadar uzanan bize göre kocaman ; ama şimdi baktığımızda minicik bir dünya.&lt;br /&gt;Ama içine dünyaları sığdırdığımız minicik bir dünya...&lt;br /&gt;Minicik bir dünya...&lt;br /&gt;Misketlerde , çelik çomaklardan, hırsız poliscilikten ibaret minicik bir dünya.&lt;br /&gt;Oyunlarımızdaki en kötü adam sadece bir şeyleri çalmaya gelen hırsızdı.&lt;br /&gt;O da zaten bir şeyleri çalamadan polis gelir yakalardı.&lt;br /&gt;Yani bizim hırsızımız bile iyiydi be şimdiki hırsızlardan.&lt;br /&gt;Yani köşe başında toz satanlardan tuta etini satanlar yoktu be bizim o minicik dünyamızda.&lt;br /&gt;Yani o zamanlar güzeldi be şimdikinden kat be kat be.&lt;br /&gt;En azından temiz bir dünyaydı be .&lt;br /&gt;En kirlimiz sümüklü parmaklarını pantolonuna silen bir arkadaşımız olurdu.&lt;br /&gt;He hehe düşünsenize en kirlimiz işte oydu.&lt;br /&gt;Parmaklarına sümük bulaşmış bir çocuk.&lt;br /&gt;Yani vesselam&lt;br /&gt;BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...&lt;br /&gt;Yazacak çok şey var belki ama artık kalem bile yoruldu bu dünya karşısında.&lt;br /&gt;Hakikaten sınav dünyasıymış ya sınav bizim birimle kaç saat sürüyor acaba burada?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/23436725-8546544928905239241?l=xxmatrixx.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/feeds/8546544928905239241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/02/15022008-cuma-2240-yrek-dkntleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8546544928905239241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/23436725/posts/default/8546544928905239241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://xxmatrixx.blogspot.com/2008/02/15022008-cuma-2240-yrek-dkntleri.html' title='15.02.2008 Cuma 22:40 YÜREK DÖKÜNTÜLERİ'/><author><name>M@TRIXX</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16042009420458414145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='23' height='32' src='http://img175.imageshack.us/img175/5219/matrxx2copyjf8.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
