4 Temmuz 2014 Cuma

ÖMRÜN MUHASEBESİ

Kimi ağlar kimi güler
Bu devran böyle geçir geçer.
Günler aylar seneler
Nasıl da uçup gider.

Ömür dediğin gamla keder
Deme hiç olur mu bir arada
Baklava ile zehir gibi biber
Yaradan isterse biberi yapar şeker

Hayıflanma gamlı gönül
Elbet biter bu dünyanın çilesi
Gelip geçeriz alemden rüzgar gibi
Tabuta başımız değince anlarız herşeyi

Bir iyilik bir kötülük değilmi hayatın özeti
Karnen düzgünse bu neyin korkusu, endişesi
Kul hakkı ile gitmediysen verirsin ömrün muhasebesini
Affeder Yaradan biz kulların gönül kirlerini

Kötüye meyletme gönül, nefsine uyma.
Şeytanı baki dostun sanıp aldanma.
Yaradan var herşeyi gören duyan
Kendini bu devranda sahipsiz sanma

Gün geçer neşe zevk sefa ile
Gün olur gam keder üzüntü ile
Hepsine eyvallahın olsun ki
Düşmeyesin Yaradan'dan yana gaflete

Dünya dedikleri böyle bir şey işte
Misafiriz hep bu devranın içinde
Kah ağlaya kah güle güle
Döneceğiz asıl geldiğimiz yere

Sevda düştü ise bir gönüle
Ne dert kalır ne de neşe
Aşk iledir herşeyin başlangıcı
Herkes aşkı için yaşar ömründe

Kimi malına  kimi makamına
Kimi evladına, kimi nazlı yarine
Kimi nefsine kimi dünya nimetine
Her kulda olan aşk böyle işte

Allah rızası olsunda her amelde
Aşk ile başka her göreceğin işe
Mevlana aşk ile döner, Yunus aşk ile yanar
Ferhat aşkla dağları deler, Mecnun çöllere düşer

Aşk iledir bu dünyanın gizemi
Aşk ile değişir herşeyin rengi
Kimi bilir sevdayı, boyun eğer
Kimi bilmez sevdasını, ömrünü feda eder.

Zarar gelmez aşkla vurulan telden
Aşkla çarpan yürekten, aşık gönülden
Aşk imiş her ne varsa alemde
Teferruattan ibarettir geride ne var ise