8 Ocak 2009 Perşembe

GİTMEK

























.... aslında hep birlikte ama bir yandan da küçük kollara ayrılmış yollarda yürüyorduk birlikte, ama yine de her birimiz, birbirimizin dayanılmaz yalnızlığından habersizce...
.... gidilen yol farklıydı sadece ve birde gidilen mesafe.... Sonuçta hep aynı yere varıyorduk fütursuzca, anlamsızca ve bir o kadar da garipcesine... Yaşamak dedikleri budur işte. Yürürsün aylar, yıllar ve hatta yollar boyunca ama sonra birde dönüp bakarsınki aslında başladığın yerden hiçbir yere kımıldayamamamışsındır bile. Bir acaip garabetin içinde bulursun kendini. Okullara gidersin mesela aylar, yıllarca... Ömrünü dirsek çürütmekle harcarsın. Ord. Prof yada mukabili olan bir sürü sıfatlar ve ödüller ve hatta dalında duayen olabileceğin bir mevkiye yada konuma bile gelebilirsin ama sonrasında yine bir de dönüp geçtiğin yollara bakarsın ve anlarsın ki o kadar okuyupta öğrendiğin şeye rağmen aslında yüzdüğün yine cehalet denizinin en derin kısımlarıdır. Aslında aydınlattığın şey sadece cahil olduğun gerçeğini öğrenmenden başka bir şey değildir. İşte hayat dedikleri budur... Bİr acaip olduğudur hayat. Ne kadarını anlamaya çabalarsan o kadar gaflet ve dalalet içinde olduğun gerçeğini farkederek kahretmeye başladığın anın içinde gizlidir hayat...