19 Şubat 2008 Salı

15.02.2008 Cuma 22:40 YÜREK DÖKÜNTÜLERİ

Görünmez bir mezarlıktır zaman...
Şairler gezinir saf saf tenhalarında...
Zaman gömer gider bir şeyleri bir şeylere.
Geriye dönüp bakarsın birde
Nasıl geldiğini anlayamazsın o yollara...
Öyle bir şeydir işte o zaman.
Yitip giden bizmiyiz yoksa yıllarmı?
Yoksa farkına varamadığımız nice güzel baharlarmı?
Eskiden mi kar daha güzel yağardı yoksa şimdi mi ?
Yağmur yağardı sonra şimşek çakardı
Ve sonra Arap kızı camdan bakardı...
Artık Arap kızının camdan baktığını söyleyen tekerlemeler yok.
Artık Arap kızının yağmur yağarken camdan bakmasını google’a yazıp buluyor
Bizim miniklerimiz...
Eskiden birde çelik çomak oynanırdı değilmi ama...
Unutmadan miskette oynardık ya biz küçükken
Yani küçücükken...
Yani henüz büyümemiştik
Yani henüz bilmiyorduk büyüyünce yokolacağımızı...
Kaybolacağımızı, Yitirdiğimiz saflığımızın mezar aralarında....
Misket oynarken ütülünce mızıkçılık yapmak vardı birde.
Oyunbozanlıklarla kaybettiğimizi geriye kazanmanın safça ve bir o kadarda masumca çocukluğunu taşırdık üzerimizde....
Yani masumduk be...
Döverdik söverdikde yinede o eşşekoğlu eşek masumluğumuz vardı.
Yani çocuktuk be.
Dünya bizimdi sonuna kadar.
Yada gidebildiğimiz yere kadar.
Dünya küçüktü o zamanlar be ya.Şimdikinden çok be çok küçüktü hemde...
Şimdi yolların gidebildiği yere kadar gidiyoruz ya.
O zamanlar öyle değildi.
Minicikti mincicikti bizim dünyamız.
Ulusa yada Kızılaya kadar uzanan bize göre kocaman ; ama şimdi baktığımızda minicik bir dünya.
Ama içine dünyaları sığdırdığımız minicik bir dünya...
Minicik bir dünya...
Misketlerde , çelik çomaklardan, hırsız poliscilikten ibaret minicik bir dünya.
Oyunlarımızdaki en kötü adam sadece bir şeyleri çalmaya gelen hırsızdı.
O da zaten bir şeyleri çalamadan polis gelir yakalardı.
Yani bizim hırsızımız bile iyiydi be şimdiki hırsızlardan.
Yani köşe başında toz satanlardan tuta etini satanlar yoktu be bizim o minicik dünyamızda.
Yani o zamanlar güzeldi be şimdikinden kat be kat be.
En azından temiz bir dünyaydı be .
En kirlimiz sümüklü parmaklarını pantolonuna silen bir arkadaşımız olurdu.
He hehe düşünsenize en kirlimiz işte oydu.
Parmaklarına sümük bulaşmış bir çocuk.
Yani vesselam
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA...
Yazacak çok şey var belki ama artık kalem bile yoruldu bu dünya karşısında.
Hakikaten sınav dünyasıymış ya sınav bizim birimle kaç saat sürüyor acaba burada?