24 Mart 2007 Cumartesi

ŞARKILARDAN NAĞMELER

Sevmek nedir?
İnsan neden sever?
Sevda nedir usta?
Nedir hayatın sırrı?
Yaşım yolun yarısına yakın. Tabi eğer Allah uzun ömür verdi ise bu durum böyle. Ama vadem azsa diyebilecek birşey yok. Bu yaşıma geldim. Hayatın birçok yüzünü değişik şekilleri ile yaşadım yada tanıklık ettim. Güzelliklerini de gördüm kahpeliklerinide . Zaten hayat adı işte burdan geliyor. Herşeyin olduğu birşey.Ve biz buna kısaca hayat diyoruz. Herkesin hayatı farklı cereyan ediyor. Kimi ağlar ömür boyu kimisi güler. Kimi acı içinde inler, kimisi ise acı nedir bilmemiştir bile. Hayat herkes için adil değildir. Asla olmaz, olmamıştırda. Hayat genelde acıdır da biz insanoğlu tatlı yönleriyle avunmaya çalışırız. Hayata dair öğrendiğim en dikkat çekici şey, hayatın herkese aynı adaletle yaklaşmadığıdır. Kader döngüsü bu noktada devreye giriyor işte. Herkes kendi kaderini yaşayıp gidiyor birşekilde. Şarkılar dinliyorum şu anda.Değişik güzel müzikler. Düşünüyorumda diğer yandan. Şarkıların , türkülerin hepsinde neden bir hüzün, bir nebze de olsa acı vardır?
Hiç bunu düşündünüzmü?
Acı, hayatın belkide en gerçek yanıdır, sizce nasıldır bilmiyorum ama acı en gerçek olgudur. Acıyı çekerken yada yaşarken en ince noktanıza kadar hissedersiniz. Her hücrenin acı ile dolar taşar. Canınızın yandığını hissedersiniz. Can acısı dedikleri şey budur belkide. Ama mutluyken o mutluluğu her hücrenizde hissedemezsiniz. Mutluluk çok deli duygudur. Mutluluk acı ile kıyas bile edilemeyecek kadar ağır ve yogun bir duygudur. Acı kendini, varlığını size hissettirirken mutluluğun varlığını kaybedince anlarsınız ancak. "Rüya gibiydi." yada "Ya nasıl geçti anlamadım" söylemleri işte mutluluğa dair şeylerdir. İnsan içinde iken mutluluğu göremez. Sorun burdadır işte. Aynı balıkların içinde oldukları suyu asla göremeyecekleri gibi. İnsanoğlu mutluluğu kaybedince kavrar. Elindekinin ne güzellikte olduğunu. ama giden geri gelmez. O nedenle elindekinin kıymetini bilmek gerekir.

Bu yaşıma geldim. Mutluluk dedikleri şeyi bekledim. Yüce Allah seni karşıma çıkardı. İşte o zaman anladım mutluluğun aslında ne demek olduğunu. Mutluluk; bu dünyadaki en yüce duygulardan birisi olan AŞK ile kardeşmiş aslında.
AŞK... Duydugumda içimi titreten bir kelime. Bence bu dünyanın anlamını o minicik 3 harfin sırtına sığdırmayı başarabilmiş bir kelime. Boyutu yada şekli nasıl olursa olsun evrensel olan tek dil AŞK.
Sana deliler gibi aşığım gülyüzlüm. AŞK kelimesi seninle birlikte yeniden anlam buldu. Sana baktığımda sanki seni yine yeniden başa sarıp yaşıyorum. Sana olan sevgimi "seni seviyorum" kelimesi bile ifade edemiyor artık boncuğum. Öylesine seviyorumki gülüm seni. Öylesine özledimki gülüm seni. Özlemek kelimesi utanırdı belki kendinden; görseydi şu yüreğimin sensizken ne halde olduğunu.
SENİ ÇOK SEVİYORUM BONCUĞUM...
SENİ ÇOK ÖZLEDİM BONCUĞUM...