14 Kasım 2006 Salı

14KASIM - GÜN AKŞAM OLDU

Günlerden 14 Kasım.Gün yine kendini gecenin ellerine teslim etti. Su gibi geçen dakikalar , saatlerden sonra yine akşam vaktidir.Şehre bir baktımda eve doğru ilerlerken ; İnsanlar akması gerektiği şekilde akıyor.Güzel bir lokantada karnımı doyurdum akşamın ilk vakitlerinde. İnsanlara şöyle bir baktım. Birçoğu mutlu görünüyordu lokantadakilerin. Sonrasında dışarı çıktık.Yolda yürürken gelip geçenleri yüzüne kısmende olsa dikkat edebildim. Yüzlerde genel bir mutluluk havası gözleniyordu. Sonra ilerlerken koltuk değnekleri ile ilerlemeye çalışan bir yaşlı adam dikkatimi çekti.Yanımdan geçerken içimden bir ses dur ve ona cebinden biraz para çıkar ve ver dedi.Sonra içimdeki diğer ses boşver dedi.Gerçekten ihtiyacı olup olmadığını bilmiyorsun.Ya Sahtekarsa dedi. İçimden geçen o ikinci sesi o an dinlemek mantıklı gözüktü.Umarsızca ilerledim amcanın yanından geçtim gittim. O da bende karanlığın içinde iki farklı yönde kaybolduk gittik. Sonrasında aklıma takıldı.Ya gerçekten ihtiyacı olan birisi ise? Her zaman olasılıklar canımı sıkmış, "Ya öyleyse" cümleleri moralimi bozmuştur. Şimdi de aynısı oluyor nitekim. Ya gerçekten ihtiyacı olan birisi ise o yaşlı amca? Ya benim umursamazlığım o amcanın kaderini etkiliyorsa ? Bu sorular için için canımı sıkmaya yetti akşamın ilerleyen dakikalarında. Kendi kendime dedimki "Karnın tok sırtın pek. Kimin derdi senin ne umrunda olurki" Nitekim o amcanın yanından geçerken belkide bu şekilde davrandım. Keşke farklı davransaydım dedim işte şimdiki gibi. Sahtekarda olsa o amca; ben ona yapacağım miniciki bir iyilik için kaybeden taraf olmayacaktım. Bunu düşündüm. Yapacağım minicik bir iyilikten ne zarar görürdümki. Ama ondan bu iyiliği esirgemiş olmakla kendime kızdım ve bir o kadarda canım sıkıldı.Günlük hayatımızda bir çoğumuzun davrandığı gibi davrandım bende o an sanırım.Hayatın akışına biraz fazla daldığımız zamanlarda birçok şeyi düşünmeyi erteliyoruz. Peki hayatın içinde yaşadıklarımız şeyler; aslında o ertelediğimiz düşünceleri ertelememize değiyormu? Asıl sorun bence budur ; bu bağlamda. Materyallere gömülü kaldığımız bu hayatın içinde esas olarak bizce önemli olan şey neler olmalı? Materyallermi Duygularmı? Bizi insan yapan şey madde mi yoksa ruhmu? Doğru cevabı hepimiz biliyoruz. Ama esas sorun doğru cevabı uygulamaktan birçoğumuz kaçınıyoruz. İyi geceler Ankara...