22 Eylül 2006 Cuma

PİŞMANLIKLAR-II

Nedendir bilinmez ara ara pişmanlıklarım gelir aklıma. Sevdiğim insanlara, değer verdiğim kişilere karşı yaptığım hatalar; onları üzdüğüm anlar gelir gözümün önüne. Bilirim; pişmanlıkların kimi zaman telafisi olsa da karşıdaki kişide derin bir iz bırakır bir nebze de olsa. Çünkü bilmeden de olsa yaralamışımdır o sevdiğim kişiyi.İnsan keşke diyor bazen hatalarımı geri alabilseydim diyor. Alınamıyor ama maalesef. Düzeltebilsende bir iz , minik bir leke kalıyor geride. İşte beni üzen işin bu yönüdür. Kendimle başbaşa kalınca pişmanlıklarım geliyor bağdaş kuruyor yanımda. İzliyorum yeni baştan pişmanlıklarımı. Önce inceden içim acımaya başlıyor. Sonra o ince sızı derinden derine bir acıya dönüşüyor. Çektiğim acı biliyorumki pişmanlıklarıma karşılık gelmiyor. Yeniden bandı başa sarıyorum. Tekrar tekrar izliyorum pişmanlıklarımı. Gözlerim doluyor bu sefer. Bir yumruk düğümleniyor boğazımın orta yerinde. Sanki yutkunsam dökülecek pişmanlıklarım bir çırpıda yüreğimden gibime geliyor. Yutkunamıyorum.Bir acı çöküyor yüreğimin en derin yerine. Gözlerim doluyor. Ağlamak istemiyorum. Ağlarsam biliyorum rahatlayacağım belkide bir nebze. Ama ağlamak istemiyorum. Erkekler ağlamaz klasiğinden dolayı değil, ağlarsam kendimi rahatlatmış olacağım . O nedenle ağlamak istemiyorum. Ama mani olamıyorum gözyaşlarıma. Süzülüyor yanaklarımdan aşağıya doğru, dizgin vurulamayan vahşi atlar misali. Pişmanlıklarım gülüyor sanki o an bana.Umrumda bile olmuyor. Pişmanlıklarım sözü alıyor bu sefer."Akıllı davransaydın biraz kendine hakim olabilseydin biz şu an burda olmazdık" diyorlar bana. Sonuna kadar da haklılarda aslında. Susuyorum, o nedenle birşey diyemiyorum. Ama pişmanlıklarım bana yine en güzel dersi veriyor. "Sen yaptığın için biz burdayız diyorlar. Sayımızın artmaması için sana geldik. Herşey yine senin elinde" diyorlar. Pişmanlıklarımdan ders aldığımı hissediyorum. Ve artık onlarla vedalaşıyorum. Siz benim en büyük dostumsunuz aslında. Bana hayattaki en büyük dersi siz verdiniz pişmanlıklarım diyorum. Sırayla vedalaşıp kapıdan yolluyorum. Bu son vedadır pişmanlıklarım. Artık ne siz beni göreceksiniz ne de ben sizi. Pişmanlıklarımı yolcu ettikten sonra üzdüğüm insanlar , sevdiklerim geliyor aklıma sırayla. Hatalarımı yaşıyorum o anlarda yeniden. Ve hatalarımda; o yaşadığım zamanlarda göremediğim şeyleri çekip çıkartıyorum bir kenara. Ders alıyorum hatalarımdan. Biliyorum zamanı geriye döndürmek imkansız. Ama hatalarımı tekrar ettirmemek yine benim elimde olan bir olgudur. Hatalarım olmazsa biliyorumki pişmanlıklarımda gelmeyecekler kapıma. Yanıbaşımda durmayacaklar sürekli. Ve sevdiğim insanlara sesleniyorum içimden. Ey sevdiklerim diyorum. Sizler belki hiç farketmeyeceksiniz ama ben artık sizleri üzecek bana pişmanlık olarak dönecek şeyler yapmayacağım. Çünkü ben artık yarım saat önceki ben değilim. Biraz daha büyüdüm, biraz daha olgunlaştım. Dersler aldım hayatımdan . Kendim okudum , kendim öğrendim ve yine kendim mezun oldum hayat okulundan. Ve mezun olduğum okuldan öğrendiğim çok büyük bir ders var. Yaşadıklarımdan ders alacağım her zaman. Sevdiğim insanlar; sizler yüreğimde çok özelsiniz. Artık o özel yere pişmanlıklar sokmayacağım... Çünkü pişmanlıklar doğmadan ölecekler artık. Sizleri seviyorum. Daha neler demek istiyorum ama kelimelere sığamıyor. Son yazacağım çünküden sonra üç nokta koyayım diyemediklerime tercüman olsun isterim. Çünkü...