17 Eylül 2006 Pazar

HAYATIN İÇİNDEN MİNİK BİR DERS

Pers sultanı iki adamı ölüme mahkum etmiş. Sultanın atını ne kadar sevdiğini bilen mahkumlardan bir tanesi hayatını bağışlarsa , bir yıl içinde ata uçmayı öğretebileceğini söylemiş. Kendini dünyadaki tek uçan ata binerken hayal eden sultan bunu kabul etmiş. Diğer mahkum inanmayan gözlerle arkadaşına bakmış ve : "Atların uçamadığını biliyorsun.Nasıl olup da böyle delice bir fikirle çıkabildin ortaya? Yalnızca kaçınılmazı geciktiriyorsun o kadar.""Pek değil demiş birinci mahkum. Kendime dört özgürlük şansı veriyorum: Birincisi sultan bu yıl ölebilir. İkincisi ben ölebilirim. Üçüncüsü at ölebilir. Ve dördüncüsü...belki ata uçmayı öğretebilirim..!"Yaşamak demek ,birazda, ihtimalleri umutlarla birleştirmek demek değilmidir ya dostlar? Hangimizin başından geçmemiştirki olmaz denilen şeylerin olabildiği durumlar? Hayat; ne kadar çok bilinmeze gebedir kimbilir. Kaderin coşkun sel gibi akışı içerisinde kendimize bir rol biçmiş hayat. Bize düşen ise kaderin akışında bir tahta parçası gibi akışa boyun eğmek olmamalı. Hiç olmazsa Allahın bize verdiği cüzi idare ile bu akışın içinde kendimize yön verebilmek bizim elimizde. İhtimalleri , seçenekleri değerlendirmek üzerimize düşen. Bakış açımızı geniş tutarak birazda umutla bakabilmek ; bugünümüze ve yarınlarımıza.Yaşamak demek , birazda umut edebilmek demektir. Umutlarınızın hiç tükenmemesi dileğiyle...