21 Ağustos 2006 Pazartesi

DÜNYA NEREYE GİDİYOR?

İnsanlığın tarihinin başlangıcından beridir dünya üzerinde savaşlar varolmuştur. Bu duruma dair zamanın birinde yine birşeyler karaladım sanıyorum. Ancak haberleri izledikçe, gündemi takip ettikçe bu duruma dair yine bir şeyler söylemek istedim kendimce. İlk insan olan Hz. Adem'den bugüne insanın insandan alıp veremediği şey bir türlü bitmek bilmemiştir ne yazıktırki. Habil ile Kabil arasındaki ilk kan dökmeden tutunda günümüze gelinceye kadar bu durum değişmemiştir. Biraz daha geniş perspektiften baktıkça içimden şunu demek geliyor.
"İnsan , günahlarının ve zayıflığının esiri olmuştur her zaman için"
Hatırlarsınız bir zamanlar Brad Pitt'in başrolünü oynadığı Seven filmi vardı. Yedi Büyük günahtan bahsediliyordu. İnsanlığın muzdarip olduğu yedi büyük günah. Bencillik, kibir, gurur, açgözlülük vs şeklinde sayılıyordu katilin anlatış tarzı ile. Filmdeki katile göre insanlık işte bu yedi büyük günahın pençesinde çebelleşiyordu. Ve katilimiz kendince bu günahları işleyenleri cezalandırıyordu. Kendi bakış açısına göre haklıydı tabi. Oysaki filmin döngüsü içinde o katilin ; psikopat şeklinde lanse edilmesi gerekiyordu. Nitekim anafikir olarak katilin teması güzel olmasına rağmen pratikte bu temayı güzel uygulayamadı. Şimdi diyeceksiniz ki o katile hakmı veriyorsun? E tabi doğal olarak. Bazı kısımlarda yanlış olmasına rağmen anafikirde katil haklı görünüyor bence. Şimdi gerçek dünyamıza dönelim. Dünya pisliklerle boğuşurken , insanlarda yozlaşma had safhada iken o filmdeki katile hak vermeyip ne yaparsınızki! Savaşlar , katliamlar, Zulümler dünyanın dört bir yanında devam ederken ; bir yandan da insanlardaki kişisel bozulmalar son safhada iken daha ne denilebilirki. Biz eskiden diyerek lafıma devam edeyim. Eskilerden hatırladığım çatlak patlak kareleri birleştirdiğimde önüme gelen tek somut olgu; eskiden dünyanın , hayatın daha bir güzel olduğuydu. Dostluklar , dostluk gibi; insanlar samimi , dürüst, en azından insan olmayı hak edecek özelliklerini henüz kaybetmemişlerdi. Hırsızlık, gasp, kapkaç, adam öldürme, uyuşturucu, fuhuş, mafya, haraç vs vs sayabileceğimiz birçok şey pek tabi eskiden de varolabilirdi., belkide vardı. Ancak ne şimdiki gibi aleni ve korkusuzca yapılırdı. Eskilerin bir lafı vardır ya : "İbadette gizlidir, kabahat de" gibi yani. Gittikçe insanlığımız kaybediyoruz ey dünya. Varmıdır bunun bir çözümü yada geri dönüşümü? Elbette. bu bozulmuşluktan en başta kendimizi kurtarmamız yada korumamız gerektiği kanısındayım. Belki birey olarak çok şey değiştirecek gücümüz olmayabilir. Ancak kendimizi değiştirebilirsek, düzeltebilirsek ne ala. Her kes kendi kapısının önünü süpürürse.... hesabıdır yani sözün özü....